(Kuzey Ormanları Savunması – 29 Mart 2015)

Aylar önce bir gurur tablosu görmüştük. Konu 3. Havalimanı’ydı. Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan, havalimanı projesi için “Bizim olmazsa olmazımızdır, her Türk vatandaşının bundan onur ve gurur duyması gerekir.” şeklinde bir açıklama yapmıştı. (1) Aynı gurur abidelerinden bir diğeri dün kameralar önündeydi.

Alışık olmayanlar için yine akıllara şaşkınlık veren bir gurur tablosu bu. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde kentsel dönüşüm protokol töreninde yaptığı konuşmada, “Sadece İzmir’de 4 milyarın üzerinde yatırıma bu parmaklar, bakan olarak imza attı. Söylerken nasıl keyif alıyorum, zevk alıyorum görmüyor musunuz?” dedi. Bu sözleri söyleyen; orman, göl, kıyı ve hatta antik kent pazarlamacılığı yapan, bol keseden ÇED dağıtan ve yatırımcıya duyduğu aşkı “Biz adama kurban oluruz. Can veririz…” laflarıyla açıklayan bir bakan. Çevreye ve şehire ne yandan baktığı çok açık seçik bir bakan! (2)

Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak, göreve geldiği günden bu yana bu ülkenin çevresine ve şehirine, para kazanma ve kazandırma kapısı olarak bakmanın dışında emek vermiş olsa, bırakalım eliyle de parmağıyla da gurur duysun elbet, hakkıdır. Fakat biliyoruz ki gerçek öyle değil. Kendi ağzıyla da her fırsatta ifade ettiği gibi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adlı “kamu kurumu”, doğayı ve kentleri yatırıma feda etmek ilkesini başının tacı yapmış; planlamayı ve mevzuatı ise yatırımcının eline oyuncak etmiştir.

Bu ülkenin dereleriyle, ormanlarıyla, dağlarıyla gurur duyacakken, iki avuç beton parçasıyla, 8 şeritli asfaltlarıyla gurur duyanlar… Yalanı ve dolanıyla dünyaya destan olan 3. Havalimanı projesi de dahil, tüm yaşam alanı katliamlarının hesabını hiçbir zaman veremeyecekler. (3)

Bırakalım bir 3. havalimanıyla, bir de katliamlara imza atan parmaklarıyla gurur duysunlar… Yetmezse otobanlarıyla, yeşil renkli dekorlarıyla, HES’iyle RES’iyle nükleeriyle, hepsiyle gurur duysunlar… Karanlık odalarında, kirli masaların başında bir onlar var bir de yatırımcıları.

O karanlığın karşısında ise toprağıyla, suyuyla, ağacıyla gurur duyanlar ve vazgeçmeyenler var. Gerze’de, Çekerek’te, Hasankeyf’te, Kaz Dağları’nda, Kuzey Ormanları’nda ve karanlığın uzandığı her yerde “yaşam!” diye haykıranlar var. Bu ülkenin dört bir yanında, yaşamı savundukları için çoktan kazanmış olanlar, direnmeye devam edecekler!

#YaşamıSavun

Kuzey Ormanları Savunması

(1) http://www.kuzeyormanlari.org/2014/11/14/olmazsa-olmazlari-3-havalimani-olanlara/

(2) http://www.kuzeyormanlari.org/2015/03/28/gulluceden-yatirimciya-acik-ced-yol-olur-asfalt-olur-kurban-oluruz-can-veririz/

(3) http://www.kuzeyormanlari.org/2015/03/27/yasam-doga-cevre-insan-ve-hukuk-karsisinda-3-havalimani-projesi/