(Özer Akdemir / Evrensel, 31 Mart 2015)

Aydın yöresinde pıtrak gibi çoğalan jeotermal enerji santrallerine (JES) karşı yöre halkının yaşam alanlarını koruma mücadelesi devam ediyor. Tarım arazilerinin ortasında, zeytinlikleri yok ederek yapılmak istenen JES’lere karşı açılan davanın keşfinde JES’lerin doğaya verdiği zarar gözler önüne serildi.

ZEYTİNLİKLER YOK EDİLİYOR

Önceki gün Aydın kent merkezine birkaç kilometre uzaklıktaki Efeler ve Yılmaz Köy’ü yakınlarındaki JES alanlarında bilirkişi keşfi yapıldı. Ken Kipaş A.Ş. adlı şirket tarafından yapılan JES’lere Aydın Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değil’ kararına karşı açılan davanın bilirkişi keşfinde bir kısmı tamamlanmış, bir kısmı inşaat ve proje halindeki üç JES alanı gezildi. Keşfe üç kişiden oluşan bilirkişi heyeti, mahkeme hakim ve görevlilerinin yanı sıra, yöre halkı adına açılan davanın hukukçuları, köylüler ve EGEÇEP Yürütme Kurulu üyeleri katıldı. Yılmazköy, Efeköy ve Doğanköy arasındaki JES yapılmak istenen alan hem keşif heyetinin, hem de hukukçuları şaşkına çevirdi. Yılmazköy yakınlarında açılan jeotermal enerji kuyusu ve sıcak suyu santrale taşıyacak olan boruların yarattığı doğa tahribatı gözle görülür bir hal almıştı. Alanda, başta zeytinler olmak üzere bütün ağaçlar kesilmiş, boruların geçtiği yerlerde inşaat alanları haline gelmişti. Bu JES santralinin birkaç kilometre ilerisinde, Yılmazköy ile Doğanköy arasında kalan birinci sınıf tarım topraklarının bulunduğu alanda kurulmak istenen HES’in yeri ise heyettekileri daha da şaşırttı. Santralin kurulmak istendiği alanın tamamı 100-150 yıllık zeytinlerle kaplıydı. Alandaki ağaçları ve bitkileri fotoğraflayan bilirkişi heyeti daha sonra Yılmazköy’e bitişik konumdaki jeotermal kuyusunda incelemelerde bulundu.

KÖYE KOMŞU ‘ZEHİRLİ GAZ’

Konutlara birkaç metre uzaklıkta bulunan jeotermal kuyu alanının çevresinin tel örgülerle çevrelendiği, demir kapının üzerine de “Dikkat zehirli gaz”, “Dikkat çok sıcak su” gibi uyarı levhalarının asıldığı görüldü. Buradaki incelemelerde termal sularla ilgili analiz raporlarının daha dosyada olmadığı, şirketin hemen hemen keşif için hiçbir hazırlığının bulunmadığı dikkat çekti.

KOKUDAN DURAMIYORUZ

Yöre halkı adına açılan davanın hukukçularından EGEÇEP Hukuk komisyonu üyesi Av. Arif Ali Cangı, “yenilenebilir enerji, temiz enerji” diye sunulan jeotermal enerjiye itirazın nedenini acıkladı. Cangı, yanlış kullanım ve yer seçimi sonrasında jeotermal enerjinin doğaya ve yörede yaşayan canlılara önemli zararı olabildiğini ortaya koyan bilimsel araştırmalar olduğuna dikkat çekti. Valiliğin JES’ler için verdiği ‘ÇED gerekli değildir’ kararının yürütmesinin durdurulmasını istediklerini söyledi.

Yılmazköy’lü avukat Hüseyin Yıldız’da JES’lerin zararlarının köylülere yansımaya başlandığını kaydederek, şirketin zeytinlik alanları satın alarak zeytinleri kesmesinin ileri de telafisi imkansız zararlara neden olacağını belirtti.

Keşif heyetini ellerinde bayraklarla karşılayan yöre köylüleri ise yaşam alanlarına zarar veren JES’leri istemediklerini dile getirdiler. Santralin gece geç ve sabah saatlerde buhar saldığını, o zaman kokudan duramadıklarını belirten köylülerden Hatice Öksem ve Şerife Yıldız, “bizim bütün hayatımız bu zeytinliklerde geçti. Çocuklarımızı bu zeytinlerden elde ettiğimiz gelirle büyüttük. 26 dönümlük arazimizin ortasından sıcak su boruları geçirmek istiyorlar. Topraklarımızın elimizden alınmasını istemiyoruz” dediler. Köylüler JES’lerin atık sıcak sularının borularla Menderes’e verildiğini, bu sularla da arazilerin sulandığını söylediler.

AYDIN ÇEVRE PLATFORMU KURULDU

Bilirkişi keşfinin ardından Yılmazköy kahvesinde bir araya gelen Aydın, Germencik, İzmir’den elen yaşam savunucuları Aydın yöresindeki çevre sorunları ve buna karşı verilecek mücadelelerle ilgili görüş alışverişinde bulundu. Geçtiğimiz günlerde kurulan Aydın Çevre Platformu (AYÇEP)’in bileşenlerinden Aydın Tabip Odası Başkanı Metin Aydın, Aydın Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mahmut Nedim Barış, Av. Nihat Toktay, Çine Doğa Severler Derneği yöneticileri ev EGEÇEP yürütme kurulu üyelerin de yer aldığı toplantıda, acil olarak jeotermal enerji santrallerinin yarattığı sorunlarla ilgili bir çalışma programı oluşturulması kararlaştırıldı. Toplantıda Aydın’da önemli bir ekolojik mücadele sürecinin gelişmekte olduğu dile getirildi.