(sendika.org – 1 Nisan 2015)

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bursa’da yapılması planlanan DOSAB termik santralinin ÇED raporunu onayladı. Rapor, “halkın görüş ve önerilerini almak üzere”10 gün süreyle askıda kalacak. Bursa halkı, görüş ve önerilerini örgütlü mücadelesi ile aylardır zaten haykırıyor: “Termiğe inat yaşasın hayat!”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bursa’da yapılması planlanan DOSAB (Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi) termik santrali ile ilgili hazırlanan ÇED raporunun onaylandığı bugün (1 Nisan) duyurdu. Bakanlığın web sayfasından yapılan duyuruda “ÇED raporu, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca yeterli bulunmuş olup, nihai kabul edilmiştir” denildi. Rapor, “halkın görüş ve önerilerini almak üzere”10 gün süreyle Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde ve Bakanlıkta askıda kalacak.

dosab71200 hanenin bir kış boyunca yaktığı kömürü bir günde yakacak

Bursa’da kentin ortasında yer alan sanayi bölgesine kurulmak istenen santral, 1200 hanenin bir kış boyunca yaktığı kömürü bir günde yakacak. Santralin havası, halihazırda havası kirli olan kente ve Uludağ’a uçacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre 2014’ün son günlerinde Türkiye’nin havası en kirli ili Bursa’ydı. Kansere yol açan maddeler düzeyinde Dünya Sağlık Örgütü’nün 50 olan sınır değeri, Bursa’da 900’lere ulaşmıştı.

Santralden çıkacak gaz ve tozlar kentin havasını, suyunu kirletecek, asit yağmuru ve su kaynaklarını tüketme riski yaratacak, kenti içi trafik artacak. Üstelik projede stok sahası olarak belirlenen alan 2013’te Büyükşehir Belediyesi meclis kararıyla yapılan plan değişikliğine kadar tarım alanıydı.

Öte yandan kurulmak istenen santral sadece DOSAB içindeki fabrikalara hizmet verecek. DOSAB’daki sanayiciler daha ucuza üretim yapmak için fabrikalarında kullanacakları elektriği ve buharı, burada kurmayı planladıkları kömürlü termik santral ile üretmek istiyorlar. Mevzuat gereği 50 MW ürettiklerinde şehrin şebekesine de vermeleri de gereken elektriği 49,9 MW’da tutmuşlar.

Santrale yer var hastaneye yok

2017-2018’de işletmeye geçmesi planlanan santralin ÇED rapor aşamasında santrale olumlu görüş vermeyen Halk Sağlığı Müdürüne Valinin “Bunu onaylamak kamu görevi” dediği ve baskı yaparak istifaya zorladığı yerel basına yansımıştı. Sağlık açısından bu kadar ağır riski yaratacak santralin yapımına destek veren AKP’li belediye ise trafiği bahane ederek kent merkezindeki 150 yıllık Bursa Devlet Hastanesi’ni şehir dışına almaya çalışıyor, yerini de turistik tesise dönüştürmek istiyor.

Termiğe inat yaşasın hayat”dosab

DOSAB Termik Santrale Hayır Platformu’nda biraraya gelen Bursa halkı ise santrale karşı mücadele veriyor. 40 kişilik yürütme kuruluyla 100’e yakın örgütün yer aldığı Platform, mücadelenin her ayağında aktif. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında, santrale karşı topladıkları 5500 imzayı kendilerinden kaçırılan ÇED sürecinin görüşüleceği Ankara’ya yolladılar. Bakanlığın “gerek yok” dediği halkı bilgilendirme toplantılarını yoğun mahalle katılımlarıyla kendileri gerçekleştirdiler. Santralin konuşulacağı her toplantıda onlar da hazır bulundu: Eylül’de Kent Konseyi ve Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bursa Konuşuyor’ etkinliğine katılmaları engellenmek istenince toplantıyı ‘Bursa kapı önünde konuşuyor’a dönüştürdüler.

Aralık ayında Osmangazi Belediyesi meclis toplantısına üzerlerinde ‘DOSAB’da termik santrale hayır’ yazan önlüklerle girdiler, belediye başkanı salonu terk etti. Yine Aralık’ta yüzlerce kişinin katıldığı mitingde tek ses oldular, “Termiğe inat yaşasın hayat” dediler. Bakanlığın ÇED’e ilişkin İnceleme Denetleme Kurulu toplantısı kapılar ardında yapılırken onlar Bakanlık önündeydi. Yıl biterken de “Marmara’yı Bursa’dan savunuyoruz” diyerek Marmara Mitingi’nde, İstanbul’daydılar. Mücadelelerinin diğer kentlere kurulması planlanan santrallere karşı olduğunu da dile getirdiler.