(Birgün – 1 Nisan 2015)

Mersin Akkuyu’da Rus Rosatom şirketi tarafından yapılacak nükleer santralın Aralık ayında ÇED raporu çok sayıda eksikliğe ve yetersiz bilgiye rağmen onaylanmasının ardından, bu kez de Sinop’ta planlanan ikinci nükleer santral için Japonya ile yapılan anlaşma Meclis tarafından onaylandı.

Anlaşmayı uygun bulan kanun tasarısının, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, daha birincisi için tüm riskler ortadan kaldırılmamışken üçüncü nükleer santralı yeniden gündeme getirmesinden saatler sonra Genel Kurul’da onaylanması dikkat çekti.

Sinop’ta öngörülen nükleer santralın yapılmaması için yurttaşlar ve çevreciler uzun süredir mücadele veriyor.

Projenin, Fukuşima’daki nükleer santral faciasında büyük sorumluluğu bulunan Japonlara verilmesi de ayrıca tepki görüyor.

MANİDAR ZAMANLAMA
Santralın inşası ile ilgili ilişkiler bununla da sınırlı değil. Nitekim Sinop’ta santralın planlandığı bölge aktif bir fay hattı üzerinde biliniyor. Meclis’teki oylama sırasında deprem riskine dikkat çeken CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, nükleer santralin barındırdığı riskler ve ekonomik açıdan doğru olmadığını savundu.

Oylamanın Erdoğan’ın “enerji ihtiyacına” vurgu yapmasından ve ülkede büyük çapta bir elektrik kesintisi yaşanmasından sonra yapılması da tartışılıyor. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), dün kesintilerin ardından yaptığı açıklamada Türkiye’de ısrarla nükleer santrallar kurulmaya çalışıldığını bunun için de enerji açığı gerekçe gösterilmeye çalışıldığını belirterek, “Bu büyük kesintilerin yaşandığı dönemde TBMM’de Sinop’ta nükleer santral kurulmasına ilişkin Japonya ile imzalanan anlaşmanın görüşmelerinin yapılıyor olması da manidardır” ifadelerine yer vermişti.

Nükleer Karşıtı Platform santrala ilişkin anlaşmanın reddedilmesi İçin TBMM`ye çağrı yapmıştı. Anlaşmanın “kamuoyuna açık bir ihale dahi yapılmaksızın, koşulları belirsiz ve iktidarın keyfiyetiyle” Meclis’e sunulduğunu vurgulayan grup, AKP iktidarının tasarıyı seçim öncesi alelacele geçirmeye çalıştığını savundu. Grup açıklamada “Akkuyu`yu Rusya ile yaptığı siyasi pazarlıklara, jestlere malzeme yapan AKP, bu kez de seçimler öncesinde gözünü “Karadeniz`in incisi” Sinop`a dikmiştir. Öncelikle Haziran başında yapılacak seçimlere iki ay kalmışken TBMM`nin ülkemizin geleceğini ipotek altına alan böyle bir anlaşmayı gündeme alması yeni gelecek iktidarın yetkilerine ipotek koymakanlamına gelmektedir” ifadelerine yer verdi.