(Pelin Cengiz / Taraf – 12 Nisan 2015)

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, dev yatırımlarıyla ilgili, “540 adet çevre temizlik aracı ve 8000 adet çöp konteynırı dağıtımı yaptık” diye müjde veriyordu geçen hafta. Bakan Güllüce’ye soralım, Aliağa’da ne radyasyon ölçümü yapılmış, ne asbest envanteri çıkarılmış ne de tehlikeli atık seviyesi belirlenmiş Kuito gemisinin Aliağa’da yarattığı çevre felaketinden haberdar mı?

Çevre koruma mevcut havayı, suyu, toprağı, yaşam alanlarını korumakla başlıyor, istediğiniz kadar çöp konteynırı dağıtın ya da arıtma tesisi kurun, başkasının zehirli atığını, radyoaktif çöpünü Ege’nin ortasına getirip koyarsanız çevreci filan olamazsınız ancak yeni çevre krizleri yaratırsanız.

Söküm çalışmaları için Angola’dan Aliağa’ya getirilişi büyük tepki toplayan Kuito gemisiyle ilgili skandallar bitmiyor. Şubat başında Çevre Mühendisleri Odası’nın, EGEÇEP (Ege Çevre ve Kültür Platformu),Aliağa Çevre Platformu, Foça Çevre ve Kültür Platformu gibi çevre koruma örgütlerinin geminin incelenmeden karaya alınmaması yönündeki uyarılarına rağmen, tankerin Aliağa’daki gemi söküm tesislerine yanaşmasına izin verildi.

O günlerde her ne kadar Aliağa Gümrük Müdürlüğü personeli gözetiminde Kuito’da dört saatlik inceleme yapıldığı ve geminin “temiz” olduğu belirtilse de, işin gerçek yüzü pek öyle değil. İki ay önce yapılan dört saatlik incelemenin yetersiz olduğu çünkü bu tür ölçümlerin en az sekiz saat süreyle yapılması gerektiği belirtiliyor.

1979’da faaliyete geçen Kuito, bugüne kadar sökülmek üzere Türkiye’ye gelen en büyük gemi. Gemideki boru sistemi tamamen petrol çamuruyla kaplı. ABD’li radyasyon ölçüm şirketi Texcom raporunda, gemide olması gerekenden beş kat fazla radyoaktivite olduğu yazılmış.

Geçen hafta, TAEK’in (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) görevlendirdiği İstanbul Denizcilik ve Sörvey Hizmetleri, gemiyi Türkiye’ye getiren ÖGE Gemi Söküm’e bir ihtarname göndererek sözleşmeyi tek taraflı iptal etti. İlginç olan iptalin gerekçesi: İhtarnamede, Kuito’nun sökülmeye başlandığı 2 Mart’tan beri ÖGE Gemi Söküm şirketinin radyasyon ölçümü konusunda hiçbir talepte bulunmadığı kaydediliyordu. Normal şartlarda sökülen her bir parça için ayrı ölçüm yapılması gerekiyor.

Diğer yandan, Aliağa Gümrük Müdürlüğü’nün GEMİSANDER (Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği) nezdinde radyasyon kontrolü yaptırıldığı iddiasının da geçerliliği şüpheli. Çünkü, GEMİSANDER’in elindeki ölçüm cihazı çok yetersiz, üstelik ölçüm yapmak için akreditasyonu da yok.

Geminin Türkiye’ye gelmesiyle ilgili tartışma başladığında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ölçümler TAEK ya da AFAD denetiminde olacak şeklinde açıklama yapmıştı. EGEÇEP konuyla ilgili İzmir Valiliği’nden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, TAEK’ten, Gümrük Bakanlığı’ndan ve Aliağa Liman Başkanlığı’ndan yazılı bilgi talep etmiş. EGEÇEP’e kurumlardan gelen cevaplar konunun nasıl gayriciddi ilerlediği konusunda bir fikir verebilir.

Çevre İl Müdürlüğü, “Gerekli ölçümler yapılmış, Bakanlığımızca açıklama yapılmıştır” diyerek konuyu geçiştirmiş. TAEK, “Geminin ülkeye girişi konusunda yetkimiz yok, ilgili kuruluşlar ölçüm yapıyor” demekle yetinmiş. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü de “gemi temiz” diyen iki sayfalık açıklama yapıp, raporu ekinde göndermeye gerek bile duymamış. Aliağa Liman Başkanlığı ise, tutanakları gönderip uzmanların geminin temiz olduğunu söylediğini ifade etmiş. Doğru dürüst ölçüm yok, her aşamada bir usulsüzlük var ama herkes geminin temiz olduğundan çok emin!

Kuito’nun ülkeye girişinden sökümü başlayana kadar hiçbir aşamasında yetkili kuruluşlarca radyasyon ölçümü yapılmadı. Asbestle ilgili hiçbir incelemeye tabi tutulmadı. Kuito’nun söküm çalışmalarına katılan işçilerin nelere maruz kaldığı bilinmiyor. Bölgenin ne büyüklükte bir risk altında olduğu belirsiz.

Ve bir de şu: Daha radyasyonlu gemiyle baş edemeyen Türkiye, ÇED raporunun iptali için açılan davalar sonuçlanmadan Akkuyu nükleer santralinin temelini atıyor!