(Cihan Türe / geekyapar.com, 19 Nisan 2015)

Çizgi romanlarda, sıklıkla karakterlerin başına bir şey gelir. O “şey” sonucunda, normal olan karakter sonradan bir süper kahramana dönüşür.

Batman – Killing Joke (Öldüren Şaka adıyla Baykuş Çizgi Roman tarafından yayınlandı – Levent İşlek, sevgiler saygılar…) isimli hikayede Joker bunu çok güzel bir şekilde belirtir.

Joker - The Killing Joke

Joker’in iddiası şudur;

Normal bir insanla, kendisi gibi bir deliyi ayıran tek şey “kötü bir gün”dür. Sonradan Batman’e sorar:

“Senin de kötü bir günün oldu değil mi? Kötü bir gün geçirdin ve her şey değişti. Aksi halde neden uçan bir fare gibi giyinip gezesin ki?”

İşte, ana akım çizgi romanlarda karşılaştığımız çoğu karakterin bu tek kötü günü de radyoaktivite ile ilişkilendirilmiştir. Gelin bir göz atalım…

BRUCE BANNER – HULK
Saygı değer bilim adamı, Bruce Banner kötü bir gün geçirir. Bir bombanın sıfır noktasında, gizemli (oooo) gama ışınlarına maruz kalır. Sonrasında sinirlendiğinde her şeyi döven, yeşil, sevdiğimiz o adama dönüşür. Sinirlendikçe güçleri artar, dövdükçe sinirlenir, daha da güçlenir.

panel_hulk001b

Güçleri: Yörüngeden Dünya’ya, çocuk havuzuna atlar gibi rahatça atlayıp hayatta kalacak kadar dayanıklı, kadim tanrıları dövebilecek kadar tehlikeli, gezegenlerin tektonik katmanlarını kıracak ya da birleştirecek kadar güçlü olur. Daha ne olsun?

MATT MURDOCK – DAREDEVIL
Esasında Matt çocukluğunda pek çok kötü gün geçirmiştir. Babasının farklı yazarlar tarafından alkolik ve tacizci bir adam, mafya için çalışan bir tetikçi ya da babacan bir eski boksör olarak gösterildiği olmuştur. Matt de annesiz büyür, fakir mahallelerde yetişir… Ancak bir gün hakikaten kötü bir gün geçirir ve yaşlı bir adamı araba çarpmasından kurtarmak isterken o araba kendisine çarpar. Kader bu ya, araçta da nükleer atıklar vardır! Bu atıklar küçük Matt’i kör eder ancak başka güçler verir.

71621

Güçleri: Kördür ancak işitme duyusu aşırı gelişmiştir, öyle ki insanların kalp atışlarını duyup  yalan söyleyip söylemediklerini anlar. Bu duyusu sayesinde yarasa benzeri bir sonar kullanır ve bizden daha iyi hareket eder. Çeviktir, belli oranda güçlü ve dayanıklıdır. Diğer duyuları sayesinde sağlam da bir ninja eğitimi alabilmiştir. Bu da kesmez, gider bir de avukat olur.

PETER PARKER – ÖRÜMCEK ADAM
Bunu bilmeyen kaldı mı? Peter’i radyoaktif örümcek (nasıl olduysa) ısırır ve Peter, örümceğin güçlerini kazanır. Örümcek ne kazanır? Eh, örümcek ölür. Ama bazı hikayelerde “işte o örümcek ölmedi kalbimizde yaşıyor” gibi şeyler denediler de neyse orasını karıştırmayalım.

IMG_0887

 

Güçleri: Örümceğin orantılı hızı (mermilerden kaçacak kadar), gücü (arabaları fırlatacak kadar), dayanıklılığı (iki kamyon dayak yiyip, iki günde iyileşecek kadar), hisleri (zın zın zınnnn) ve bir kaç ufak tefek şey daha…

JON OSTERMAN – DR. MANHATTAN
Watchmen’de bir fizikçi olan Jon, bir çeşit alan deneyinin ortasında kalır. Sonradan da malumunuz, atomlarına ayrılır. Ancak bilinci kaybolmaz ve bir zaman sonra kendi vücudunu yeniden oluşturur. Tabi bu kadarla kalmaz, bazı ufak tefek güçler de kazanır.

0fcea642c9

Güçleri: Tanrısal. Kendini atomlarından tekrar oluşturuyor, ışınlanma, zamanı olduğu haliyle algılama, uzay ve başka gezegenlerde rahatsızlık duymadan varlığını sürdürme ve hatta yeni bir yaşam yaratabilme. İyi yani…

Daha başka?

Efendim, bu gavurların Honorable Mentions dedikleri “bunlar da var ağam ancak hem çok yer kaplamasın hem de diğerleri kadar popüler değil diye kısaca geçiyoruz” dedikleri bir olay vardır. Firestorm, Negative Man, Captain Atom, Starfire ve uzay radyasyonu (vay vay vay) ile güç kazanan Fantastik Dörtlü’yü de burada kısaca anmış olalım. Aklımıza gelmeyen diğerlerine de selamlar…

Hepsinin süper gücü aynı!
Esasında yukarıdaki tüm bu beyefendilerin, daha önce de bir kez bahsettiğim gibi tek bir süper güçleri var o da şudur; Nükleer patlama ya da aşırı radyoaktiviteden ölmemek! Ha, bu güce sahip olmayan insanlara ne oluyor derseniz bir kaç tane daha kan dondurucu örnek verelim isterseniz. Mesela, Bay Tiroid Kanseri ve Tiroit Çocuk!

Chernobyl@20

Ya da Süper bacaklı Sergey! Ya da bu, veya şu. Ve bu, mesela… Ve daha yüzlerce, binlerce radyoaktivite kurbanı…

town-centre

Burası artık ölü olan Pripyat. (Çernobil nükleer patlamasının gerçekleştiği şehir)

Joker’in dediği gibi, tek bir kötü gün yeter.  26 Nisan 1986’da, O zamanki Sovyet Rusya’ya bağlı olan Pripyat kentindeki Chernobyl nükleer tesisinde tek bir kötü gün yaşandı. Ve o bir tek gün yetti. 162.000 kilometre kare alan ve ülkemiz dahil sürüyle ülke radyasyondan etkilendi. Chernobyl ve çevresi yüz yıl kadar (tam süre muallakta) bir süreyle kullanılamaz hale geldi. Kazadan sonraki yıllarda çeşitli kanserlerden ve benzeri post-radyoaktif semptomlardan ölenlerin sayısı belirsiz. Farklı kaynaklara göre 40.000 ile 900.000 arasında. Atmosfere salınan radyoaktivite yüzünden artan kanser oranlarını hesaplamak olanaksız.

Yüzlerce kişi kaza anında öldü. O zamanki Rusya, kazayı tüm Dünya’dan saklamış ve bir kaç gün sonra İsveç, aşırı radyoaktivite artışı konusunda sıkıştırınca kaza Dünya’nın kalanına açıklanmıştı.

akkuyu

Burası da yaşam fışkıran Akkuyu.

Madenlerini, bırakın madenler gibi komplike işletmeleri inşaatları bile düzgün denetleyemeyen ve asansörlerinde onlarca işçinin öldüğü ülkede nükleer santral kazasında kaç kişi ölür? Kaçımız Bruce Banner, Maatt Murdock, Peter Parker ve diğerleri gibi radyasyondan sonra hayatta kalma gücüne sahibiz? Kimin çocukları bozuk mutasyonlara ve kanser vakalarına karşı dirençli doğacak?

Hepimize hayırlı radyasyonlar dilerim…