(Belemir Canbek / Yeşil Gazete – 23 Mayıs 2015)

Bahar demek canlıların uyanışını seyre dalmak demek. Bu uyanışın getirdiği hareketliliği tatmak demek. Pencereden içeri giren kelebeği de, karşı apartmanın çatısına yuva yapmış ebabili de, mutfak tezgahında gezen karıncayı da tanımak demek tıpkı çocukken komşu teyze Letiman Hanım’ın yazın tarlaya gittiğini ve diğer sene de gideceğini bilmek gibi.

Ama;
Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri sadece bakmak. Sadece bakarak doğa savunuculuğu ve koruyuculuğu bir hayal. Doğa savunuculuğu ve koruyuculuğu yapmak için önce tanımak gerek. Önce bir ağaç, sonra ağacın sevdiği toprak, ağacın neden o toprağı sevdiği, sonra ağaca konan kuş, o kuşun neden o ağacı seçtiği, kışın o kuşun neden gittiği… Bu tecrübelerin sürekliği esasında belli bilgiler elde edilir ve bu bilgiler ışığında veriler oluşur/oluşturulur. Sırada bu verilerin artmasının/azalmasının diğer canlılara etkisini öngörmek var. Bu öngörüler eşliğinde “doğa” neden savunuluyor bilerek koruma çalışması yapmak ve korumak devreye girer.

balikkartali

F: Balık Kartalı

Kuş gözlemciliği de bu koruma çalışmalarını yürütmek amacıyla veri elde etme aşamasında, korumanın bir kolu. Kuş gözlemciler, gittikleri gözlemlerde elde ettikleri verileri, bir altyapı oluşturmak ve diğer doğa korumacılarıyla bir işbirliği yapabilmek için belli tabanlara yüklüyor. Bu tabanlar: Kuşbank ( Worldbirds), eBird , Dogalhayat , TRAKUS .(Detaylı bilgi için internet adresleri aşağıdadır.) Kuş gözleminin en aktif dönemlerinden biri, göç dönemi. Ötücü kuşlar ve süzülen yırtıcı kuşlar Sonbahar(Ağustos – Ekim) ve İlkbahar(Mart – Mayıs) döneminde bir mevsimin peşinde göç ediyorlar. İstanbul da bu göç için önemli noktalardan biri.

karacaylak_leskargasi

F: Karaçaylak ve leşkargası

İlkbahar yırtıcı kuş göç döneminde, Türkiye’deki doğal hayatı koruma kapsamında, İstanbul’daki yırtıcı kuş göçü verilerini paylaşmak ve devamında bu verileri haritalamak ve raporlaştırmak amacıyla Biyoloji yüksek lisans tezi çalışması yapan Sercan Bilgin, 2015 ilkbaharında, Boğaz’daki süzülerek göç eden kuş hareketliliği araştırdı.23 Mart – 20 Mayıs tarihleri arasında 72 gün süren bu çalışmanın verilerini gün be gün bosphorusbirdmigration.com tabanına kaydetti.

Sercan Bilgin , Boğaz’ın kuş göçü açısından önemini şöyle dile getirmiş:

163

“İstanbul Boğazı, Batı Palearktik’in en önemli göç noktalarından bir tanesidir. Her yıl yaklaşık olarak bir milyon süzülen kuş İstanbul Boğazı’ndan geçiş yapar. Süzülen kuşlar sıcak hava akımlarını kullanabilmek adına göç ederken kara yollarını kullanmayı tercih ederler, bu sayede daha az enerji harcayarak daha çok yol kat edebilirler. Fakat, deniz üzerinden geçme mecburiyetinde kalırlarsa, karaların birbirine en yakın oldukları alanlardan geçiş yapmayı tercih ederler. Bu nedenle darboğazlar kuş göçü üzerinde önemli bir rol oynar. Afrika-Avrupa göç hattı üzerinde bir darboğaz olan İstanbul Boğazı, göçmen kuşlar açısından tartışmasız bir şekilde önemli bir alan işlevi görür.

En yüksek sayılarda kaydedilen ilk beş tür sistematik sıra ile şu şekildedir: Kara Leylek ,Leylek, Arı Şahini, Küçük Orman Kartalı ve Şahin. İstanbul Boğazı için en önemli tür ise Küçük Orman Kartalı’dır. Bu türün popülasyonunun oldukça önemli bir bölümü İstanbul Boğazı’nı kullanmaktadır. Buna ek olarak, tehdit altında olan türlerden Akpelikan(VU),Küçük Akbaba(EN),Kara Akbaba(NT),Büyük Orman Kartalı(VU),Şah Kartal(VU)Bozkır Delicesi(NT),Kızıl Çaylak(NT), Aladoğan(NT) ve Ulu Doğan(EN) da İstanbul Boğazı’nı kullanmaktadır.”

Detay :  http://www.worldbirds.org/

http://ebird.org/

http://dogalhayat.org/

http://www.trakus.org/

fotoğraflar : Sercan Bilgin