(Rıfat Doğan / İleri Haber – 1 Haziran 2015)

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Komisyonu, Çevre Mühendisleri Odası ve Kuzey Ormanları Savunması’nın açıkladığı İstanbul’un ekolojik yıkım/talan haritasına göre mega projeleri ormanları, su havzalarını tehdit ediyor. İstanbul’un kuzey ormanlarından Adalar ilçesine kadar her bölgesi bu projelerden etkileniyor.

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kent Komisyonu, Çevre Mühendisleri Odası ve Kuzey Ormanları Savunması’nın bugün açıkladığı İstanbul’un Ekolojik Yıkım/Talan Haritası raporuna göre 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanalistanbul gibi mega projelerle İstanbul’un su havzaları, ormanları, doğal sit alanları büyük tehdit altında. Raporda İstanbul‘da nüfus artışı yılda % 4, özel otomobil sahipliliğindeki artış ise yılda % 16 olduğu belirtilirken, bu eğilimin devam etmesi halinde 2020 yılında 7 köprü, 2040 yılında ise 70 köprünün daha yapılması gerekiyor.

Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi binasında yapılan basın açıklamasında İstanbul’da hayata geçirilen/ caps-13kucukgeçirilmek üzere olan mega projelerin yarattığı/yaratacağı tehditlere dikkat çekildi. İstanbul’un yıkımı anlamına gelen projeler anlamına gelen 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanalistanbul’un su havzalarını, ormanları, doğal sit alanlarını tehdit ettiği belirtilerek şöyle dendi:

“İstanbul özelinde bakacak olursak kentimiz; çarpık kentleşme, su havzalarının ve ormanlık alanların yapılaşmaya açılması, kentsel dönüşüm, sahil şeritlerinin doldurulması, aşırı betonlaşma, aşırı nüfus artışı, çözülemeyen trafik problemi, toplum için şehircilikten uzak yönetim anlayışı ve mega projeler gibi nedenlerden dolayı ekolojik yıkım tehditi altındadır. Bütün bu nedenler İstanbul‘u yalnız tehdit etmekle kalmamakta; yıkmaktadır da.”

Bu projelerin yarattığı sonuçlar hakkında şu bilgilere verildi:

“Kentimizdeki ekolojik yıkımın etkileri: Su havza alanlarında ve su miktarında kayıp, ormanlık alan tahribatı, ısı adası oluşumu; su, toprak, hava, gürültü, ışık kirliliği; Flora ve Fauna tahribatıyla birlikte; hayvan türlerinin telef olması, hayvanların yeterli yiyecek, su, yaşam alanı bulamaması, endemik bitki türlerinde ve biyoçeşitlilikte azalma olarak karşımıza çıkmaktadır.”

İSTANBUL’UN HER BÖLGESİ ETKİLENİYOR

Mega projelerin İstanbul’un her bölgesini etkilediği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul‘un hiçbir ilçesi, hiçbir su havzası, hiçbir ormanlık alanı yoktur ki ekolojik yıkımdan payına bir şey düşmesin. Silivri‘den Pendik‘e, Garipçe‘den Poyrazköy‘e; Kuzey Ormanları‘ndan Validebağ‘a; Ataköy‘den Adalar‘a uzanan geniş bir yelpazede kentimiz ‘rant‘ ablukası altındadır.”

İstanbul’un su havzalarının nasıl etkileneceğine ilişkin şu uyarılar yapıldı:

“İstanbul‘da Mega Projelerin etkisi altında; Terkos havzası, Küçükçekmece havzası, Batı İstanbul meraları, Ağaçlı caps-10kucukkumulları, Kilyos Kumulları, Boğaziçi, Ömerli havzası olmak üzere yedi önemli doğa alanı bulunmaktadır. Mega projelerin yapımı sırasında ve sonrasında kentin yaklaşık dokuz bin ha‘lık ormanı yok olacaktır. Terkos gölü, Alibeyköy barajı ve planlama aşaması devam eden Pirinçci barajı kullanılmaz hale gelecektir. Hava kirliliği hissedilir şekilde artacak, onlarca bitki türü yok olacak, binlerce hayvan telef olacaktır.”

İstanbul’da nüfus artış eğilimine ilişkin verilerin paylaşıldığı açıklamada 2040 yılında İstanbul’da 70 köprü yapılması gerekeceği belirtilerek;

“Köprüleri, kanalları, havalimanlarını bizlere trafiğe çözüm diye sunanlara hatırlatırız: İstanbul‘da nüfus artışı yılda % 4, özel otomobil sahipliliğindeki artış ise yılda % 16‘dır. İstanbul‘un ilk iki köprüsü sonrası toplu taşıma aracı kullanımında düşüş gözlenirken, özel araç kullanımı ve nüfus artmıştır. Mevcut eğilimin devam etmesi halinde talebi karşılamak için 2020 yılında 7 köprü, 2040 yılında ise 70 köprü gerekecektir. Çılgın projeler iktidarı bu ülkede devam ettikçe belki de günün birinde Boğaz‘ın tamamı betonla kaplanıp iki yaka birbirine bağlanacaktır!” dendi.

Açıklamanın sonunda İstanbul halkına ve yetkililere çağrı yapılarak “İstanbul halkına uyarımız, yaşama karşı sorumluluğumuz, yetkililere çağrımızdır: Bu ‘Köprü‘den önceki son çıkıştır: Mega Projeleri Durdurun!” dendi.