Okuma süresi: 2 dakika

(Yeşil Gazete – 2 Temmuz  2015)

İzmir Gaziemir’de bulunan kurşun fabrikasında nükleere bulaşıklı atıkların bulunmasıyla ilgili yürütülen soruşturma sonucu açılan davada mahkeme 2004 yılından önceki yasalarda çevreyi kirletme suçu olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.

Dava Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin duyurusuyla başlamış, ancak YSGP’nin davaya müdahillik başvurusu mahkemece kabul edilmemişti.

Bugün yapılan duruşmada İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi, bütün davayla ilgili sanıkların beraatına karar verdi.

Kararın gerekçesinde  “…Çevre Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü kurşun farikasına 15.01.2004 tarihinde (atık) ara depolama lisansı verdiği, bu tarih itibariyle suçun son bulduğu, 2004 yılından önce de ceza yasasında çevreyi kirletme suçu olmadığı…”  söyleniyor.

Davayı başından itibaren takip eden çevre avukatlarından Arif Ali Cangı soruyor:

  • Ara depolama lisansı verilmiş olması, atıkların bu lisansa dayanılarak fabrika sahasına gelişigüzel atılması hakkını verir mi?
  • Çevrede yaşayan insanları ve canlıların hayatını tehlikeye sokan lisanslı atık depolanması suç değil mi?
  • Çevre kirlenmesinin mevcut olması karşısında lisans verilmiş olması suçu ortadan kaldırır mı?
  • Kirlenmenin sürdürülmesine yol açan lisansı veren kamu görevlilerinin sorumluluğu yok mu? (Kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmedi)
  • Alandaki radyoaktif atıklar da lisans kapsamında mıdır?
  • Türkiye’de radyoaktif atıklar için depolama izni verilebilir mi?

gazi

Cangı’ya göre bu kararla Mahkeme, lisans verilmiş olması nedeniyle kirletme eylemini suç saymadı, bunun içtihat haline gelmesinin anlamı; çevreyi kirletme suçunun fiilen ve hukuken ortadan kalkmasıdır. Mahkeme, ihracı, ithali ve depolanması yasak olan alanda radyoaktif atıkları yok saymış oldu.

Bu kararla, nükleer santral olmadan nereden geldiği, nasıl getirildiği açıklanmayan atıkların sorumluları cezasız bırakıldı. Karar kesinleşirse yasadışı atık ticareti ve depolamasının önüne geçilemez. “Herkesin sağlıklı çevrede yaşama hakkının olduğu, devletin ve vatandaşın çevre kirlenmesini önleme ödevi bulunduğuna” dair anayasanın 17. ve 56.maddeleri yok sayıldı.

Davanın müdahillerinden Egeçep şimdi Gaziemir/ Karabağlar’da yaşayanların İzmirlilerin, Türkiyelilerin, Dünyalıların, tüm canlıların sağlığı, yaşamının daha büyük tehlikede olduğu konusunda uyarıyor.

Müdahale istemi reddedilen YSGP ve Egeçep ve çevre avukatları açıkça hukuka aykırı olan kararı temyiz edeceklerini belirttiler.