(KOS Medya – 7 Temmuz 2015)

Alakır Nehri Kardeşliği’nin çağrısıyla 1-3 Temmuz arasında gerçekleşen Alakır’daki Canlılarla Dayanışma Kampı ardından yaşam savunucuları, 4 Temmuz’da Antalya – Kumluca’da HES’lere karşı bir aradaydılar.

Başta ADO Enerji olmak üzere, Alakır Nehri’nin suyunu borulara hapsetme cüretinde bulunan HESçilere karşı uzunalakır9
süredir mücadele veren Alakır Nehri Kardeşliği; mücadeleyi yükseltmek, Alakır’ın sesine ses katmak için 4 Temmuz’da Antalya – Kumluca’da bir yürüyüş düzenledi. Alakır Nehri’nin doğduğu Kuzca Mahallesi Karaağaç su kaynağında buluşan yaşam savunucuları, sloganlar eşliğinde HES’lere karşı ses çıkararak Kumluca ilçe merkezine ulaştı. Şarkılarıyla, renkli gösterileriyle Cumhuriyet Meydanı’na gelen yaşam savunucularının basın açıklamasını Alakır Nehri Kardeşliği’nden Tuğba okudu. “Biz Alakır Nehri’yiz” denen basın açıklamasında, Alakır Nehri’nin, yaşamın borulara hapsedilemeyeceği bir kez daha vurgulandı.

Basın açıklaması ardında Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen Yeryüzü Sofrası’nda yaşam savunucuları yemeklerini Kumlucalılar’la paylaştı.

alakır6

Ne olmuştu?

Alakır Nehri üzerinde tamamlanması planlanan 8 HES’ten 4ü, Danıştay 14. Dairesi’nin Antalya 3. İdare alakır vadisiMahkemesi’nin “Birinci Derecede Doğal Sit Alanıdır” kararını onamasına rağmen tamamlandı. Kararı uygulaması gereken Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu ise “Mahkeme kararı kurulun sit ilan etme prosedürüne aykırıdır” diyerek kararı uygulamamakta diretiyor. Alakır Nehri’ni tehdit eden HESler durdurulmazsa biyolojik çeşitliliğe sahip yaşam kaynağı Alakır Vadisi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

Alakır Nehri Kardeşliği’nin basın açıklaması ise şöyle:

BİZ ALAKIR NEHRİYİZ

biz alakır nehriyi

Alakır’da bir balım ben. Kaç kuşaktır bu nehirde yaşadığımızı ne ben biliyorum ne balıkların yücesi kambur alabalık bilir. Her yıl ovadan yukarı nehrin kaynağına yüzer, suyun gözünde yumurtlar, sonra da yavrularımızla oynaşarak ineriz aşağı. İnerdik demeliyim. Koca duvarlar örüp suyu boruların içine hapsettiklerinden beri sağ kalanlarımız sadece kaynakta sürdürebiliyoruz yaşamımızı. Torunlarımın torunlarını gördüm duvarın ardında bir karış suyun içinde çırpınarak boğulan.

BİZ ALAKIR NEHRİYİZ

Alakır’ın kıyısında bir çınarım ben. Köklerim güçlüdür, derinlere uzanarak bulur suyu. Ömrüm uzundur, kolay ölmem, bin yılı geçti tohumdan filizleneli. Gelip geçen nice can gördüm bu suyun kenarında. Şimdi nesli tükenen dağ kedileri, vaşaklar, alıcı kuşlar gibi kayboldu bu yamaçlarda kadim insanlar da. Yeni gelenlerin kardeşlerimi; çamları, meşeleri, sedirleri bir bir devirdiklerini gördüm. Köklerim derindir dedim ya, Alakır can damarıdır benim gibi tüm topraktan büyüyenlerin. Su çekildikçe toprağın hasta düştüğünü duydum dallarımda, yapraklarımda.

BİZ ALAKIR NEHRİYİZ

alakır buluşmasıAlakır’da bir su damlasıyım ben. Kendimi bildim bileli kaynağımdan denizin kollarına koşarım diğer damlalarla. Yolda kambur alabalık çıkar kucağıma, yavrularına taşırım onu. Çınarın köklerini okşarım, sedir ağacının damarlarında yükselir, onunla yaşlanırım. Yanı başıma gelen insanlar coşkulu bir kahkahayla bırakırlar kendilerini bana, gülen yüzlü çocuklar parmaklarıyla saçlarına sürer beni ve kardeşlerimi. Kardeşlerim! Nicedir görmüyorum çoğunu yanımda. Bir borunun içine hapsedilmiş, bir aşağı bir yukarı dönüyorlarmış. Bir ben ve benim gibi üç beş damla kaldık duvarın bu yanında.

BİZ ALAKIR NEHRİYİZ

Alakır’da bir kayayım ben. Batı Toroslar’a yasladım sırtımı, vadiye uzanan çam iğnelerinin arasından aşağıda şırıl şırıl akan suyu izlerim zamanın başından beri. İrili ufaklı hayvanlar sırtımdan ve dostlarımın sırtından sekerek indi hep nehre su içmeye. Hatırlarım bir gün, bir çam gelip delmişti bedenimi, parçalarımı sürükleyerek aşağı. Taşlar böyle doğurur demişti yanı başımda sedir. Çocuklarım nehrin suyuna karıştı, onunla yeni yeni biçimler kazandılar. Salamdık o zamanlar, kolay iş değildi bir kayanın doğurması, kırk yılda bir olurdu ancak. Şimdi üzerimizden geçen dozerler un ufak etti tüm dostlarımı. Bu yamaçta bildiğim, bir ben kaldım kadim kayalardan.

BİZ ALAKIR NEHRİYİZ

alakır buluşması5

Alakır Nehri’yim ben. Yüzyıllardır akar dururum Toroslar’dan Kumluca ovasına. Sularımda balıklar, yengeçler, kurbağalar, türlü türlü su canlısı yaşar; kıyılarımda çınarlar, karaçamlar, meşeler, sedirler, kızılçamlar yükselir. Vadinin yamaçlarında insanlar yüzyıllardır evlerini, bağlarını, bostanlarını yapar. Hep ben beslerim tüm bu canları, onların yaşam kaynağıyım. Şimdi nereden çıktı bilmem, içlerinden çıkan kimi kadir kıymet bilmezler hapsetmeye heves etti beni. Enerji üreteceklermiş benden, uzak şehirlerdeki evleri, alışveriş merkezlerini, fabrikaları aydınlatacakmışım ben. Güneş miyim ki ben? Su olamayacakmışım artık; bir borunun içinde dönüp durup elektrik üretecekmişim. Beş yıl içinde beş koca duvarla kestiler bedenimi. Susuz kalan çocuklarım, sevdiklerim, kardeşlerimden kimileri sahip çıktılar bana. İnsanlar davalar açtılar, raporlar hazırladılar, buluşmalar yaptılar ve kazandılarsa da diğerleri kendi mahkemelerinin kararlarını bile tanımadılar. Şimdi iki duvar daha dikeceklermiş, bu sefer kaynağımın yanıbaşına. Alakır Nehri Kardeşleri geldiler, suyumda yıkanıp kıyılarımda şarkılar, türküler söylediler, sofralar kurup beraberce yediler. Her biri birer balık, çınar, sedir, kaya, su damlası oldular. Akamadığım yerlerde akmak için, bedenimi bölen duvarların ötesine sesimi taşımak için. Onlarla beraber indim Kumluca Ovası’na bugün yeniden ve buradan daha da uzaklara; şehirlere, başka dağlara, kuruyan derelere katılmaya gidiyoruz. Biz dur demedikçe bu talan Alakır’la kalmayarak, gözü dönmüş bir şekilde şiddetini arttırarak devam edecek. Ancak biz her birimiz Alakır’ın bir kardeşi, yeryüzünün bir canı olarak yaşadığımız yerlerde sessiz doğanın sesi olursak bu doymak bilmez hırsın önüne geçebilir, özgürce ve kardeşçe yaşamayı başarabiliriz.

BİZ ALAKIR NEHRİYİZ!
BORULARA HAPSEDİLMEYİZ!

alakir