(Melda Onur – 14 Temmuz 2015)

“Yeşil Yol değil bataklık yolu. Her yaylanın yolu var, gitmek isteyen gider. Arabasıyla gitmek isteyen gider, toprağını, taşını görür isterse kalır isterse gider. Biz bu topraklarda doğup büyümüşüz. Dedelerimden duymuşum, yayla yolları birbirine bağlanmayacak. Zaten her yaylanın yolu vardır. Gelenin taşına toprağına değmesi lazım. Köylerimizde, mezralarımızda yollarımız yok. Yapmak istiyorlarsa oralara yapsınlar.”

Sağolsun Rabia Nene “Bilal’e anlatır gibi” anlatmış. Bu 1 paragraftan ne anlıyoruz? Biz de yeni neslin tekno-yönetsel diliyle “bullet bullet” açalım:

  • Yeşil Yol değil bataklık yolu: Rabia Nene’nin kastettiği şey, aslında AKP iktidarı döneminde vatandaşa yutturulan her zehrin nasıl parlak ambalajla sunulduğudur. Adına “Yeşil” koyup, içini betona çevirmeyi hedefleyen düzenlemelere bu iktidar döneminde iyice aşina olduk. Mesela doğal koruma alanlarını ortadan kaldıran ve toplumsal denetimi bakanlık uhdesine sokan “Tabiatı Koruma ve Biyoçeşitlilik Yasası”. Mesela adı “Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanun” olan, ya 40 katır ya 40 satır yasası. “Evini yık yeniden yap, yapamazsan ben pahalıya yapayım bana öde, ya da enkaz bedelini de al git. Ben oraya bir otel-AVM yaparım” İyi de Afet bunun neresinde? Adı “Mera Kanunu”, sanırsınız Mera’yı koruyacak. Hayır, içine mutlaka meraları imara açan bir madde düşer torbadan. Evet ya, bir de torbalar var. Bir torba deva maddenin içine atılan bir zehire katlanmak zorundasınız. Sırf THY grevini kırmak için, o günlerde TBMM Genel Kurulunda görüşülen Torba Yasa’ya AKP vekili Metin Külünk tarafından Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 29′uncu maddesinde değişiklik yapılması eklemişti. Siz buna itiraz ettiğinizde, torbanın içindeki mesela ‘sınav kazanan ancak ataması yapılmamış itfaiye erlerinin görevlerine başlatılmasına imkân sağlayan bir düzenlemeye’ de engel olmuş oluyorsunuz. Hakkını teslim edelim: AKP Ambalaj (örneğin Tabiatı Koruma Yasası) ve Kamuflaj (örneğin torba yasalar) işlerinde çok iyi.
  • Her yaylanın yolu var, gitmek isteyen gider. Arabasıyla gitmek isteyen gider, toprağını, taşını görür isterse kalır isterse gider: Yani ne demek istiyor Rabia Nene? Bu yaylaların, insanların ulaşabilmesi için zaten yolları var. Burada yaşayan insanların bu yollarla ilgili bir sıkıntıları yok. Herkesin yolu belli, yaylaya çıktığı-indiği zaman belli, hayvanını otlattığı yer belli. Yüzlerce yıldır bunu yapıyorlar zaten. Rabia Nene’nin dedeleri de inmiş çıkmış. Buraya gelip, buraları beğenip kalanlar var mı, var. Buraya gelmiş, yerleşmiş, yayla yaşamına karışmış ama “yav şuraya da bir duble yol gelse” diyen var mı? Yok.
  • Dedelerimden duymuşum, yayla yolları birbirine bağlanmayacak. Zaten her yaylanın yolu vardır. Gelenin taşına toprağına değmesi lazım: (Şimdi bu cümlede sondan başa doğru yürürsek) Rabia Nene burada ‘Turizm Politikası Vizyonu’ koyuyor, anlayana. Turistler bu yaylalara bozulmamış, dokunulmamış olduğu için geliyor. Niye, çünkü doğalını, orijinalini arıyor, burada suniliğe yer yok. Peki niye? Çünkü burası yayla. Turizmcisi de bunu biliyor, esnafı da, köylüsü de… Peki 8 yaylayı birbirine bağladığınızda ne olacak? Artık yayla olmayacak. Zira yollarla birlikte bölgesel fanuna ve flora tahrip olacak. Bölgenin insanı, hayvanı, doğası tedirgin olacak. Burada mevcut turizme hizmet eden küçük yayla evlerinin yerine oteller, tesisler olacak. İlk anda belki “bu yayla da neymiş ki” merakıyla lüks turizm tüketicileri gelip bir kez kalacak ve gidecek. İçi boşaltılmış adı “yayla” ama kendi yayla olmayan bir turizm; maliyeti çıkarmak için kahvaltıda hazır paket reçel ve peynirler sunan kapalı alandaki uyduruk fitness center’lı otellerle sürdürülmeye çalışılacak. Kısa vadede parayı götüren götürecek, Rabia Nene’nin ise torunlarına miras bırakacağı doğal servet kalmayacak.
  • Köylerimizde, mezralarımızda yollarımız yok. Yapmak istiyorlarsa oralara yapsınlar: Rabia Nene burada da bir kalkınma vizyonu koyuyor. Yani diyor ki, “yatırımları yaparken arza değil talebe göre yapın”. Yol yapıp yol bulanlar servetlerine servet katsınlar, milletin orasına burasına koysunlar diye değil, vatandaşın ihtiyacı doğrultusunda yapın. Zenginleşme kuyruğunda bekleyen vampir sayısı kadar değil, vatandaşın ihtiyacı olduğu yerde ve olduğu kadar yatırım yapın. Ha Rabia Nene’nin istediği yollar ranta dönüşmüyor mu? O zaman kimse kusura bakmasın; direne direne… devamını biliyorsunuz!