(İleri Haber – 24 Temmuz 2015)

Kırklareli’nin en büyük sorunu olan taş ocakları, çevredeki içme suları dahil yöreye yaydığı sağlığı tehdit eden kimyasal miktarı yüksek zehirli sular, bölgeyi ve bölge insanının yaşamını tehdit ediyor.

Kırklareli’nin en büyük sorunu olan taş ocakları, çevredeki içme suları dahil yöreye yaydığı sağlığı tehdit eden kimyasal miktarı yüksek zehirli sular, bölgeyi ve bölge insanının yaşamını tehdit ediyor.

BÖLGEDEKİ İÇME SULARINDAN ÇAMUR AKIYOR

Taş Ocakları açılmadan önce yeşilliğin hakim olduğu dağlardan gelen berrak içme suyu İstanbul dahil bölgedeki birçok kasaba ve köye ulaşarak insanların içme suyu ihtiyacını gideriyordu. Yıldız Dağları’ndan ve yeraltı kaynaklarından gelen temiz içme suyu, taş ocakları’nın faaliyete geçmesi sonrası hızla kirlenmeye başlamış durumda.

Bölgede yağmur yağdığında taş ocaklarının olduğu bölgelere dolan çamurlu su, yeraltı sularına karışarak çeşmelerden çamurlu su gelmesine sebep olurken, taş ocaklarının kirlettiği suyu bölge insanları tüketmek zorunda kalıyor.

DOĞAL YAŞAM VE EKOSİSTEME DİNAMİTLER İLE MÜDAHALE EDİLİYOR

Taş ocaklarından çıkan ve kullanılmayan molozlar, ağaçlık alanlara dökülerek doğal yaşamı olumsuz etkiliyor. Öte yandan tüm bu yapılanlar yetmezmiş gibi dinamit patlatılarak Yıldız Dağları’nda yaşayan canlıların doğal yaşamı son derece olumsuz etkileniyor. Taş ocağında patlatılan dinamitler sebebiyle yeraltı sularının yönü hızla değişiyor. Yaşanan bu kötü duruma yakın zamanda dur denilmediği takdirde, İstanbul başta olmak üzere taş ocakları’nın bulunduğu bölge halkı susuzluk ile karşı karşıya kalacak.

KAPATILAN TAŞ OCAKLARINA REHABİLİTE ÇALIŞMASI YAPILMIYOR

Korkulan bir diğer nokta ise, Yıldız Dağları’ndaki taş ocaklarının kapatılması durumunda rehabilitasyon çalışmasının yapılıp yapılmayacağı. Bir süre önce Koruköy mevkiinde bulunan bir taş ocağı kapatıldı ancak kapatılan taş ocağının tüm atıkları, iki yıl önce kapatılan taş ocağında bırakılarak rehabilite çalışması yapılmaksızın terk edilmiş.

Ayrıca, kapatılan ve rehabilite çalışması yapılmayan taş ocağı ile ilgili Doğayı Yaşatma ve Koruma Derneği (DAYKO), suç duyurusunda bulunmasına rağmen harekete geçilmedi.

İleri Haber’e ulaşan bilgilere göre, taş ocakları yetmezmiş gibi, Trakya topraklarının zenginliğine gözlerini dikenlere, taş ocakları, termik ve rüzgar santralleri ile altın madeni girişimlerinin ardından bu kez de bölgede bakır madeni araması izni verildi. Öyle ki, Kırklareli İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Demirköy ilçesinde özel bir şirkete toplamında 2 bin 831 hektarlık alanda 91 adet bakır arama sondajı için “ÇED gerekli değildir” kararı verdi.

Ayrıca, Demirköy’ün içme suyu kaynaklarının tamamını barındıran ormanlık alanda verilen bakır arama izni, DAYKO Vakfı tarafından yargıya taşınmış durumda. Demirköy Bekediyesi su kaynaklarının etkileneceği gerekçesiyle projeye olumsuz görüş verdi. Fakat buna rağmen ÇED gerekli değildir kararı yenilenerek sürdürülüyor.

Yaşanan bu olumsuz durumun karşısında bölge halkının beklentisi ise, Kırklareli İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün katliam gibi kararının mahkemece derhal durdurulması yönünde olurken, doğanın katledilmesine karşı çıkanlar arasında Saray ve Vize Belediyesi, CHP PM üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yücer, Kuzey Ormanları Savunması ve Saray Doğayı Koruma Derneği’de projelerin karşısında duranlar arasında.

Yetkililer, ÇED raporunu alan şirketlerin raporu alırken taş ocakları’nın kapatılması sonra rehabilitasyon için şirketten aldıkları parayı rehabilite çalışması için kullanmamış durumda.