(Serdar Nazım Yüce / Sol – 4 Ağustos 2015)

Yalan haber rekortmeni Yeni Akit, AKP’nin Yeşil Yol projesini savunacağım diye yine kendini kaybetti. Yeşil Yol direnişinin kahramanı Havva Ana’yı hedef tahtasından indirmeyen Yeni Akit’in foyası bir kez daha meydana çıktı.

AKP’nin yağma projelerini aklamak için yoğun çaba sarf eden Yeni Akit Gazetesi bir kez daha baltayı taşa vurdu. Halk tarafından “AKP’nin Karadeniz’i bitirme projesi” olarak bilinen Yeşil Yol projesinin kahramanı “Havva Ana” lakaplı Rabiye Özcan yine yandaş Akit’in hedefindeydi. Rabiye Özcan’ın kaçak alabalık çiftliğiyle Ayder Yaylası’nı katlettiği haberleri tek merkezden, aynı başlık ve cümlelerle servis edilmiş; söz konusu iddiayı Rabiye Özcan’ın oğlu Bülent Özcan, soL aracılığıyla yalanlamıştı.

Bu yalan habere internet sitesinde ve gazetesinde geniş yer veren Yeni Akit, bu kez bölgeye turist kılığında muhabir yolladı. Rabiye Özcan’ın orman arazisine ev yaptırdığını ve bu evle de doğayı katlettiğini “belgeleyen” Akit muhabirleri bununla da yetinmedi; Özcan’ın diğer oğlu Tayfun Bekar’ın da bu evin doğaya verdiği zararlardan ötürü yargılandığını iddia etti.

Oysa söz konusu evin sahibi Rabiye Özcan değil, dolayısıyla oğlu Tayfun Bekar da yargılanmıyor. Burada söz konusu olansa, eve turist kılığında giren Yeni Akit muhabirlerinin Havva Ana’nın sadece fotoğrafını çekerek bunun üzerinden yalan haber üretmeleri.

‘HALKI KIŞKIRTAN HAVVA ANA’
Gazetesinde ve internet sitesinde geniş yer verdiği “Doğa katili Rabiye Özcan’ın oğlu da işgalci çıktı: Aile boyu işgal” başlıklı haberi “Yeşil Yol projesine karşı halkı kışkırtan ‘Havva Ana’ lakaplı Rabiye Özcan’ın gerçek yüzünü deşifre etmeye devam ediyoruz” sözleriyle duyuran Yeni Akit’i, evin sahipleri de yalanladı. “Rabiye Özcan’ın oğlu Tayfun Bekar’ın da orman işgalcisi olduğu ortaya çıktı” diyen Yeni Akit haberde, “Tayfun Bekar’ın, da Çamlıhemşin ilçesinde orman alanını işgal ettiği gerekçesiyle yargılandığı öğrenildi. Pazar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın; orman alanında işgal ve faydalanma suçunu işlediği gerekçesiyle Tayfun Bekar hakkında dava açtığı bildirildi” ifadelerini kullandı.

‘EVİMİZE BUYUR ETTİK, YALAN HABER YAPTILAR’

Oysa ortada Rabiye Özcan’a ya da oğluna ait bir ev yok. Evin sahibi, aynı zamanda da hukukçu olan Ahmet Alemdar soL’a verdiği demeçte, “Gazetecilik başarısı diye övündükleri şey rezillik. Böyle terbiyesizlik olmaz” diyerek olay gününü anlattı.

Kendisinin ağaçtan meyve topladığını, Rabiye Özcan’ınsa bahçe işlerine yardım ettiğini söyleyen Alemdar, Akit muhabirlerinin kendilerini “turist” olarak tanıttığını söyledi. Hatta ağaçtan topladığı karadutları da Akit muhabirlerine ikram ettiğini söyleyen Alemdar, “nerelisiniz” sorusuna muhabirlerin “Rize’nin merkezindeniz. Buraya gezmeye geldik” yanıtı verdiğini belirtti. “Gezmeye gelen insanlara niye geldin diye sorulmaz. Halbuki burası bizim ailemizin özel mülkü. Kovabilirdim de… Ama bize yakışmaz” diyen Ahmet Alemdar, bu sırada söz konusu 3 kişinin Rabiye Özcan’ın çalıştığı tarafın fotoğrafını çektiklerini söyledi. “Hatta Rabiye, ‘benim resmimi niye çekiyorsunuz’ dedi. Ben de ‘boşver Rabiye, önemli değil’ dedim” diyen Alemdar, “Manzara fotoğrafı çekiyorlar sandım” diye devam etti.

‘AKİT BENİM EVİ RABİYE’YE VERDİ’

Rabiye Özcan’ın uzaktan akrabası olduğunu, aynı zamanda da komşu olduklarını söyleyen Ahmet Alemdar, “Sonra yapılan habere bir baktım ki, bu kız (Rabiye) benim evin sahibi olmuş” diye konuştu. Evin 300 senelik olduğunu, aileden kaldığını belirten Ahmet Alemdar, “Burayı 95’de tekrar inşa ettik, kardeşlerimle beraber. Artık oturulacak durumda değildi. Yıktık yine aynı yere, aynı büyüklükte bir ev yaptık. Ne orman katliamı yahu? Akit’in orman dediği yerlerin hepsinin bende Osmanlı’dan kalma tapuları var. Böyle habercilik olmaz. Bu saygısızlık, ahlaksızlıktır”  dedi.

‘EN UFAK BİR ŞEY SORMADILAR’

“Turistlerin” 3 kişi geldiklerini söyleyen Alemdar, “30 yaşlarında falandılar. Hiç tanımadığımız insanları buyur ediyoruz evimize. Fotoğrafı çekip kalkmasalardı, ‘buyurun oğlum, bi çay-kahve için’ diyecektim. Bana ya da Rabiye’ye en ufak bir şey sormadılar. Sorsalar, ben onlara istedikleri bilgiyi verirdim” dedi. Bir yakınlarının hayatını kaybettiğini, Rabiye Özcan’ınsa onun için yardıma geldiğini söyleyen Alemdar, “Rabiye, biçtiği otları sermişti bahçeye, ezilmesin diye. Onları topluyordu o sırada” diye konuştu.

‘KADINCAĞIZ ZAR ZOR GEÇİNİYOR’

Rabiye Özcan’ın topladığı otları hayvanlarına götürdüğünü veya sattığını söyleyen Ahmet Alemdar, “Rabiye’nin maddi durumu da iyi olsa, tamam diyeceğim. Kadıncağız zar zor geçiniyor. Bir de çiftlik sahibi yaptılar kadını. Buralarda nerede çiftlik var, biz görmedik” ifadelerini kullandı.

havva_ana

‘KIYAMET KOPUYOR BURADA’

Çocukluğunun Yeşil Yol’u geçirmek istedikleri yaylalarda geçtiğini söyleyen Ahmet Alemdar, sözlerini şöyle sürdürdü:

Ben çocukken, 4 sene kadar çobanlık yaptım. O yaylaları santimine kadar bilirim. Ayaklarım izin verse, çıkıp oraları gezmek, o sulardan içmek istiyorum. Ben buraların bozulmasını istemiyorum. Ben istiyorum ki yaylama yol gelsin. Diğer yaylaya geçmek isteyen Çamlıhemşin’e insin, tekrar çıksın. Deseler ki, ‘biz bu yolu şu şu amaçla yapıyoruz’. Şimdi bakın, bir yere bir şey yapacaksanız, önce orada halka sorun. Önce orada yaşayanların bir görüşünü alın. Burada kıyamet kopuyor, herkes bu projeye karşı. Yeşil Yol’a karşı oduğu için yöredeki birinin pansiyonunu kapattılar. Hem de tebligat bile göndermeden. Neymiş, ruhsatı yokmuş. Kimin ruhsatı var yahu?

‘BÖYLE YÜZLERCE DAVAYA BAKTIM’

45 yıllık hukukçu olduğunu belirten Ahmet Alemdar Karadeniz’deki doğa katliamının köylüler tarafından yapılmadığınıysa şu sözlerle anlattı:

9 yıl yargıçlık yaptım. Ağır Ceza Başkanlığından ayrıldım. Bu sırada, Urfa’da, Nevşehir’de görev yaptım, Elbistan’da görev yaptım. Ben ‘meraya tecavüz’den dolayı yüzlerce karar verdim. Bu yaylalar 300-400 yıldan beri bizim elimizde. Biz kullanıyoruz buraları. Bu ormanları biz koruduk. Biz kesmedik bu ormanları, aksine yaşatan biziz. Benim çocukluğumda, ev yapmak ya da odun elde etmek için bir ağaç kesileceği zaman, ağacın yaşına ve konumuna bakarlardı. Diğer ağaçlara zarar vermesin diye de ellerinden geleni yapardı büyüklerimiz. Şimdi öyle değil. Devlet ihale yapıyor, bütün ormanı mahvediyor, genç fidanları yok ediyor. Şimdi de buraları koruyan bizlerden korumaya çalışıyorlar ormanları, sözde.

İşte Yeni Akit’te yer alan Kenan Kıran imzalı o yalan haber:

ekran_resmi_2015-08-04_15.28.19

 

“Turist” muhabirlerin çektiği ve Rabiye Özcan’ın çalışırken görüntülendiği o fotoğraf:

ekran_resmi_2015-08-04_15.28.31