Okuma süresi: 2 dakika

(Diken – 14 Ağustos 2015)

Marmara Denizi’nin dibinde yoğun biçimde gaz ve su sızıntıları olduğunu belirten deniz jeolojisi uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Marmara’da binlerce insanın hayatını tehdit eden canlı bir fay sistemi olduğunu vurgulayarak, “Marmara’daki risk daha büyük. Buradaki kabuk çatırdadı” diye uyardı.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe de, İstanbul’un 1999 depremine kıyasla daha hazırlıklı olmadığı belirtti.

‘Tabanda ciddi gaz sızıntısı var’

17-agustos-deprem5

 

F: 17 Ağustos’ta Marmara yerle bir olmuştu. (Fotoğraflar: DHA)

Milliyet’ten Seray Yalçın’ın haberine göre, Marmara’yı bekleyen depremin çok da uzakta olmadığı görüşündeki Görür, İstanbul’u bekleyen bir deprem olsa da gereken önlemlerin alınmamasını eleştirdi.

Türkiye’nin tamamında deprem riskinin olduğunu söyleyen Görür şöyle konuştu: “Marmara’daki risk ise çok büyük. Buradaki kabuk çatırdadı. Bilimsel araştırmalara göre dayansa, dayansa 30 sene. Artı-eksi 15 sene ileri-geri diye söylenmektedir. Yedi büyük depremle 100 binden fazla insanımız öldü. Hiçbirinden ders almadık. Marmara Depremi olduğu zaman koca Türkiye Cumhuriyeti’nde hiç kimsenin bu faylar hakkında bilgisi yoktu” diye konuştu.

Marmara Denizi’nin dibinden çıkan bu gazların hidrokarbon gazları (doğalgaz) olduğunu kaydeden Görür, “Trakya’nın doğalgazı ve petrolü Marmara’nın dibinde telef oluyor. TPAO’ya bildirdik, ‘İlgilenmiyoruz’ dediler. Marmara’nın tabanında gaz hidrat bulduk. Bu ‘donmuş metan’ demek. Yaktığınız zaman yanıyor. Deniz tabanından kaya örnekleri aldık. Nabzı ölçebilmek izin deprem ölçer aletleri yerleştirdik. Sonuç şu; Marmara Denizi’nin tabanında İstanbul’u çok ciddi vuracak, binlerce insanımızın can ve mal güvenliğini tehdit edecek canlı bir fay sistemi var” yorumunu yaptı.

‘Dolgu alanları suyla buluşacak’

maltepe

 

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe ise İstanbul’un binlerce insanın hayatını kaybettiği 1999 depremine kıyasla daha hazırlıklı olmadığının altını çizerek, “Hastane ve okullarımız başta olmak üzere diğer kamu yapılarımızın önemli bir kısmı da bugün deprem riski altında. Eski eserlerimiz, müzelerimiz, apartmandan bozma okul, dershane, klinik, üniversite binaları, yurtlar da önemli ölçüde deprem riski altında bulunmaktadır” dedi.

Gökçe, AKP hükümeti döneminde denizin doldurulduğu Maltepe, Yenikapı, Ataköy sahilinde tehlikenin büyük olduğunu belirterek,“İnsanlarımızın toplu olarak çalıştıkları endüstri tesisleri, küçük ve büyük iş yerleri, apartman altı küçük boy işletmeler de deprem riski altında. Depremde suyla buluşacak ilk yerler Maltepe, Yenikapı, Ataköy’deki dolgu sahaları. Beklediğimiz İstanbul depreminde 2 milyon kişi evsiz kalacak, binlerce can kaybı ve yaralı insan ortaya çıkacak. İstanbul, 7 ve üzeri büyüklükte bir depremi mutlaka yaşayacak” diye konuştu.

‘Daha iyi durumda değiliz’

İstanbul başta olmak üzere rant uğruna kentlerin yaşanmaz hale getirildiğinin altını çizen Gökçe, ulaşımdan, deprem riskine bir dizi konuda uyarıda bulundu.

Gökçe, sözlerine şöyle devam etti: “Ulaşım bugünden daha büyük bir sorun yaşayacak. Sürekli olarak yeni kavşaklar ve yollar yapılacak. Karakol, Hastane çeşitli kamu yapıları, köprü, havaalanı, iki yakaya iki kent, kanal projesi gibi projeler bir ihtiyaçtan daha çok 500 milyar dolarlık bir rant aktarma projesinin altlıkları olarak ortaya çıkacak. Çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini yok ettik. Kullandığımız kaynaklar sadece bizim değil çocuklarımızın ve torunlarımızın da hakkı. Açıkçası bugün İstanbul, 1999 yılından daha iyi ve daha iç açıcı bir durumda değildir.”