(Sevde Nur Tunç / Zaman, 13 Ağustos 2015)

İnşaat molozlarının Marmara Denizi’ne atıldığı ortaya çıktı. Adalar’da çuvallarla denize bırakılan molozlar için Tuzla’da gemiler kullanılıyor. Olayın en yakın tanığı olan balıkçılar, kaçak döküm yapan gemilere karşı caydırıcı bir önlem alınmamasından şikâyetçi. Zira denize bırakılan molozlar, doğal hayatı tehdit ediyor.

İnşaatlardan çıkan tonlarca hafriyatın Marmara Denizi’ne atıldığı ortaya çıktı. Günde 15 bin metreküp inşaat atığı çıkarken bu molozlar gemilerle denize bırakılıyor. Kıyılara dökülen molozlar doğal hayatı tehdit ediyor. Tuzla Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Celal Tülü, “Tuzla’da her yer hafriyat doldu. Balıkların doğacak yeri kalmadı.” diye tepki gösterdi. İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Z.Murat Çetintaş, hafriyatın deniz dibindeki yumurta ve larvaları tahrip ederek balık sayısını azaltacağı uyarısında bulundu.

İstanbul’da rant uğruna imara açılan alanların inşaat atıkları çok sayıda soruna yol açıyor. Şehrin, doğal-kültürel yapısı bozulması ve iş kazalarının yanı sıra inşaatlardan çıkan hafriyat ve atıklar da büyük bir problem oluşturuyor. İstanbul’da günde resmi olarak yaklaşık 15 bin m3 inşaat molozu çıkıyor. Bu atıklar çevre ve insan sağlığına zararlı olduğu için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin belirlediği alanlara dökülmesi gerekiyor. Ancak inşaat molozlarının Marmara Denizi’ne atıldığı ortaya çıktı. Adalar’da çuvallarla denize bırakılan molozlar için Tuzla’da gemiler kullanılıyor. Kaçak olarak 12 metre derinliğinde denize bırakılan molozlar doğal hayatı tehdit ediyor. Öyle ki 400 tondan 1500 tona kadar denize atılan molozlar Marmara Denizi’nde küçük adacıklar meydana getirmiş durumda. Gemilere yüklenen hafriyat atıklarının açık denize dahi çıkmadan kıyılara gelişigüzel döküldüğünü söyleyen Tuzla Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Celal Tülü, “Balıkların doğacak yerleri kalmadı. Tuzla’da her yer hafriyat doldu.” dedi. İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, 13 yıllık AKP iktidarında Türkiye kıyılarında İstanbul başta olmak üzere 2 milyon hektar deniz doldurulduğunu açıkladı. Bugünlerde balık yumurta ve larvalarının denizin tabanında olduğuna dikkat çeken biyolog, dökülen hafriyatın bunları tahrip ederek balık popülasyonunu olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Balıkçıların kaçak dökümleri ihbar ettiği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ise olay anında video görüntüsü istemiş. Bu sebeple ihbarlardan kayda değer bir sonuç alınamadı.

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 8 Mart 2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne göre muhatap İstanbul Büyükşehir Belediyesi. İBB, 15 ruhsatlı döküm alanına ilan vermiş durumda. Bu yerlerin dışında hafriyat dökmek yasak. Durum böyle iken İstanbul kıyılarına hafriyat dökülüyor. Bu ihbarın sahibi en yakın şahidi olan balıkçılar kaçak döküm yapan gemilere karşı yetkililerin caydırıcı bir önlem alamamasından şikâyetçi. Tuzla Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Celal Tülü, “Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gerekli başvuruları yaptık. İnşaat molozlarını döken gemileri de şikâyet ettik. Ancak gelen yetkililer döküm yapılırken çekim yapmamızı istedi. Gemi giderken hafriyatı 5 saniyede döküyor. Bunu çekmemiz mümkün değil.” ifadelerini kullandı. Molozların daha çok gece karanlığından istifade edilerek açık denize bile çıkmaya gerek duyulmadan döküldüğünü aktaran Tülü, dip balıklarının yaşayamadığını, kendilerinin de ağlarının hasar görmesi sebebiyle av yapamadıklarını dile getirdi. Tülü’nün verdiği bilgiye göre 400’den 1500 tona kadar hafriyat yüklü gemilerden yapılan dökümler sebebiyle Marmara Denizi’nin tabanında küçük adacıklar meydana getirmiş durumda.

Denize molozların dökülmesi en büyük çevre suçu

İstanbul Su Ürünleri Kooperatifleri Başkanı Erdoğan Kartal ise bu molozların Marmara Denizi’nde yapılan en büyük çevre suçlarından biri olduğunu söyledi. Kartal, hafriyatın denize dökülmemesi gerektiğini aktararak şunları dile getirdi: “Gemiler ise mesafeyi uzatmamak için 12 metre derinlikte bu inşaat molozlarını bırakıyorlar. Kâğıt, naylon belki yüz senede doğadan gidiyor ama bu hafriyatlar denizden gitmiyor ve denizin içerisinde dolgu ile birlikte kirlilik yapıyor.”

İstanbul kıyılarımız 11 km uzadı

2 milyon hektar denizin doldurulduğuna dikkat çeken Türkiye’de su ürünleri mesleki yapılanmasını kuran İstanbul Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, “Denizdeki biyolojik zenginliğe darbe vuran balık yataklarını ve göç yollarını bozan bu projeler dikkat edildiğinde avlanma kapasitelerinin de düştüğünü gösteriyor.” diye konuştu. Çetintaş, şöyle devam etti: “Sadece İstanbul kıyılarımız 11 km daha uzadı. Bunu uydulardan görüyoruz. Özellikle hafriyatçıların bu projelerle en kolay döküm olanı olan denizlere sadece toprak değil zararlı madde ve çöplerin döküldüğünü görüyoruz. Geceleri bu işler yapılıyor. Çok sayıda ihbar alıyoruz. İvedilikle durdurulması hususunda yetkileri kanunlara uygulamaya çağırıyoruz.”