(Evrensel – 21 Ağustos 2015)

Yıllardır yıkım projelerinin tehdidi altındaki Karadeniz yaylalarında skandal gibi HES ve maden izni verildi. Rize’nin İkizdere ilçesinde bulunan dünyaca ünlü Anzer Yaylası’nda 3 ayrı HES projesine onay vere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, şimdi de aynı bölgede verilen maden arama izni için ÇED Gerekli Değildir kararı verdi. Daha önce Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘Turizm Bölgesi’ ilan edilen ancak zamanla statüsü değiştirilen dünyaca ünlü yayla şimdi HES ve madencilik projelerinin kıskacı altında.

ANZER’DE MADENCİLİĞE ÇED GEREKLİ DEĞİL!
Anzer Yaylası 2010 yılında Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 1. derece doğal sit alanı ilan edildi. Ancak kurul kararının içerdiği koruma çerçevesi bugüne kadar açıklanmazken bölgede birer birer yıkım projelerinin önü açılmaya başladı. Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 29 Mayıs’ta yaptığı duyuruda, Koç Grubu’nun madencilik faaliyetlerini yürüten Demir Export AŞ’ye, Anzer Yaylası’nda yapılacak ‘maden arama’ çalışmaları için ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verdi.  İkizdere’ye bağlı Ballıköy ile Çifteköprü sınırlarında verilen maden arama iznine yöre köylüleri ise tepkili. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün valilik oluruyla maden arama çalışmaları için verdiği ÇED Gerekli Değildir kararının iptalini  isteyen köylüler, İkizdere Kaymakamlığı’na başvurarak taleplerini ilettiler. Köylülerin talebine yanıt veren Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Hasan Bebek, maden arama izni verilen Ballıköy’ün turizm ya da koruma alanı kapsamında olmadığını ileri sürdü.
Rize İl Turizm Müdürlüğü kayıtlarına göre 2200- 2300 rakımlı bölge, 1991 ve 2006 yıllarında iki ayrı Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi’ ilan edildi. Yeni adı ‘Ballıköy’ olan Anzer köylüleri, yörede üretilen balın tüm dünyada bilinmesine karşın bakanlıkların köylerini tanımamasının şaşkınlığını ve öfkesini yaşıyor.

ÖMER ŞAN: ‘ÇEVRESİNE DUYARSIZ BAKANLIK!’
Anzer köylülerinden DEKAP Sözcüsü Ömer Şan, “Bakanlar kurulu Anzer’i biliyor, Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, ‘Anzer değil, Ballıköy için ÇED Raporu Gerekli Değildir’ dedik diyor. Bu insanları Anzer’e götürmek ve ‘bak burası Anzer Yaylası, dünya burayı böyle biliyor. Resmi adı ise Ballıköy’ demek lazım! Çevre müdürlüğü’nde oturup, çevresi ile bu kadar ilgisiz yönetim kadrosu olabilir mi, diye şaşkınlık içindeyiz. Devletin kurumları birbirinden habersiz, kopuk bir durumda! Çevre Bakanlığı, ‘Çevreye Duyarsızlık Bakanlığı’ olarak adını değiştirebilir. Çünkü çevrelerinde olanların fiziki varlığından bile haberdar değiller” görüşünü dile getirdi.

ERDOĞAN 5 YIL ÖNCE FIRÇALAMIŞTI
DEKAP Sözcüsü Ömer Şan, İkizdere’nin birçok bölgesi için, Ekim 2010’da sit alanı kararı verildiğini ancak bu kararların siyasi baskılar yüzünden kamuoyuna açıklanmadığına dikkati çekiyor. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun İkizdere Vadisini sit alanı ilan etmesinin ardından bölgedeki HES projelerinin yapımı riske girince, 23 Ekim 2010’da yaptığı konuşmada, “Değerli arkadaşım sen bugüne kadar neredeydin yahu? Bugüne kadar  oraları niçin sit alanı ilan etmediniz de şimdi HES çalışmaları başlayınca  kalktınız buraları sit alanı ilan ediyorsunuz? Bu haritaları siz yapacaksınız,  bunun üzerinde siz çalışacaksınız. Bizler yıllarca bu ülkede ‘su akar, Türk bakar’ mantığıyla suya yaklaştık  ama artık böyle bakmayalım istiyoruz. Artık ‘su akar, Türk yapar’ demeye  başladık, şimdi de önümüz kesiliyor“ ifadelerini kullanmıştı.