Ömer Şan / Birgün – 1 Eylül 2015)

Dünyanın en güzel balının üretildiği Anzer Yaylası’nın HES ve maden arama projelerine tepkiler bitmiyor. Yayla sakinleri projenin bir delilik olduğunu belirtirken Anzer Balı üreticileri son 30 yılın bal üretim rekoru kırıldığını açıkladı

Doğu Karadeniz’de bir yanda adına Yeşil Yol denilen, 8 ilin yaylalarını birleştireceği ileri sürülen yol çalışmaları devam ederken; diğer yandan da ÇED’siz HES ve maden arama projeleri geliştiriliyor. Bakanlar Kurulu kararlarıyla defalarca ‘Turizm Koruma Alanı’ ilan edilen Rize’nin dünyaca ünlü balının üretildiği Anzer Yaylası’nda, Koç Grubu’nun madencilik işlerini yürüten Demir Export’a ‘maden arama’ izni verilmesi ve ardından da Rize Valiliği oluruyla, ‘ÇED Gerekli Değil’ kararı alınması tepkilere neden oldu. Anzer Yaylası sakinlerinden eski muhtar Adil Yıkılmaz, Anzer’de HES ve maden arama sondajı yapılmasının ‘delilik’ olduğunu kaydetti.

‘BUNLAR ÇILDIRMIŞ OLMALI’
Rize Valiliği ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Rize İl Müdürlüğü’nün, Anzer veya Ballıköy isimlerinden bihaber olması ve aynı yer olduğunu bilmemesini eleştiren Yıkılmaz, “Bunun altında başka şeyler vardır. Bunlar deli midir? Anzer’in Ballıköy olduğunu bilmemek olur mu? Dünya tanıyor! Bal için sıraya giriyorlar bir kere. Yaylada HES olur mu? Şimdi de maden arayacaklarmış. İzin verilmiş bir de ÇED gerekli değilmiş. Bunlar çıldırmış olmalı! Yoksa başka yerler gibi Anzer’in de katli vacip mi oldu.? Lütfen sesimizi duyurun, anlatın bunları kamuoyuna ve dünyaya” şeklinde konuştu.

SİT KARARI NASIL ALINDI!
İkizdere Derneği’nin 2008’deki başvurusunu 2 yıl sonra değerlendiren Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, 22 Ekim 2010’da, İkizdere Vadisi ile Anzer ve Ovit yöresini de kapsayan, bir kısmı tamamlanan 22 HES projesi ile yapımı devem eden Ovit Tünellerinin de bulunduğu alan için sit kararı verdi. Dönemin İkizdere Derneği yöneticileri tarafından, bu karar kamuoyuna, ‘İkizdere Vadisi doğal sit alanı ilan edildi’ diye aktarıldı. Karara göre, bölgede taşocağı açılamayacak, madencilik çalışması yapılamayacak, HES inşaatlarına izin verilmeyecekti. Anzer Yaylası’nda yapılması planlanan 3 ayrı HES projesi de iptal ediliyordu.

ERDOĞAN FIRÇASI
Kararın kamuoyunda duyulmasının ardından, zamanın Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ve diğer bakanlar ile birlikte dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na tepki gösteriyor ve adeta tehdit ediyordu. Erdoğan, sit kararının ardından, 23 Ekim 2010’da yaptığı konuşmada, “Değerli arkadaşım sen bugüne kadar neredeydin yahu? Bugüne kadar oraları niçin sit alanı ilan etmediniz de şimdi HES çalışmaları başlayınca kalktınız buraları sit alanı ilan ediyorsunuz? Bizler yıllarca bu ülkede ‘su akar, Türk bakar’ mantığıyla suya yaklaştık ama artık böyle bakmayalım istiyoruz. Artık ‘su akar, Türk yapar’ demeye başladık, şimdi de önümüz kesiliyor” ifadelerini kullanmış, Erdoğan’ın bu sözlerinin koruma kurulları üstünde büyük bir baskı yarattığı eleştirilerine neden olmuştu. Kaldı ki, bu tehdide varan tepki ve baskılar üzerine kurul, 22 Ekim 2010’da aldığı İkizdere Vadisi’ni sit alanı ilan eden kararını kamuoyuna açıklayamamış ve sit kararını ilan edememişti. Dolayısıyla kararın hangi alanları hangi statüde sit kapsamına aldığı da bilinmiyordu.

***

BAL ÜRETİMİ REKOR SEVİYEDE
Anzer Yaylası’ndaki HES ve maden arama projelerindeki usulsüzlük ve Bakanlar Kurulu kararları, yasa ve yönetmelikleri yok sayma iddialarına herhangi bir açıklama yapılmazken; Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nden, ‘Anzer Balında Rekor’ açıklaması geldi.