(Mehveş Evin / Diken, 25 Eylül 2015. Fotoğraflar: Mehveş Evin)

Karadeniz’in çocukları, yıllardır okumak, geçinmek için büyükşehirlere göçtü. Ama çoğu toprağından kopmuş değil. Mayıs geldi mi yaylaya çıkacakları günü iple çekiyorlar.

“Senelerdir yaylamıza bakmaya doyamadık. Dumanını ayrı, güneşini ayrı, yağmurunu ayrı izleriz. Buradan ayrı kalamayız.”

mehves-evin-kavrun4

Fırtına İnsiyatifi üyelerinden Havva Reyhan ve Yeliz Ertanç’ın çocuklukları, her yaz Kavrun yaylasında geçmiş. Büyükşehirlerde yaşıyorlar ancak Yeliz, yılın dört ayı burada kalarak bizzat hayvancılık yapan sayılı genç kadınlardan: “Kavrun da Ayder gibi olacak diye çok korkuyorum. Samistal’de yol yapımına direndiğimiz için her birimizin önüne 15-20 asker diktiler. Kendi yaylamızda böyle bir şey yaşadık.”

Yola değil, ranta karşıyız
Havva, yaşananları şöyle özetliyor: “Yeşil yol yapmıyoruz, yolu düzenliyoruz diye yöre halkını ikna ettiler. Çocukluğumuzda aşağı Kavrun’dan yukarı Kavrun’a yol yoktu. Kendi imkanlarımızla, doğaya zarar vermeden bir patika yaptık. Biz ranta karşıyız. Burada koca kamyonların geçeceği bir yola ihtiyaç yok. Amacı farklı, sadece ulaşım olamaz. Karşı olunca sanki herseye karşıyız diye yansıtıyorlar. Zaten yola karşı olsak kendi imkanımızda buraya getirir miydik? Biz de onlar kadar yaşlılarımızı düşünüyoruz.”

Havva ve Yeliz gibi korkmayıp, Yeşil Yol’a karşı açılan davaya müdahil olmaya cesaret eden az. Çoğu köylü, devletten korkuyor. Yeşil Yol’a karşı olduğunu yüksek sesle söylemeye çekiniyor. Tabii yolla birlikte daha çok kazanacağını düşünenler de var. Yeliz, “Anlatmaya çalışıyoruz. Buradaki bir lokmayı bile yedirmeyecekler. Bunun farkında değiller” diyor.

Burada kayak imkansız

mehves-evin-kavrun5

Kavrun’da sohbet ettiğim, adını vermek istemeyen bir amca şöyle konuşuyor: “Asıl sorun, burada ne olacağı belli değil. Bu yolun 9 metre olmasının anlamı ne? Devlet bunu anlatmıyor. Sadece yol için bu kadar masraf yapmaları acayip.. Burada 8-10 metre kar olur, çığ düşmeyen tek yer Samistal. Her mevsim sis olur, yani kayağa elverişli değil. Sezonda belki 10-15 gün hava açık.”

Uzun çabalar sonunda, nihayet Yeşil Yol’u savunan birine rastlıyorum. Tesadüf, Rabia Özcan’ın kardeşinin çay ocağına oturmuşuz. AKP Çamlıhemşin İl Genel Meclis Üyesi olan Ercan Özcan’la aramızda geçen diyaloğu yorumsuz aktarayım…

Ercan Özcan: Sizler, haberinizi yapabilmek için çiğnediklerinizin farkına varmıyorsunuz.
M.E: Mesela ne çiğniyoruz?
E.Ö.: Yav… Mesela işte. Bir görüş var kendi kafandaki. Onunla ilgili yazarken tam donanımlı, objektif olarak, bu budur… Getirisi de olabilir şeklinde… Böyle bir şey var. Her kanal farklı şeyler anlatıyor. Olmaz abi! Doğru bir tanedir.

İki kere iki dörttür, dört nedir?

mehves-evin-kavrun2

M.E: Bu yüzden mümkün olduğunca çok insanla konuşup fikirlerini almak istiyoruz… Siz ne düşünüyorsunuz?
E.Ö.: Şunu söyleyeyim. Yeşil yola hiç karışmadım. Burada işletmeciyim. Öteki görevi boşver. Bu yaylanın vatandaşıyım. Bu yaylaya yapılacak herşey beni de etkiler. İlk Mayıs’ın sonlarına doğru mevzu face’e düştü. Fırtına İnsiyatifi 6.5 saatlik toplantı yaptı. Yol Kavrun’dan geçip evlerinin üstünden geçiyor, Samistal’e. Yol oradan olmasın diyorlar. Gerekçe, doğa tahribatı. Oradan olmasın, aşağıdan olsun. E burası doğa değil mi? Bu insanlar ne istediğini bilmiyor.
M.E.: Siz ne istiyorsunuz?
E.Ö.: Ben insanların…
M.E.: Ben onları sormuyorum. Siz ne istiyorsunuz?
E.Ö.: Doğru bir tanedir…
M.E.: Doğru nedir?
E.Ö.: İki kere iki dörttür.
M.E: Peki iki kere iki, nedir sizin için?
E.Ö.: Sen kalkıp da doğa katliamını örnek göstererek yola karşıyım diyorsan… O zaman aşağıdan da yol geçebilir demeyeceksin. Bize bağışlanmış bu güzellik…

M.E.: Cevap vermediniz hala. Sizin isteğiniz, doğrunuz ne?
E.Ö.: Ben diyorum ki… O kadar çok ağzı olan konuşuyor ki. Samimi söylüyorum şu anda belki de gerçekten görülmesi gerekenler görülemiyor. Konuşmaların çokluğundan dolayı. 50 kişi yorum yaptı. Çok laf çıktı. 300 maden ocağının yeri hazırlanmış filan… İhalesi yapılmış. Ya Allah’ını seven adam.. Ben kalkacağım şurda altın çıkaracağım… Trilyon dolarlık işe gireceğim. 50 milyarlık yoldan sebep böyle bir şeye girmem yani. Aldım mı burasını, çıkartırım madenimi, giderim. İşimi görürüm.
M.E.: E öyle oluyor genelde zaten.
E.Ö.: AKP meclis üyesi olabilirim. Ama doğru bir tanedir. Benim yaylaya, yaşam alanıma tecavüz edemez. Kusura bakmasın tepki veriririm yani. İl genel meclisinde de söyledim. Yolun buradan geçmesi sıkıntı çıkarır.
M.E.: Yani yol Kavrun’a kadar gelsin, daha yukarıya çıkmasın mı?
E.Ö.: Evet. Hayvanların geçiş noktası. Zaten daha yukarıda yerleşim yok. İşletme yok. Benim midem bulanır böyle bir şeyden. Hiç kimse kusura bakmayacak…