(Aysun Yazıcı / Taraf – 27 Eylül 2015)

Beyoğlu’nda çok sayıda esnafı isyan ettiren “dönüşüm” kararlarından bir tanesi Zambak Sokak’taki Çinçin Restoran’da yaşandı. Beş yıl önce 270 bin lira masraf yapılarak hizmete açılan ve “riskli yapı” kararı alındıktan sonra boşaltılması istenen Çinçin Restoran’ın Danıştay’a uzanan yargı mücadelesi şöyle gelişti: 2009 yılında restoran olarak hizmete giren Çinçin Restoran, daha sonra bar olarak faaliyet göstermeye başladı. “15 yıl boyunca biriktirdiğim parayla bu dükkânı açtım” diyen bar sahibi Özen Kulaçoğlu, Temmuz ayında, Belediye’den kötü bir haber aldı. Beyoğlu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nce gönderilen yazıda, Çinçin Restoran’ın da faaliyet gösterdiği binayla ilgili, “Depreme dayanıksız, riskli yapı” kararı alındığı ve binanın 60 gün içerisinde tamamen boşaltılması istendi. Koruma Kurulu kararıyla “tarihi eser” olarak tescillenen binanın yıkım kararının ardından, işletme sahibi Kulaçoğlu yargı mücadelesi vermeye başladı. Avukatı aracılığıyla dava açan Kulaçoğlu, “Burası tarihi eser niteliği taşıyan ve 2005 yılında güçlendirme gören bir bina. Buna rağmen, bir sabah belediye yetkilileri gelip ‘Ceketinizi alıp burayı terk edin’ diyorlar. Ben buraya yılların yatırımını yaptım. Zararımın tanzim edilmesi gerekiyor” dedi.

OTEL YAPMAK İÇİN BEYOĞLU’NU YIKIYORLAR

“Riskli yapı” kararları sonrası kiracıların itiraz haklarının yok sayıldığını vurgulayan Kulaçoğlu’nun avukatı Fırat Durak, Beyoğlu Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkında dava açtı. Dava dilekçesinde, Beyoğlu Belediyesi’nin tahliye ve yıkım kararı ile 6302 sayılı yasayla ilgili, kiracıların itiraz ve dava haklarını yok sayan hükümlerin iptali istendi. İdare Mahkemesi’ne açılan dava “görevsizlik” kararıyla Danıştay’a gönderildi. Kentsel Dönüşüm uygulamaları sırasında mal sahiplerinin esas alındığını, kiracıların itirazlarının ise yok sayıldığını söyleyen Durak dilekçesinde, uygulamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti. Beyoğlu’ndaki ranta dikkat çekilen dilekçede, “Beyoğlu İlçesinde söz konusu binanın da aralarında bulunduğu çok sayıda tescilli eser, bölgenin bir oteller bölgesine dönüştürülmek istenmesi sebebiyle bu yolla yıkılmaya çalışılmaktadır” dendi.

20’YE YAKIN ESNAF TAHLİYE BEKLİYOR

Beyoğlu’nda çok sayıda esnafın, Afet Yasası kapsamında tahliye edilmeye çalışıldığına vurgu yapan Beyoğlu Kent Savunması’ndan avukat Eren Can, “Afet Yasasında dava açma ehliyeti mal sahibine veriliyor, kiracılar yok sayılıyor. Bu kanun, rantın en yüksek olduğu Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli ve Kadıköy’de çok sert bir şekilde uygulanıyor. Şu an, Beyoğlu’nda 20’ye yakın köklü esnaf bu kanun nedeniyle yerlerinden çıkartıldı. Şu an, İstiklal Caddesi’nin başından Galatasaray’a kadar 20’ye yakın esnaftan da yerlerini boşaltmaları isteniyor” dedi.

GEZİCİ ESNAF YERİNE PALALI ESNAF İSTENİYORbks4

Beyoğlu Kent Savunması’nın diğer avukatı Deniz Özgür ise, Beyoğlu’nun ekonomisinin el değiştirdiğinin altını çizdi. Özgür: “2009 yılında Beyoğlu’nun tamamını turistik bir hale dönüştürecek bir imar planı geçti. Bu plan, bölgenin turizme açılmasını, konut alanlarının yok sayılmasını öngörüyor ve buna bağlı olarak küçük esnafın yok edilmesi amaçlanıyordu. Bu yasayla Beyoğlu’nda sermayenin el değiştirme çabası gün yüzüne çıktı. Burada, küçük esnafın belini kırarak, kendi istedikleri sermayeyi Beyoğlu’na yığmak istiyorlar. Özellikle Gezi’den sonra bu tip esnafa yönelik acımasız bir politika içerisindeler. Muhalif esnafları ezerek, işletmeleri kapatmaya çalışıyorlar. Erdoğan yerel seçimler sonrasında yaptığı konuşmada ‘Yeni Türkiye’yi Beyoğlu’ndan inşa ediyoruz’ demişti. Beyoğlu’na egemen olmak ve gezici esnafı gönderip palalı esnafını buraya yerleştirmek istiyorlar.”