(Olgu Kundakçı / Birgün – 19 Ekim 2015)

Greenpeace’in Bulgaristan ekip lideri Petrova, İğneada’ya kurulacak nükleer santralı değerlendirdi: Sadece Türkiye ve Bulgaristan için değil tüm Balkanlar için felaket olur

İğneada’ya kurulacağı açıklanan nükleer santral Bulgaristan’daki çevre hakkı savunucularının da tepkisini çekiyor. Greenpeace’in Bulgaristan ekip lideri Denitza Petrova, Kırklareli’nin Bulgaristan sınırına yakın bir noktasında, longoz ormanlarına yapılmak istenen santralın yalnızca Türkiye için değil tüm Balkanlar için felaket olacağı görüşünde. BirGün’e konuşan Petrova, “Nükleer santral Bulgaristan için büyük risk oluşturacak” diyerek şunları söylüyor: “Bir Nükleer santralın çevresinde genellikle 30 km ve 100 km yarıçaplarında olmak üzere iki güvenlik bölgesi belirlenir. Her iki durumda da Bulgaristan toprakları bu doğrudan tehlike alanının içinde yer alıyor. Özellikle büyük şehirlerimizden biri olan Burgaz, kurulduğu takdirde santrale oldukça yakın olacak.”

‘Faciadan ders alınmalı’
‘Güvenli nükleer reaktör’ diye bir şeyin söz konusu olmadığını vurgulayan Petrova, nükleer felaketleri hatırlatıyor: “Geçmişten aldığımız dersler her on yılda bir büyük bir nükleer kazanın yaşandığını ortaya koyuyor. Three Mile adası, Çernobil, Fukuşima yaşanan büyük facialardı. Kurulacak nükleer santral yalnızca Türkiye ve Bulgaristan için değil bütün Balkan bölgesi için risk oluşturur. Türkiye’nin nükleer reaktörlerle ilgili herhangi bir deneyimi yok. Ve acil durum planları yalnızca teoride kalacaktır. Deneyimi olan Japonya bile Fukuşima felaketinde durumla başa çıkamadı ve yaşanan facia geleceğe yönelik bir iyileşme beklentisi olmadan sürüyor.”

‘Doğa ve turizm etkilenir’
İğneada’ya yapılacak nükleer santral Petrova’ya göre İğneada’daki longoz ormanlarının Bulgaristan’a uzandığı Strandzha Milli Parkı’nı da tehdit edecek: “Bölgenin oldukça kendine has ve önemli bir ekosistemi var. Bulgaristan sınırlarında kalan longoz ormanları Strandzha Milli Parkı statüsünde, en büyük koruma alanı. Nükleer santral planı kuşkusuz milli parkın doğasını etkileyecek ve kıyı şeridinin güzelliğini bozacak. Güney Bulgaristan’daki turizm de olumsuz etkilenecek.”

‘Yenilenebilir enerjiye yönelin’
Bulgaristan’da Tuna Nehri kıyısına kurulmak istenen Belene nükleer santralinin inşasına karşı mücadele ettiklerini ve 2012 sonunda resmi olarak projenin iptal edildiğini anlatan Petrova “Nükleer enerjinin gereksiz olduğunu herkesin anlaması yıllar aldı. Nükleer enerji Türkiye için de gereksiz. Türkiye’nin güneş, rüzgâr ve biyokütle enejisi gibi ciddi bir yenilenebilir enerji potansiyeli var. Yapılacak yatırımlar güvenli ve temiz bir seçenek olan yenilenebilir enerji yönünde olmalı” diyor.