(KosMedya / 31 Ekim 2015)

Orman, mera, sulak alan, milli park şeklinde statülendirilmiş çeşitli doğal alanların devletin sitemli eliyle sermayenin tahribine açılışı sürüyor. Meraları tehdit eden şehirleşme baskısı ise, 30 Ekim 2015 tarihinde Mera Yönetmeliği’nin 8’inci maddesinin 5’inci fıkrasına eklenen ve birinci sınıf mera alanları üzerinde 20 yıllık ot bedeli karşılığında inşaatın önünü açan bir bent ile tırmanmış durumda.

hayvancilik-orfb5tuu

Resmi Gazete’de yayınlanan değişikliğe göre;

“Tahsis amacı değişiklikleri müracaatlarında, Bakanlar Kurulu kararı ve ilgili kentsel dönüşüm ve gelişim alanı krokisi, belediye meclis kararı, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı içerisinde kalan Kanun kapsamındaki taşınmazların, çevre parsellerini de gösterir kadastro tekniğine uygun 1/5000 ölçekli haritası ile komisyonca talep edilen diğer bilgi ve belgeler müracaat dosyasına eklenir.

Tahsis amacının valilikçe değiştirilmesini müteakip yirmi yıllık ot gelirinin yatırılması sağlanır. Ot bedeli yatırıldıktan sonra iki yıllık süre zarfında kesinleşmiş uygulama imar planının komisyona sunulması gerekmektedir.”

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nden Nuray Çolak, amacı dışında kullanılamayacak meraların 2004’ten beri yapılan değişikiklerle çeşitli amaçlara tahsisinin önünün açıldığını belirtti: Maden ve petrol arama, turizm yatırımları, kamu kurumlarının yatırımları gibi amaçlar gibi proje bazında uygulamaların yanı sıra 2003 yılından önce kesinleşen imar planlarında yerleşim yeri olarak işgal edilmiş meraların amacı dışında kullanılmasına izin verilmiştir. 6306 sayılı yasada, dönüşüm alanı ve rezerv alan ilan edilen yerlerde orman, tabiat ve kültür varlıkları, zeytin gibi tüm korunması yasalarla teminat altına alınmış alanlarla birlikte meralarda da bu yasaların hükümlerinden muaf tutulmasının önü açılmıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi bu maddeyi iptal ederek dönüşüm ve rezerv alanı ilan edilen yerlerde de korunmaya ilişkin yasaların göz ardı edilemeyeceğini kesin olarak karara bağlamıştır.”

Çolak ayrıca meralar üzerindeki bu tasarrufun İstanbul özelinde getireceği tahribata da değindi: “Özellikle İstanbul gibi tarım alanlarının ve meraların tehdit altında olduğu yerlerde bugüne kadar korunabilmiş olan meraların dönüşüm alanı ilan edilerek yapılaşmaya açılmasının önü açılmıştır. Oysa ki 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında da meraların mutlak olarak korunması temel ilkelerden biridir. Deprem riski ve yapı stokunun kötülüğü gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen dönüşüm projeleri ile ne yazık ki daha kötü bir kentsel doku yaratılırken orman alanlar ve tarım alanları gibi meraları da kaybediyoruz.”

Mera alanlarının imara açılması girişimi yeni değil. Daha önce de Mera Kanunu’nda inşaat sektörünün mutlulukla karşılayacağı bir değişikliğe gidilmişti. AKP Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök’ün 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14’üncü maddesinde değişiklik yapan önergesine göre, ilgili illerde “alternatif alan bulunamaması şartıyla” meralar Bakanlar Kurulu tarafından kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı olarak ilan edilebilecek duruma gelmişti.

rg

Resmi Gazete’de 30 Ekim 2015 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren değişiklik