(Cihat Ünal – Osman Yakut / Cihan 23 Kasım 2015)

Antalya’nın Korkuteli ilçesinde ayrıştırılmış ancak işlenmemiş katı haldeki kanalizasyon atıkları tarım arazilerine dökülmesi vatandaşların tepkisine neden oldu. Arazilerin verimi düşüren, hayvanların telef olmasına neden olan katı atıklar ağır koku nedeniyle çobanlar da bölgeyi terk etmeye başladı.

Yaylaları ve festivalleriyle ünlenen Korkuteli son günlerde kanalizasyon atığı ile gündeme geldi. İlçedeki tarım arazileri ve hayvancılığı tehdit eden olay, vatandaşların şikayetiyle ortaya çıktı. Korkuteli’nde yaşayan vatandaşların iddialarına göre, Antalya bölgesinden toplanan kanalizasyon artıkları arıtma tesislerinde sıvısından ayrıştırıldıktan sonra işlenmeden Korkuteli-Elmalı karayolu kenarında bulunan Ulucak Köyü Kızılova mevkiindeki tarlalara dökülmeye başlandı. Bölgede ağır bir kokuya neden olan kanalizasyon artıkları dayanılmaz boyuta ulaştı. Bölgede çobancılık yapan vatandaşlar ise ağır koku ve hastalık endişesiyle başka meralara gitmek zorunda kaldı. Ayrıca, hayvanlar tam kurumamış atıkların içerisine girerek telef olmaya başladı. Atıklar tarlalarında dışında su kuyularına da zarar verdi. Sulama ve hayvanların ihtiyaçlarını karşılamak için açılan su kuyularının etrafına dökülen atıklar sızarak bu kuyulara karıştığı da ortaya çıktı.

‘PİSLİKTEN DOLAYI HAYVANLARI BAŞKA YERE GÖTÜRDÜM’

Bölgede çobancılık yapan Murat Yıldız, daha önce atıkların döküldüğü tarlalara yakın bir noktada bulunan otlaktan başka bir yere taşınmak zorunda kaldığını söyledi. Çevrenin pisliği nedeniyle gitmek zorunda kaldığını anlatan Yıldız, “450-500 hayvan var. Aralarında kuzulayacak olanlarda var. Su tankerim, hayvanın yattığı yer buradaydı. Bir tane daha çoban arkadaş var. Kokudan duramadık malımızı alıp gittik.” dedi. Atıkları neden döküldüğünü bilmediğini belirten Yıldız, “Ama çevre olarak ben bundan rahatsızım. Aldım gittim malımı. Tarla sahibiyle uğraşacak vaktim yok benim.” ifadelerini kullandı.

‘BÜYÜKŞEHİRİN FOSEPTİK ÇUKURU HALİNE GELDİ’

Korkuteli İmecik köyü sakinlerinden Muhammet Küçükkuş da, bölge halkının çobancılık yaparan geçimini sağladığını söyledi. İmecik, Avdan, Kızılova gibi çevre köylerin meralarına işlenmemiş katı atıkların dökülmesi sonucu bölgenin Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin foseptik çukuru haline geldiğini savunan Küçükkuş, şunları kaydetti: “Normalde sistem üzerinde tesis var. Tesise dökülmesi gerekiyor. Tesise döküldüğü zaman biz buna karşı değiliz. Usulüne, kanuna uygun olursa biz tamamen destekleriz bunu. Ama bu insanlar sadece görüntü olarak bir tesis kurmuşlar. 50 kamyon geliyorsa bunun 10 kamyonunu arıtma denilen tesisin içine döküyorlar, 40 kamyonunu da tarıma açık araziye döküyorlar. Burada hayvanlar içine girerek telef olmakta. Bir hafta içerisinde kalıp telef olan hayvanlar var. İnsan dahi girse içine çıkma imkanı yok. Kepçelerle kurtarılıyor hayvanlar. Felç kalan hayvanlar var.”

Firma sahibini suçlayan Küçükkuş, itiraz eden çoban ve ilçe sakinlerinin illegal yollardan susturulduğunu iddia etti. Kızılova bölgesinde olduğu bir çok noktada benzer görüntülerin yaşandığını söyleyen Küçükkuş, atık taşıyan kamyonların rastgele bunları döktüğünü belirtti. Yaşanan olaylardan bazı tarla sahiplerinin de haberinin olmadığını ifade eden Küçükkuş, şöyle konuştu: “Tarla sahibi hakkını aramaya kalkarsa her türlü susturuyorlar. Maddi güç var arkasında. Siyasi güç olmasından dolayı vatandaş fazla dayanamıyor karşısında. Tesisi İmecik Susuz’unda. Ama çevre köyler Avdan, İmecik, Sımandır bu bölgeleri kullanıyor. Ormanlık alan tarıma açık araziler olsun. Bu şekilde dökülmesi tamamen sağlık açısından zararlı. Tıbbı atık, kimyasal atık var. Tarlaya döküldüğü zaman tarlanın verimlilik oranı düşüyor. Normalde işlemden geçmesi gerekiyor ama büyükşehirden aldıkları gibi hiçbir işlem yapmadan bu alana döküyorlar. Firma sahibinin yönlendirmesi sonucu şoförler gelip alana bırakıyorlar.”

FİRMA SAHİBİ: İDDİALAR ASILSIZ, GÖRÜNTÜLER MONTAJ

Söz konusu iddiaların sorulduğu İmecik köyünde bulunan Atık İşleme Tesisi’nin Sahibi Hamdi Sarıca, firmasının lisanslı olduğunu söyledi. Benzer işi yapan başka firmaların da olduğunu anlatan Sarıca, söz konusu iddiaları gündeme getirenlerin hiçbirinin İmecik’te oturmadığını öne sürdü. Bu kişilerin kendilerinden haraç istediğini savunan Sarıca, şunları kaydetti: “Bunların elimde belgeleri de var. Önümüzdeki hafta cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunacağım. İçinde hayvan görüntüleri olan yerler tamamen montaj. Şimdi gitsinler hadi göstersinler bulsunlar benim tesisisin orada. Ben dökerken ya da bana ait tespit göstersinler. Bu iddialarda bulunanlar hakkında tazminat davası açacağım. Benim dışımda da bu işi yapanlar var. Ben mi döktüm? Başkası mı döktü? Ben sadece tesisimin içinden sorumluyum. Benim taşımamı yapan da başka firma. Benim tesisimin kapısından içeri girip teslimat yapılana kadar sorumlu ben değilim. Taşıma firmasının sorunu bu. Taşımacı firma yolda bir şey yaptıysa beni ilgilendirmez. Bu iddialar asılsız. Bunu rakip firmalardan yapıyor olabilirler.”