(Osman Akçay / Aydın Ajans, 20 Kasım 2015)

Aydın Tabip Odası Başkanı Metin Aydın, tarım kenti Aydın´ın topraklarının enerji için parsel parsel satıldığını söyledi. Satılanın toprak değil Aydın´ın geleceği olduğunu belirten Aydın Tabip Odası Başkanı Metin Aydın, “Aydın´ın Geleceği parsel parsel satılmakta. Artık yeter. Aydın ili topraklarının parsel parsel kamulaştırılarak yok edilmesi uygulamalarından vazgeçilmeli. Aydın ili seçilmişleri, atanmışları ve halkından  Aydın kazanımlarına, tarımına, suyuna, havasına, toprağına yani sağlıklı ve mutlu geleceğine, yaşamına bir araya gelerek sahip çıkmalarını istiyoruz.” dedi.

2007 yılında çıkarılan jeotermal yasası ile Aydın toprakların yüzde 70´inin jeotermal santrallerin kullanıma açıldığını iddia eden Aydın Tabip Odası Başkanı Metin Aydın, bu jeotermal işletmeler yasaların kendilerine tanıdığı kolaylık ve ayrıcalıkla, ülke yönetimindeki iktidarların tarımı, doğal ve kültürel çevreyi, insan ve canlı sağlığını dışlayarak  ne pahasına olursa olsun illede enerji diyerek hoyratça hareket ettiklerini söyledi. Tabip Odası Başkanı Metin Aydın, “Şu anda Türkiye´de 225 adet jeotermal saha var. Bunların 190 tanesi Aydın´da yer almakta. Hali hazırda Türkiye´de faaliyette olan jeotermal santrallerin yüzde 80´i Aydın´da olacak. Gelecekte açılması düşünülen ve proje aşamasındaki jeotermal santrallerin yüzde 70´de Aydın´da yapılacaktır.” dedi.

Bu kadar çok sayısal ve alan yoğunluğu işgal eden jeotermal santrallerin Aydın´da yer alması çevre ve doğal yaşamı, insan sağlığını, arım faaliyetleri ciddi anlamda etkileyeceğini ifade eden Aydın, “Jeotermal santrallerin, sınırları belli bir toprak alanında sayısal olarak çok fazla kurulması ve bulunması, bu işletmelerin kurulum ve faaliyet sırasında akışkanlarını geri reenjekte etmemeleri, buharlarını filtrelemeden havaya salmaları nedeni ile insanların sağlığında, tarımda, doğal yaşamda ciddi zarar oluşmakta, pek çok çevre kirliliği meydana gelmekte, pek çok doğal felakete de davetiye çıkarmaktadır. Aydın´da yer alan sayısal olarak bu yoğunluktaki jeotermal santrallerin insan ve doğal yaşama yaptığı zarar bir yana, bu işletmelerin en önemli zararları Aydın´da üzerinde yaşanılacak ve tarım yapılacak, geleceğimizi inşa edebileceğimiz toprak miktarının azalmasına neden olmalarıdır. Nitekim TÜİK verilerine göre 2015 yılında Türkiye´de ortalama 14,3 dekar toprağa 1 traktör düşerken, Aydın´da 9,1 dekar toprak alanına 1 traktör düşmektedir. Yani Aydın´da tarım yapılabilen toprak miktarı her geçen gün azalmaktadır. Bu sayısal azalma Aydın´ın en önemli tarımsal ürünleri olan incir, zeytin, pamuk, kestane rekoltesinde de her geçen gün artmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Son iki yılda kuru incir üretiminin 80 bin tondan 40 bin tona düştüğünü belriten Aydın, “Bu azalma trendi 2015 yılında da devam etmektedir. 2015 yılında Aydın´da jeotermal santrallerindeki en yoğun olduğu Germencik bölgesindeki zeytin rekoltesi 2014 yılına göre yüzde 23 azalmıştır. Türkiye´de en fazla kestane üretimi Aydın´da yapılmaktadır. Fakat her geçen gün artan ve geniş bir sahaya yayılan kestane ağacı kanseri nedeni ile Aydın´da kestane ağacı ve kestane üretimi azalmaktadır. Aydın´da tek artış gösteren ise maalesef insanlarda solunum sistemi, kanser, dolaşım sistemi hastalıkları ve bu hastalıklara bağlı artan ölüm oranlarıdır. 2010–2013 döneminde Aydın´da kanser sayısı Türkiye ortalamasından 2,5 kat fazla artmıştır. Bu artış 2014 yılında da devam etmiş ve Aydın´da kamu hastanelerine yatan kanserli hasta sayısı Türkiye ortalamasından yüzde 35´daha fazla olmuştur. Mevcut durum Aydın´da doğal yaşam, çevre, tarım, insan sağlığı yönünden sürdürülemez noktaya gelmiş olmasına rağmen, enerji üretimini tüm bu unsurların önünde gören iktidar politikaları nedeni ile Aydın´da yeni jeotermal saha açma, kamulaştırma faaliyetleri kamuoyuna ve yargı kararlarına rağmen son sürat devam etmektedir.” dedi.

Aydın Valiliği´nin Büyükşehir Belediyesi´nin itirazlarına rağmen yeni 36 jeotermal saha açma ihalesi Büyükşehir Belediyesi tarafından yargıya taşıdığını ve yargının Temmuz 2015 tarihinde bu ihaleyi iptal ettiğini belirten Aydın, “Fakat enerji hırsı nedeni ile Aydın´da yeni jeotermal kuyu ve santral açma çalışmaları artarak devam etmektedir. Aydın şehri şu anda  jeotermal santral ve kuyuları ile tamamen kuşatılmıştır. Aydın şehrinin kentsel büyümesi doğusunda yer alan Yılmazköy, Köşk jeotermal santralleri, batısında yer alan Germencik ve İncirliova santralleri ile sınırlandırılmışken şimdi güneyinde Çine yolunda yer alan Aydın otogarın doğu ve batısında başlayan jeotermal kuyu açma faaliyetleri ile daha da engellenmiştir. Tüm bu jeotermal faaliyetler nedeni ile Aydın şehri tamamen kuşatılmış, hapsedilmiş, geleceği elinden alınmış, yok olmaya terk edilmiştir. Aydın şehrinin doğusunda yer alan jeotermal işletmeler bu günlerde yeni bir atak yapmış, şehrin doğuya doğru gelişmesine engel oluşturan hapis sınırını güçlendirecek yeni bir kamulaştırma kararının Bakanlar Kurulu´ndan çıkmasını sağlamışlardır. Bakanlar Kurulu´nun 9 Kasım 2015 tarihinde aldığı 8229 sayılı karar ile Aydın ili Köşk ilçesi Yavuz köy mahallesi Kuruçeşme mevkiininde J-550 numaralı jeotermal kaynak işletme sahasında yapımı devam eden jeotermal enerjiye dayalı santral kapsamında 17100 m2 yüz ölçümündeki tarım arazisi ve sulak alanın Aydın Valiliği tarafından acele kamulaştırılmasına karar almıştır. Bu kamulaştırma kararı ile bir kez daha görülmüştür ki Aydın ili toprakları parsel parsel jeotermal santraller için kamulaştırılmakta, enerji adına Aydın´da tarım, doğal yaşam, insan ve canlı sağlığı, kentsel gelişim kolaylıkla göz ardı edilebilmekte.” dedi.

Aydın´dae tüm jeotermal kapasite kullanılsa Türkiye´de üretilen tüm elektrik enerjinin ancak yüzde 1,5 miktarının karşılanabilineceği belirten Aydın, “Aydın´da yaşayanlar, seçilmişler ve atanmışlar tarafından çok  iyi bilinmelidir. Burada önemli olan ve verilmesi gereken karar bu yüzde 1,5 enerji  miktarı adına Aydın tarımının yok olmasına, insan ve canlı sağlığının bozulmasına, doğal ve kültürel mirasımızın yok olmasına göz yumacak mıyız, yoksa red bayrağını kaldırarak iktidarı ve kanunları uygulayanları doğal yaşamdan, sağlıktan, tarımdan, yerel gelişmeden yana karar alması konusunda çaba ve gayret gösterecek miyiz? Aydın Tabip Odası olarak iktidara ve yerel de kanun uygulayıcılarına Aydın´da tarımdan, yaşamdan, sağlıktan, doğal ve kültürel zenginliğimizden yana karar almaları konusunda acil çağrıda bulunuyoruz.”