Mary Robinson & Melanne Verver / The Guardian | Çeviri: Yaren Köse / Yeşil Gazete – 23 Aralık 2015)

Kadınlar iklim değişikliğinin cinsiyete bağlı etkilerine ciddi derecede maruz kalmalarına rağmen karar alma sürecinde sistematik olarak eşit temsil edilmiyorlar ve bu bir sorundur.

Dünya devletleri iklim değişikliğini ele almak için Paris’te toplanırken, bu tarihi müzakerelerde kadınların merkezi bir rol alması çok önemliydi. Etkin iklim eylemi için cinsiyet eşitliği esas önemde.

Dünya, nüfusunun yarısının ihtiyaçlarını ihmal etmeyi, yenilikçi çözüm bulma yeteneklerini ve güçlerini görmezden gelmeyi kaldıramaz.

Yapısal ve kültürel uyumsuzluklar, kadınları iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine daha da açık hale getiriyor. Doğal afetler ve iklim değişikliğine bağlı olaylar sonucu kadınların hayatını kaybetmesi erkeklere kıyasla daha olası. Hayatta kalan kadınların çoğu hukuki varlığa ve mülk edinme hakkına sahip olmadığı için hayatlarını yeniden kuracak kaynakları da oldukça az.Kadınlar ailelerini geçindirecek su, yakacak ve yiyecek gibi yaşamsal öneme sahip kaynaklara ulaşmak için giderek daha uzun mesafeler katediyor ve çoğu zaman tehdit ve istismara maruz kalıyor.

paris iklim değişikliği

Bogota, Kolombiya’da Paris İklim Değişikliği Konferansı öncesinde yürüyüş yapan kadınlar. Fotoğraf: Jose Miguel Gomez/Reuters

İklim değişikliğine bağlı çevresel yıkım ve doğal afetler aynı zamanda birçok yerinden edilme ve zorunlu göçe yol açıyor. Göç, iklim değişikliğine uyumlanma sürecinde hayat kurtaran bir araç olmasına rağmen, zorunlu göç kadınların maruz kaldığı eşitsizlikleri sürdürüyor ve hatta daha da derinleştiriyor. Ailenin erkek bireyleri göç ettiğinde, kadınlar, ailenin tek geçim kaynağı olmalarının yanında, geleneksel görevleri olan bakıcılığı da yerine getirmek üzere arkada kalıyor. Kadınlar göç etmek zorunda kaldığında ise fiziksel ve ekonomik güvenlikleri tehlikeye düşüyor ve çoğu zaman insan tacirlerinin hedefi haline geliyorlar.

Georgetown Kadın, Barış ve Güvenlik Enstitüsü yakın zamanda yayınladığı yeni araştırmada iklim değişikliğini bir insan hakları gerekliliği, küresel güvenlik tehdidi ve ekonomik istikrar üzerinde amansız bir yük olarak incelemekte. Rapor, şu noktanın altını çiziyor: kadınlar, iklim değişikliğinin cinsiyete bağlı etkilerine – olumsuz ekonomik, sosyal ve fiziksel sonuçlar da dahil olmak üzere- ciddi derecede maruz kalıyorlar. Ancak karar alma sürecinde sistematik olarak eşit temsil edilmiyorlar.

Rapor aynı zamanda, dünyanın çeşitli yerlerinden topladığı birçok örnek ile kadınların değişimin esas etkin öğesi olduğunu gösteriyor. Saldırıya açık olmalarına rağmen, kadınlar dünyanın birçok bölgesinde uyum sağlama ve risk azaltma çabalarına, yaratıcı ve yerelleşmiş çözümler aracılığıyla katkıda bulunuyorlar. Çok sayıda aracı kurum, kadınlara, küresel iklim değişikliği tehdidini azaltmaya da yarayacak sürdürülebilir işlerini yaratma olanağı sunmak için çalışıyor.

Kadınları güneş teknisyenleri olarak yetiştiren bir yenilenebilir enerji sosyal girişim olan Grameen Shakti’yi ele alalım. Bugüne kadar 1.000’den fazla kadın bu programda eğitim gördü ve daha binlercesi güneş enerjisi kurulumu ile ilişkili görevler üstlendi. İklim değişikliğinin en kötü sonuçlarına ziyadesiyle hassas olan Bangladeş’te yaklaşık 800.000 eve güneş paneli ünitesi yerleştirdiler.

Bunun gibi model programlar, hem kadınların hayatını sürdürülebilir yaşamı ulaşılır kılarak değiştiriyor hem de müşterilerinin ve ait oldukları topluluğun hayatlarını iyileştiriyor.

Kadınlar aynı zamanda ormansızlaşmanın olumsuz etkileri ile mücadele ediyorlar. Iztapa, Guatemala’daki kadınlar International Reforestation Alliance (AIRES) ile ağaç dikmek ve işletmek için ortaklık kurarak, toprak erozyonunu önlüyor ve karbon tutumunu destekliyor. Kadınlar şimdiye kadar 150.000’den fazla ağaç dikerek bölgenin dağlık yamaçlarının ağaçlanmasına katkıda bulundu. Ayrıca geleneksel sobanın yarısı kadar yakacak odun kullanan 800’den fazla enerji etkin tuğla soba yaptı. Kadınların eğitim, teknoloji ve finansal kaynaklara erişimi, çözümlere katkı sunmada hayati önemde olan rollerini iyileştirmek için elzemdir.

Diğer küresel sorunlara kıyasla iklim değişikliği birbirimize bağlılığımızı, ortak çalışma ihtiyacımızı ve anlamlı katılımı belki daha iyi hatırlatıyor. İklim değişikliği konuşmalarında kadınlar hem ülke heyetleri hem de iklim değişikliğine odaklanmış çok yönlü ajansların temsilcileri içerisine karar alıcı liderler olarak dahil edilmeli.

İklim değişikliğini ele alan resmi müzakereler ile sahanın gerçeklerini aktarabilen sivil toplum organizasyonlarının kadın liderleri arasında daha açık ve istikrarlı iletişim kanallarının mümkün kılınması çok önemli. Kadınların katılımı bir seçenek değil, stratejik bir gereklilik. Yeni anlaşmanın dili iklim değişikliğinin cinsiyetçi etkilerini tanımalı ve hem giriş maddelerinde hem de işleyişe dair maddelerde kadınların liderliğini güçlendirecek öneriler getirmeli.

Paris konferansında sonrasında, iklim değişikliği ve etkilerine cevap vermek için kaynakların ne şekilde akıtılacağına karar verilirken tüm finansal düzenlemeler cinsiyete duyarlı olmalı. Çoğu zaman, kadınlar hayati önemdeki çabalarının karşılığını alamıyor.

Kadınlar iklim değişikliğinin ortaya koyduğu çok sayıdaki zorluğu çözme çabalarına anlamlı katkı sunma hakkına sahiptir. Bu yapılması gereken doğru şey olmasının yanı sıra hem insanlar hem de dünya için yapılması gereken akıllıca şeydir. Sağlığımız, yaşantımız ve insan haklarının korunması ile ortak geleceğimiz buna bağlı.