(Sendika.org / Kaynak: DİHA – 9 Ocak 2016)

Bergama’da, devletin kayyum atadığı Koza A.Ş.’ye ait altın madeninin kapasitesinin 3 katına çıkarılması planlanırken, açılacak üçüncü atık barajı için yüzlerce ağaç yok edilecek

Ege Bölgesi’nde Yırca, Aliağa ve daha bir çok yerde madencilik faaliyeti için yapılan ağaç katliamlarına Koza Aş.’nin Bergama’daki altın madeninin kapasite artırımı için yapılacak üçüncü atık barajı eklendi. Dikili ilçesine bağlı dünyanın en kaliteli çam fıstığının yetiştiği Kozak Yaylası’na komşu Çukuralan Köyü’nde altın madeni işletmecisi sermaye çevrelerinden Koza A.Ş.’ye ait madenin üç kat kapasite artışı planlanıyor. Geçtiğimiz günlerde kayyum atanan şirket tarafından kapasite artışı nedeniyle devletin izniyle ve eliyle üçüncü atık barajı için ağaç kıyımına başlayacak. Madenin kapasite artışıyla şu anda 192 hektarlık mevcut işletme alanının 323 hektara çıkarılması planlanırken, bölgedeki doğal ve kültürel yaşam çerçevesinde büyük tehdit yaratan ve geçtiğimiz günlerde dolan iki atık havuzuna, üçüncüsünün eklenecek olması UNESCO Kültür Miras Listesi’ne girmiş Bergama’da doğal yaşamı felç edecek.

Daha önceki ağaç kıyımında 7 bin 743 ağaç kesilmişti
Bergama Dikili bölgesinde 2010 yılında da Çukuralan köyünde altın madeni işletmecileri tarafından resmi rakamlara göre 7 bin 743 ağaç kesildi. Dünyanın en kaliteli çam fıstığını üreten Kozak Yaylası’nda altın madeni işletmeleri için yapılan doğa katliamı o dönemde de tepkilere neden olmuş ancak sermaye grupları devletin de desteğiyle ağaç katliamını gerçekleştirmişti. Göz göre göre bu katliama izin verilirken, bir ton kayaçtan elde edilecek yalnızca 4 gram altın için yüzlerce yılda oluşan ormanlık alan feda ediliyor.

koza altın bergama2

‘ÇED masasının iki tarafında da hükümet vardı’
Bergama Çevre Platformu Yöneticisi Erol Engel, iki gün önce proje ile ilgili ÇED toplantısının gerçekleştirildiğini ancak toplantıya çevreciler ve köylülerin alınmadığını belirtti. Masanın iki tarafında da hükümet olduğunu kaydeden Engel, “Bergama, Çandarlı ve Dikili’den duyarlı yurttaşlarla gittiğimizde toplantının yapıldığı köy kahvesinin içi ve dışı tamamen çalışanlarla doldurulup, bizim oraya girişimiz engellendi. Dolayısıyla bugün orada yapılan halkı değil de maden çalışanlarını bilgilendirme toplantısıydı” dedi.

‘Suç duyurusunda bulunacağız’
Toplantıya giremeyen yurttaşlar olarak bir tutanak düzenlediklerini belirten Engel, bu tutanağı ilgililere ileteceklerini belirtti. Var olan iki atık barajını dahi korumaktan aciz bir firma olduğunu belirten Engel, üçüncü barajın özelikle yöre tarımını riske atacağını belirtti. ÇED toplantısına giremedikleri için kaç ağaç kesileceğini soramadıklarını, 2010 yılında 30 bin kızılcam kesildiğini, şimdi ise kapasite üç kat arttırılacağı için daha fazla ağaç kesileceğini ifade eden Engel, “Kaygılıyız ve bu kaygılarımızla ilgili suç duyurusunda bulunacağız. ÇED yönetmeliğinin hükümlerine uyulmamıştır. Yangından mal kaçırır gibi yapılan bir toplantı söz konusudur. Güvenilirliği olmayan defalarca siyanürlü atıkları doğaya salan bir firma var karşımızda. Bu firmaya yönelik kapasite artırılarak bölge turizmi, tarımının riske atılmış oluyor” dedi.