(WWF Avrupa Ofisi ,Çev: Aysu Uslu /Yeşil Gazete – 31 Ocak 2016)

Akdeniz şu anda ciddi bir büyümeyle, tabiri caizse “mavi hazine avı” kurbanı olma ihtimali ile karşı karşıya. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF)’na göre sürdürülebilir bir gelişme adına uzun vadeli bir plan yapılmaıkça Akdeniz’in ekonomimizi ve refah seviyemizi sürdürebilmesi mümkün olmayacak.

WWF tarafından yürütülen bir çalışma olan MedTrends, bizlere ilk kez 8 Akdeniz ülkesinde (Hırvatistan, Kıbrıs, Fransa, İtalya, Yunanistan, Malta, Slovenya, İspanya) yapılan denizcilik faaliyetlerinin büyümesine dair geniş çaplı ve bütünleşik bir resim sunuyor. MedTrends, on önemli denizcilik sektörünü, bu sektörlerin şu anki durumlarını, geleceğe dair (2030’a kadar) gelişim eğilimlerini ve doğaya olan etkilerini örneklendirerek ve haritalandırarak analiz etti.

WWF, aralarında deniz taşımacılığı, turizm, ve balıkçılığın da bulunduğu pek çok denizcilik faaliyetinin önümüzdeki 20 yıl içinde önemli ölçüde artacağını tahmin ediyor. Bu durum dar bir alan ve deniz kaynakları için giderek büyüyen öyle bir yarış yaratıyor ki daha şimdiden baskı altındaki ekosisteme daha da büyük bir baskı yapılacağı gerçeğini kaçınılmaz kılıyor. Bu havza için acil olarak koordineli ve uzun vadeli bir plan yapılması gerekiyor.

1

AB üyesi Akdeniz ülkelerinde Mavi Kalkınma ve koruma alanlarının kesiştiği alanlar. Görsel: WWF

WWF Akdeniz Girişimi direktörü Giuseppe Di Carlo bu konu hakkındaki düşüncelerini “ Referans senaryoya göre, deniz alanı ve kaynaklarının mevcut sömürüsü açıkça sürdürülebilir değil. Akdeniz’in ulusal ekonomiye destek sağlamaya devam etmesi ve sürdürülebilir bir mavi ekonomi için katkıda bulunması sadece denizin entegre yönetimiyle mümkün.” sözleriyle ifade etti. Di Carlo “Ekonomi, sanayiler, devletler, sivil halk ve tüm taraflar, ekonomik kalkınmayı ve kaynak yönetimini bir arada tutan Akdeniz için bir vizyon edinmeliler.” diye de ekledi.

Beklendiği üzere, bir düşüş eğilimi gösteren tek sektör profesyonel balıkçılık: bugün balık stoklarının %90’ı tüketilmiş durumda. Akdeniz havzasının çıkar çatışmalarına sebep olacağı da öngörülüyor; örneğin balıkçılık ve turizm(2030’a kadar öngörülen 500 milyon turist ile Akdeniz için en önemli sektör) arasında – çünkü iki faaliyet de kıyı şeridinde gelişecek. Araştırmada belirtilene göre, yağ ve gaz çıkarımı ile yenilenebilir enerji arasında da bir çekişme olacak.

WWF Avrupa İdari Ofisi, Deniz ve Balıkçılık Başkanı Roberto Ferrigno şöyle diyor: “Son birkaç yılda ‘mavi ekonomi’ ya da ‘mavi büyüme’ terimleri kullanıma girdi. Bazıları için ‘mavi ekonomi’ sadece denizcilik sektöründeki herhangi bir faaliyeti temsil ederken, Dünya Doğayı Koruma Vakfı için bugünkü ve gelecekteki refah seviyesine katkı sağlayan, okyanuslardaki ekonomik kalkınmayı ifade ediyor. Komisyon üyesi Karmenu Vella’yı ve ekibini, bu prensibi AB’nin deniz politikalarının dayanağı olarak görmeye ve böylece okyanuslardaki yönetimi sürdürülebilirliğe doğru dümen tutmaya davet ediyoruz.”

WWF-Fransa MedTrends proje lideri Catherine Piante ise “Bu konuda Avrupa Birliği önemli bir rol oynamalı. 2014 Temmuz’unda yayınlanan Deniz Alan Planlaması Yönergesi gibi yönetmelikler kâğıt üzerinde mevcut. Fakat daha fazlası yapılmalı. Bu yönergenin uygulanması, Akdeniz’deki deniz alanının geleceği için çeşitli ölçekleri, biyoçeşitliliğin ve ekosistemin korunmasını ve yenilenmesini göz önüne alındığı, müşterek ve hırslı bir vizyon gerektiriyor. Aksi takdirde, şu anda bile ulaşılması ciddi bir risk altında olan Avrupa Komisyonu’nun ekolojik hedefleri hiçbir şekilde gerçekleştirilemeyecek.” dedi.

Piante sözlerine, “MedTrends’ten önce, Akdeniz’deki sürdürülebilir mavi ekonomiyidesteklemek adına bazı teşviklerin olmasına rağmen, denizcilik sektörünün gelecekteki eğilimleri hakkında ve bu eğilimlerin deniz ekosistemini olumlu ya da olumsuz nasıl etkileyeceğine dair çok az bilgi söz konusuydu. Bizim analizlerimiz, çözümlerimiz ve bu boşluğu doldurmak için yaptığımız şeyler Akdeniz’deki alan ve kaynakların daha bütünleşik ve daha etkili kullanımına katkı sağlıyor.” diyerek devam etti.

MedTrends projesi, sosyo-ekonomik ve ekolojik verileri, deniz ekosisteminin korunması-sektör gelişimi arasındaki etkileşimleri ve çatıimaları belirlemeye yardımcı olan kapsamlı bir konumsal analizden geçirerek elde ediyor. Böylece, bugünkü durum ile 2030’a kadar olacak gelişmeleri bir arada görmemize yardımcı oluyor.

MedTrends raporları, tüm ilgili bilgiler ve haritalar bu sitede mevcut.

Çeviren Notu: Referans Senaryo: Bir referans senaryo, gelecekteki emisyonlar ile ilgili olarak politikadan bağımsız bir referans durumdur; yani mevcut politikalarda, ekonomide ve teknolojide değişiklik olmadığı varsayımına dayalı olarak gelecekteki emisyon düzeylerinin projeksiyonlarını gösterir. (Kaynak: İklim Değişikliği Karbon Proje ve Piyasası Terimler Sözlüğü)

Haberin İngilizce Orijinali