Published on Şubat 5th, 2016 | by Kuzey Ormanları Savunması

Yoksul bölgedeki çocukların hayatını değiştiren öğretmen

(The Plaid Zebra Çeviri: Deniz Uludağ / Jiyana Ekolojik – 4 Şubat 2016)

Stephen Ritz, Amerika’nın en çetin ve yoksul bölgelerden biri olan Bronx’ta öğretmenlik ve idarecilik yapıyor ve bu bölgenin en sorunlu okullarından birinde fen bilgisi derslerine giriyor. Fakat çoğu öğretmen sınav yapma, müfredat dışı muhtemel aktiviteler düzenleme gibi öğretmenliğin gündelik rutinini içeren bazı faaliyetlerle tatmin olurken, Ritz elinden gelenden daha da fazlasını gerçekleştirdi.

yoksul1

Suç, yoksulluk, çeteler, okul bırakma gibi olgular Amerika’daki birçok bölgeye kıyasla Bronx’ta daha fazla görülüyor. Yeşil parklardan çok beton alanların, market ve güzel restoranlardan çok aşevlerinin ve lüks evlerden çok kamu konutlarının bulunduğu bir yer olma özelliği taşıyor Bronx. Bu bölgedeki insanların yarısı yoksulluk sınırının altında yaşamlarını sürdürüyor ve bunların üçte biri gıdaya erişemiyor. 62 vilayetten oluşan New York eyaletinin bütününe bakıldığında yaşamdan ve sağlık hizmetlerinden en yoksun bölge Bronx. Eğitim sisteminin güçlendirilmesine yönelik çabalara rağmen devamsızlık oranı yüksek ve okuma oranı son derece düşük. Buradaki birçok öğrenci yoksulluk çekiyor; çoğu tek ebeveynli ya da parçalanmış ailelerden geliyor ve bunların birçoğu da okula aç gidip, eve aç dönüyor. Bu durum, başarı elde edilmesini tamamen engelleyen bir kısır döngüye sebep oluyor. Fakat tüm bunların yanısıra Bronx, Stephen Ritz gibi başarılı bir öğretmene ve onun oluşturduğu Green Bronx Machine’e sahip olma şansını elinde tutuyor. Green Bronx Machine (GBM) kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. Anaokulundan üniversiteye kadarki yaş gruplarına mensup bu öğrencilerin binlercesinin hayatı yıllardır GBM sayesinde değişiyor. Öğrenciler yalnızca nasıl sağlıklı gıda üreteceklerini değil aynı zamanda yurt çapında etki yaratabilecek bir fenomeni de yetiştirmeyi GBM ile öğreniyorlar.

yoksul2

Aslında tüm hikâye bundan tam 12 sene öncesine uzanıyor. Bu başarı öyküsü Ritz’e bir kutu içerisinde nergis tomurcuklarının hediye edilmesiyle tesadüfen başlamış. Onlarla tam olarak ne yapacağını bilmediğinden, hepsini bir okulun radyatörünün arkasına koymuş ve orada unutmuş. Kısa bir süre sonra ve gene tesadüfen bazı tomurcukların çiçek açtığını farketmiş. Radyatörün sıcaklığı ve buharın yarattığı sihir, onun durdurulamaz bir vazife haline gelen fikirlerinin tohumu olmuş.

yoksul3

Ritz, geriye dönüp baktığında acımasız gerçeklerle yüzleşebileceğini çok iyi biliyordu. Ona göre, özellikle okul çağındaki gençleri etkileyen ve Bronx’u çürüten meselelerin özü birbiriyle ilintili üç konunun altında yatıyordu –yetersiz beslenme, sağlıksızlık ve okuldaki başarısızlık— ve yetersiz beslenme ile ilgili mesele çözülmediği sürece hiçbir şey değişmeyecekti. Bu nedenle Ritz, Bronxlu yoksul çocukların binlercesinin hayatını tamamen değiştirebilecek bir projeye başladı –“Yenilebilir Duvar.” Bu projeyi kendi maddi imkânıyla gerçekleştirdi. Sınıfındaki derme çatma bir duvarı birleştirdi ve orada meyve ve sebze yetiştirmeye çalıştı. Kısa zamanda başarılı oldu. Öğrencilerini tohum ekmeleri ve fide dikmeleri konusunda teşvik etti ve onların bu kapalı “çiftliğe” sahip çıkmalarına önayak oldu. Öğrenciler bu fikri hemen benimsedi. Projeye sahip çıktılar ve ektikleriyle kendi başarı hikâyelerini yazdılar. Ritz’in sınıfında derse katılım çok hızlı bir şekilde %40’tan %90’ı aşan bir orana yükseldi. Okuldaki binlerce öğrenci eve gidip hazır pizza ve patates kızartması yemek yerine sağlıklı gıdalar tüketmeye başladı; bazıları hayatında ilk kez bunu yaptı. Ritz bununla ilgili olarak, “sınıfımdaki çocuklar acıktığında ayağa kalkıp duvardan besleniyorlar,” diyor.

yoksul4

Fakat bu daha yalnızca başlangıçtı. Deney olarak başlayan bu girişim kısa süre içerisinde Bronx’ta yaygınlaştı ve zamanla ülke çapında bir proje haline geldi. Kullanılmayan boş alanlar bu yeni amaçla değerlendirilmek üzere uygun hale getirildi, diğer okullarda da kullanılmayan sınıflar bu iş için ayrıldı; hatta yerel yönetimler ve özel kurumlar bu projeye katkıda bulundular. Bağışlanan 139 m2lik yer ve Ritz’in küçük katkılarla oluşturduğu sermayenin yardımıyla, Ritz’in National Health and Wellness Center (Ulusal Sağlık ve Yaşam Merkezi) adını verdiği yapı kendi çalıştığı okulda kuruldu. GBM’nin internet sitesine göre burada “öğrenciler ve öğretmenler kendi yöntemlerini geliştirebilir ve parlak bir gelecek için çaba gösterebilirler.”

Bu kapalı mekândaki “çiftlik eğitimi”nde öğrenciler, gıda üretmeye yönelik deneyimler kazanıyor ve “mutfak eğitimi” sayesinde sağlıklı bir öğünün nasıl hazırlanması gerektiğini öğreniyor. Okuldaki 100 öğrencinin haftalık sebze ihtiyacı bu mekânda karşılanabiliyor. Bu gelişmelerle birlikte Ritz’in kapalı çiftlik fikri diğer mahalle okullarına da yayıldı. Bütün bir yılı kapsayan hidroponik bahçe ve yemek eğitim programı, JVL Wildcat Academy’e dahil edildi; artık bu okulda gözler geleceğin aşçıbaşı adaylarına çevrildi. JVL’deki işleyişe dair videoyu yazının sonundaki link üzerinden izleyebilirsiniz. Bu gelişmeleri Bissel Garden, Hyde Leadership Charter School gibi farklı birçok proje takip etti, bunlarla ilgili birçok makale yazıldı.
Bugün Stephen Ritz’in on binlerce kilo gıda üreten GBM’i hâlâ gücünü ve etkisini korumaya devam ediyor. O ve öğrencileri, New York’ta yüzden fazla okul çiftliğinin oluşmasını sağladılar ve düzenli olarak birçok aşevine gıda yardımında bulunuyorlar. Öğrencilerin okula devamlılığında ve notlarında düzenli bir artış görülüyor, 2.000’den fazla mezun öğrenci bu konuda eğitim aldı ve çatı bahçesi inşa etme ve düzenleme konusunda iş buldu. Güney Bronx bu konuda biraz daha iyi durumda. Stephen Ritz’in bu konudaki çabalarına yönelik daha kapsamlı bir bilgiye ulaşmak isterseniz, Ritz’in 2012 yılında gerçekleştirdiği TED konuşmasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

 

 

Tags: , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑