(Emre Döker / Gazete 9 Eylül – 11 Şubat 2016)

Gediz Havzası’nın ortasında kurulmak istenilen sülfürik asit üretim tesisi ve nikel madeni işletmesi için açılan yürütmeyi durdurma davasında, şirketin genel müdüründen itiraf geldi

Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki Çaldağı bölgesinde planlanan tesisin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Manisa 2. İdare Mahkemesi’nde açılan davanın duruşması yapıldı. Duruşma karar için ertelenirken, şikayetçi Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) avukatlarından Arif Ali Cangı, Çaldağı Nikel Madeni’nin Genel Müdürü Köksal İbrahimoğlu’nun çevre kirliliğini itiraf ettiğini söyledi. Duruşmada, İbrahimoğlu’nun bir önceki ÇED raporuna ilişkin olarak, “Yeni bir Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu yaptık ama yeni ÇED’de eski ÇED’e nazaran çevreye daha duyarlı bir rapor oldu. Zira önceki projede yığın liçi yöntemi söz konusuydu. Burada ise tank likit sistemi var. Bu çevreye daha az zararlı yöntem” dediğini belirterek, bu sözlerin itiraf olduğunu söyledi.
Avukat Berrin Esin Kaya da 1 ay içinde kararın çıkabileceğini vurgularken, “Bu duruşma sonrasında umutluyuz. Bilirkişi raporu ÇED raporunun iptali için yeterli. ÇED olumlu belgesini iptal edileceğine inanıyoruz. Mahkemeden savunmalarından tatmin olmaması halinde ek bilirkişi raporu istemesi yönünde de başvuru da yaptık” dedi.

TANIDIK BİLİRKİŞİ DE TARTIŞILDI
ÇED incelemesi için oluşturulan bilirkişi heyetinde yer alan ve rapora olumlu oy veren Prof. Dr Erol Kaya’nın, Çaldağı Nikel Madeni İşletmesi’nin önceki işletmesinden Bosphorous Nickel Madencilik A.Ş’ye danışmanlık hizmeti verdiği belirlenmişti. Durumu duruşmada da gündeme gelen Kaya’nın, maden ve çevre kirliliği kontrolü mühendisi ünvanıyla dosyayı imzaladığı ortaya çıktı. Böyle bir mühendislik alanı olmadığını belirten TMMOB ve EGEÇEP avukatları bu yönde itirazlarını ve TMMOB’a bağlı uzmanlık alanlarıyla ilgili bilgileri mahkemeye sundu.