(Kate Ravilious / The Guardian– Çeviri: Emel Türker/KOS Medya – 13 Şubat 2016)

Geçtiğimiz Kasım ayında Paris’te COP21 iklim konferansında liderlerin üzerinde anlaşmaya vardığı küresel ısınmayı 2C’nin altında tutma hedefi gerçekte o kadar da iddialı değil. Aslında pek çoğumuz birkaç derece ekstra sıcaklığı hoş görebilirdi. Öyleyse bu yaygara neden?

Maalesef ısınma bütün dünyada eşit miktarda gerçekleşmeyecek. Yakın zaman önce Nature dergisinde yayınlanan bir çalışma 2C’lik sıcaklığın – endüstri öncesi küresel ortalama yüzey sıcaklıklarının üzerinde bir artış- gerçekte nasıl hissettireceğini ve hangi bölgelerin en çok etkileneceğini gösteriyor.

Tehlikeli bölgesel alanlardan bazıları Akdeniz ülkeleri, Brezilya ve ABD ve 2C’lik küresel ısınma bu alanlar için yerelde 3C’den fazla sıcaklık artışı anlamına gelebilir. Ancak en çok zarar görmesi beklenen bölge gece sıcaklıklarının 6C’ye kadar yükseleceği tahmin edilen Kuzey Kutbu’dur.

Loughborough Üniversitesi’nden Rob Wilby “Bazı ülkelerin diğerlerinden daha çok etkilenmesi bekleniyor” dedi.

Gezegende sıcaklık artışı ortalama 1C’yi geçti ve ısınmanın istikrarsız doğası Kuzey Kutup bölgesinde hâlihazırda 2C çizgisinin ötesinde. Bu durum etkileri daha açık hale geliyor. Bu arada iklim modelleri küresel sıcaklıklar 1.4C seviyesine geldiğinde Akdeniz’de sıcaklığın 2C’yi geçeceğini ileri sürüyor.

Gezegenin %70’ini kaplayan okyanuslar karalardan daha yavaş ısınıyor ve ısınmanın istikrarsız doğasından kısmen bu durum sorumlu. Kuzey Kutbu’nda ısının yansımasını sağlayan karların erimesi gibi yerel faktörler de bu anlamda fark yaratıyor.

Araştırmacılara göre sadece sıcaklık değil yağış miktarındaki değişikliklerin dağılımında eşitsiz olması bekleniyor ve kara alanları çok daha fazla oranda yağış alacak. Wilby, “Birleşik Krallık ’ta son zamanlarda yaşanan sel vakaları ne kadar kırılgan olduğumuza dair bir öngörü sunuyor” dedi.