(Mehmet Baki Deniz / KOS Medya – 18 Şubat 2016)

Plane Stupid grubu, Heathrow Havalimanı’na yapılması planlanan 3. Piste karşı 2005’ten beri mücadele ediyor. Bu piste karşı çıkış sebepleri basit: havayolu taşımacılığının uluslararası taşımacılıkta karbon emisyonu en yoğun taşımacılık oluşu ve dolayısıyla böyle bir pist genişletmesinin iklim değişikliği hedefleriyle uyuşmazlığı. Mücadelelerini 2005’ten beri bir çok farklı grupla sürdürmekle beraber, seslerinin duyulması 2015 yılının Temmuz’unda dünyanın en büyük havalimanlarından 3 saatlik başarılı bir Heathrow Havalimanı blokaj eylemi sonrasında oldu. Bu eylem, küresel ölçekte gitgide radikalleşme eğilimleri gösteren iklim karşıtı mücadeleye ilham verici bir özellik taşıyor.

planestupidara2

Özellikle Avrupa çapında büyük heyecan yaratan bu eylemi, geçtiğimiz Aralık ayında Paris’te 21.si düzenlenen BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP21) çevresinde gelişen eylemlerden biri olarak da düşünmek lazım. Bu eylem sonrası oluşan heyecan, küresel iklim hareketinin, sistemi bütünüyle değiştirmeden bir değişim yaşamasının mümkün olmadığıyla ilgili bilincini de yansıtıyor.

COP21 sonrası fosil yakıtların yer altında bırakılması gerektiği gerçeği tamamıyla ana akım politikanın da parçası haline geldi. Dolayısıyla termikten doğalgaz santraline, her türlü fosil yakıta dayalı enerji santrallerinin iklim değişikliğiyle mücadelede birincil düşman olma özelliği pekişti diyebiliriz. Fakat, ekoloji gruplarının bir kısmı yeşil enerjiye geçişi piyasa koşulları ve mevcut mülkiyet ilişkileri içerisinde mümkün görürken, diğer gruplar ise sorunu sadece bir enerji arzı sorunundan çıkarıp, kapitalizmin yaşaması için elzem kabul ettiği artan enerji talebi sorunu olarak görüyor. İşte İngiltere’de faaliyet gösteren Plane Stupid tam da bu artan enerji ihtiyacını sorunsallaştıran, ancak bu enerji ihtiyacını sorunsallaştırarak iklim sürecinden çıkışın mümkün olabileceğini söyleyen bir grup. Plane Stupid aktivistleri, kendi sitelerinde taleplerini kısaca 4 maddede açıklıyor: a) Kısa mesafe uçuşlara ve havaalanı genişlemesine son b) İklim değişikliği tehlikesini önleyebilmek için havayolu taşımacılığını önemli bir şekilde azaltmak c) Havayolları reklamlarını yasaklamak d)Sürdürülebilir işlere ve ulaşıma adil bir geçiş.

Böylesine ekolojik ve sosyal olarak adaletsiz bir sisteme itaat etmeyi sorunsallaştırarak 2015 Temmuz’unda yaptıkları sivil itaatsizlik eylemi elbette havayolu şirketlerini korkuttu ve ticari zarara uğradıkları gerekçesiyle havaalanını işgal eden 13 eylemciye dava açıldı. Jamie Kelsey-Fry ‘in New Internationalist dergisinde yer alan makalesinde vurguladığı gibi, havayolu şirketlerinin toplum için oluşturduğu dev çevresel zararı vurgulamaya ve bu zararı ortadan kaldırmaya yönelik Plane Stupid eylemcilerinin çabası, yargıç tarafından göz ardı edildi ve 25 Ocak’ta yapılan 2. duruşmada yargıç, 24 Şubat’taki duruşmada büyük ihtimalle hapis cezası kararının okunacağını duyurdu. Bu muhtemel hapis kararının hem İngiltere’de hem de uluslararası ekoloji gruplarında büyük bir tepkiye yol açtığını ve eylemcilerin toplum üzerindeki meşruiyetini artırdığını söylemek mümkün. Türkiye’den de Kuzey Ormanları Savunması, hem İngilizce hem Türkçe bir dayanışma metni yayınlayarak muhtemel bir hapis cezasını protesto amacıyla bir dayanışma eylemi düzenleyeceği sözünü 2015 Aralık’ı sonunda verdi.

heatrow-en-01-e1451161347492 heatrow-tur1-e1451159675911

Hapis tehlikesiyle karşı karşıya kalan 13 eylemci bu durumun motivasyonlarını kırmayacağını ve hapisten çıktıktan sonra eylemlerine devam edeceklerini söylüyorlar. Eylemcilerden birinin babası olan Tim Sanderson, kızının yaptığı eylemle gurur duyduğunu İngiliz The Guardian gazetesinde çıkan bir makalesinde çarpıcı bir biçimde anlatıyor. Sanderson, yazısında aslında eylemcilerin toplum için ne derece önemli bir sivil itaatsizlik eyleminde bulunduğunu hatırlatıyor bizlere: “E, Nesbit’in Demiryolu Çocukları filminde 3 çocuğun, yoldan çıkma tehlikesi yaşayan bir ekspres treni uyararak büyük bir tren faciasını önlediği meşhur bir sahne vardır. Bunu da demiryoluna girerek ve doğaçlama bir şekilde oluşturdukları kırmızı bayrakları sallayarak yaparlar. Tren tam zamanında durur ve birçok hayat kurtulur. Çocuklar herkes tarafından bu cesur hareketleri sebebiyle takdir edilirler. Ve tabii ki bu uyarıyı demiryolu alanına izinsiz girerek yapmışlardır.

Bizler, hepimiz, bu ekspres trenin içindeyiz. Hepimiz iklim değişikliğine doğru hızla yol alıyoruz. Demiryolundan sorumlu insanlar yaklaşan tehlikenin tamamıyla farkındalar. Yolcular da biliyor, trenin makinisti de biliyor. Ama son sürat hareket etmekte olan tren, umursamaz ama yaklaşan tehlikenin farkında. Heathrow Plane Stupid eylemcileri de aynı şekilde bizi uyarmaya çalıştılar. Demiryoluna girdiler ve kırmızı bayraklarını salladılar. Evet doğru! Yola izinsiz bir şekilde girdiler ve biz bundan dolayı onlara minnettar olmalıyız.”

Plane Stupid eylemcileri böylesine hayati bir uyarıyı ilk yapan grup değil elbette. Ama şiddetsiz sivil itaatsizlik eylemlerinin sonucunda karşı karşıya kaldıkları hapis cezasına bakılırsa böyle bir uyarıyı yapmaya devam etmemiz gerekecek dünyanın her yerinde. Bu arada ise 24 Şubat’ta muhtemel hapis cezası açıklanmadan önce uluslararası dayanışmaya destek vermek hepimizin insani görevi olarak önümüzde duruyor.