(Tim Sanderson / The Guardian – Çeviri: KOS Medya – 20 Şubat 2016)

Plane Stupid’in izinsiz giriş eylemi politikacılara bir ikaz işaretiydi: havacılık endüstrisine odaklı gelişen bir ekonomiye sahip olup emisyon azaltımı yaptığını iddia etmek alçak bir aldatmacadır

Geçen Pazartesi sabahı en büyük kızım, Willesden Sulh Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Kızım 28 yaşında ve o gün, tüm hafta süren davanın ilk günüydü. Diğer 12 kişiyle birlikte, geçen sene 13 Temmuz’da Heathrow Havalimanı’nın pist alanına izinsiz girişle ve ağırlaştırılmış haneye tecavüz suçuyla yargılanıyor. O ve arkadaşları, üçüncü bir pist inşa ederek havacılık kapasitesini arttırma planlarına karşı doğrudan eylem düzenleyen Plane Stupid baskı grubunun üyeleri. Bugün ise, o ve müşterek davalı olan arkadaşları suçlu bulundu ve gelecek hapis cezası hükmünü beklemeleri söylendi. Ben ise kızımla gurur duyuyorum ve eylemini takdir ediyorum. Beklenmedik ve alışılmadık bir savunucu gibi gözüküyor olabilirim. Çalışma hayatımın büyük kısmını petrol sondajıyla geçirdim. 1980’lerde, hassas Kuzey Kutbu açıklarının ticari olarak sömürülmesiyle ilgili bilimsel araştırmaların en ön sıralarındaydım. Ondan sonraki 15 yılımı dünyanın en büyük uluslararası petrol şirketinde çalışarak geçirdim, şu anda ise petrol yöneticilerine strateji ve yönetim konusunda eğitimler veren küçük çaplı  bir yüksek teknoloji firmasının yöneticisiyim. Gereksiz büyük bir BMW kullanıyorum ve Daily Telegraph’a üyeyim. Hal böyleyken, geçen Pazartesi elimde döviz ile “No ifs! No buts! No new runways!” (şartsız, amasız, yeni pistlere hayır) sloganı atarak mahkemenin önündeydim. Neden? Çünkü bildiklerimiz ve uyguladıklarımız arasındaki tamamen kopuk bağlantı beni dehşete düşürüyor. Bu sadece uçakların gürültüsüyle ve Gatwick, Heathrow karşıtlığıyla ilgili değil. Bu küresel çevre ile ilgili. Şu anda, karbon emisyonlarındaki artışın bizi iklim felaketine sürüklediğine dair çok kuvvetli bir fikir birliğine sahibiz. Bunu herkes biliyor, vatandaşlar biliyor, hükümetler de biliyor. Peki ne yapıyoruz? Vatandaşlar olarak biz ısrarla cep telefonlarımızın şarj aletini fişten çekiyoruz ve su ısıtıcısını fazla doldurmaktan kaçınıyoruz. Sonrasında ise o kadar becerikli ve tatmin olmuş hissediyoruz ki hemen Yeni Zelanda’ya bir uçak bileti alıyoruz ve daha seyir irtifasına ulaşmadan tüm emisyon tasarruflarımızı ezip geçiyoruz.

platu2

Mahkemenin başlamasından önce Plane Stupid üyeleri beklerken. Fotoğraf: Dan Kitwood/Getty Images

Hükümetimiz bilim dünyasının mantıklı uyarılarını kabulleniyor, karbon emisyonlarını azaltmak için görünürde samimi taahhütlerde bulunuyor ve gelişen ekonomileri daha fazla sorumluluk alma ve ölçülü davranma konusunda teşvik ediyor. Fakat sonraki solukta, belli ki her şeyi unutuyor ve ciddi bir şekilde bize ekonomik büyümemizin ne kadar önemli olduğunu ve gelişen ticaret hacmine ayak uydurmak için havacılığı geliştirmenin nasıl da hayati bir öneme sahip olduğunu salık veriyor. Bunu dile getirdiğim için üzgünüm ama bu hiç de mantıklı değil. İster iş, ister kişisel, isterse de siyasi olsun, hayat seçimlerimizden ibarettir. Havacılık endüstrisine odaklı gelişen bir ekonomiye sahip olup, emisyon azaltımı yaptığını iddia etmek alçak bir aldatmacadır. Politikacılar gerçek seçimleri ortaya koyacak kadar cesur olmalılar, ki bunlar oldukça basit: ya hava ulaşımına olan bu yok edici bağımlılığımıza devam edeceğiz (ve iklim değişimini görmezden geleceğiz) ya da şu anda sıkça uçtuğumuz hayat tarzımızda kökten bir değişikliğe gideceğiz, ekonomik büyüme konusundaki stratejilerimizi gözden geçireceğiz ve – umarım ki – gezegeni gelecek nesiller için yaşanabilir bir durumda koruyacağız. Bunun, protestocuların onları mahkeme salonuna götüren bu eylemi neden yaptıklarının sebebi olduğuna inanıyorum. E. Nesbit’in “Demiryolu Çocukları” (The Railway Children) filminde, üç küçük çocuğun, ekspres bir treni güzergah üzerindeki bir göçük konusunda uyararak bir felaketi engelledikleri ünlü bir sahne vardır. Bunu, tren yoluna atlayarak  ve uydurma kırmızı bayraklarını sallayarak başarmışlardır. Tren durur – tam zamanında – ve bu sayede bir çok kişinin hayatı kurtulur. Çocuklar daha sonra bu atik ve cesur eylemlerinden dolayı övgüler alırlar. Tabi ki, onlar tren yoluna izinsiz giriş yapmışlardı. Bizler, her birimiz, o ekspres trendeyiz. İklim felaketine doğru son sürat gidiyoruz. Bilim insanları tarafından uyarıldık. Tren yolundan sorumlu yetkililer tehlikenin tamamıyla farkında. Yolcular biliyor, makinist biliyor. Yine de tren hala tam gaz uğuldayarak gidiyor, ihmalkarca, ama tümüyle bilincinde. The Heatrow Plane Stupid aktivistleri bizi tekrar uyarmayı denedi. Piste çıktılar ve kırmızı bayraklarını salladılar. İzinsiz giriş yaptılar ve bu sebeple onlara minnettar olmalıyız.