(Hakan Kara / Cumhuriyet – 3 Mart 2016)

Siz olsaydınız ne yapardınız?
25 yıldır doğayı korumak için mücadele ettiğinizi düşünün. Eylemler, davalar…
Koruduğunuz bölge muhteşem bir orman. 20 endemik bitki türü yaşıyor. Başta boz ayı, karaca, vaşak, 21 memeli hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Kafkasör’üyle, çiçekleriyle, sis basmış dağlarıyla bir cennet. Aynı zamanda kentin ana su kaynağı.
Açtığınız davaların tümünü kazandığınızı düşünün. Haklılığınız defalarca tescillenmiş. 6 dava kazanmışsınız. Danıştay bile bölgedeki maden arama ruhsatlarını iptal etmiş.
Fakat rahat bırakmıyorlar sizi. İki yıl sonra (2010) bölge yeniden madenciliğe açılıyor. Neden?
2012 yılında ihale yapılıyor, itiraz ediyorsunuz, yasal değil diyorsunuz, dinlemiyorlar.
Yeniden dava açıyorsunuz, onu da kazanıyorsunuz (2014). Dava Danıştay’da sürerken bir bakmışsınız şirket iş makineleriyle ormana giriyor.
Engellemeye çalışıyorsunuz, jandarma ve polis gelip üzerinize gaz bombası atıyor.
Size “yavru gezici” diyorlar. Ne hissederdiniz? Siz olsaydınız, ne yapardınız?

*** 

Cerattepe mücadelesi başladığında yani 25 yıl önce, Gezi eylemlerindeki orantısız şiddete karşı orantısız zekâ ve mizahla karşılık veren gençlerin büyük bölümü henüz doğmamıştı bile.
96 yaşındaki Afacan dede “yavru” sözcüğünü kimbilir nasıl karşılamıştır? Bahçesine 5 gaz fişeği atılmış. Bahçede oynayan torunlarını güç bela eve sokmuş. Sonra gaz kapsüllerini alıp polise verirken basit bir soru sormuş: “Neden?”
Yanıt verememişler sorusuna.

*** 

Yavruyla kalsa iyi. Terörist dediler insanlara, sonra Alman ajanı. Aslına bakarsanız demediklerini bırakmadılar.
Başbakan, hukuki süreç bitene kadar çalışma yapılmayacak sözü verince, gerginlik azaldı. Demek yetkililer, burada hukuki sürecin sürdüğünün farkındaymış.
Peki, hukuki süreç sürdüğü halde neden o iş makineleri Cerattepe’ye çıktı?
Neden Artvinliler coplandı, gaza boğuldu?
“Herkes hukuka saygılı olsun” dediler.
Cerattepe’de madencilik yapılmasını engelleyen 6 mahkeme kararına neden saygı duyulmuyor? Bölgedeki maden arama ruhsatlarını iptal eden Danıştay kararı neden uygulanmıyor? Neden bölge yeniden madenciliğe açılıyor?
Rize İdare Mahkemesi’nin son yürütmeyi durdurma kararı halen Danıştay’da. Bu sürecin sonunu beklemeden nasıl oluyor da aynı şirketten yeni bir ÇED raporu alınıyor ve bu rapor onaylanabiliyor? Nerede hukuka saygı? Yeniden bir dava açılmışken, mahkemedeki hâkimler neden başka yerlere sürülüyor?
Madem hukuki sürecin devam ettiğinin farkına varıldı, Cerattepe’ye çıkarılan iş makineleri neden oradan indirilmiyor?
Daha kaç dava kazanması gerekiyor Artvinlilerin, rahata kavuşabilmek için. Daha kaç bilirkişinin “bu maden Artvini yaşanmaz hale getirir” raporu vermesi gerekiyor, bu yatırımdan vazgeçmeniz için? Kaç Artvinlinin dozerlerin önüne yatması, kaçının cop yemesi, kaçının gaza boğulması gerekiyor, doğanın korunabilmesi için?
Ne olursa, oradaki insanları sesini duyacaksınız?