(İstanbul Feminist Kolektif – 8 Mart 2016)

Kadınlara ve translara çağrı;

Geçtiğimiz 8 Mart’tan bu yana kadınların ve transların hayatından erkeklerin şiddeti, baskısı eksik olmadı! Ama buna karşılık bizim mücadelemiz de gün geçtikçe daha çok yayılıyor, isyanımız büyüyor!

Yaşadığımız şiddet ortamı, barışta ısrarcı olmanın, silahların sustuğu bir yerde yaşamanın bizler için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Bugün yaşanan savaş, kadınlara ve translara yönelik şiddeti ve nefreti katlanarak artırıyor, ayrımcı politikaları keskinleştiriyor; ancak bir yandan da savaşın bizler için sonuçları görünmez kılınıyor, hiçbir tedbir alınmıyor. AKP iktidarı, erkek şiddetini meşrulaştırıcı sözlerine ve uygulamalarına devam ediyor. Aileyi güçlendirme ve nüfusu artırma politikaları, boşanma komisyonları, kadınlara anneliği, esnek ve güvencesiz çalışmayı dayatmak üzerine kuruluyor.

Erkek şiddeti ve kadınlara yönelik saldırılar hız kesmiyor. Tüm bunların karşısında biz kadınlar her şeye rağmen hayatlarımıza sahip çıkmaya devam ediyoruz. Artan baskı ortamında dahi, feministler olarak, gündelik ve politik mücadelemizi sürdürüyoruz. Bizler yaşamdan yana olduğumuzu söylüyor, tacizciyi, tecavüzcüyü teşhir ediyor, eve hapsedilmeyi reddediyor, özgür aşklara inanıyor, “kızlı-erkekli” yaşıyor, kadın kadına aşık oluyor, kahkaha atıyor, boşanıyor, istemezsek doğurmuyor, geceleri de sokakları da bırakmıyor, tüm engellemelere rağmen farklı şekillerde hayatlarımıza sahip çıkıyoruz!

Kadınlar ve translar olarak, erkek şiddetine ve bu şiddeti destekleyen devlete karşı hayatımızın her alanında mücadele ediyoruz. Sokakları hayatlarına sahip çıkan kadınların isimleri ile renklendiriyoruz.

Bir ömür boyu erkek şiddetine maruz kalan kadınların yaşamak için kocalarını öldürmek zorunda kalmaları, bize yaşamak için direnişten başka yol olmadığını gösterdi. Biz kadınlar direnişimizle, birbirimizin sesine ses katarak güçleniyoruz!

Patriyarkaya, heteroseksizme, erkek şiddetinin tüm tezahürlerine karşı evde, işte, sokakta kadın dayanışması ile güçleniyoruz.

Kadın dayanışması ve feminist mücadelemiz ile özgürleşeceğiz!

8 Mart’ta sokakları, alanları terk etmeyeceğiz!