(Pınar Demircan / Yeşil Gazete – 8 Mart 2016)

Güney Carolina’da bir nükleer santralde 6 Mart Pazar günü yangın çıktı ve santral kısmi olarak kapatıldı. Şirket yetkililerin açıklamalarına göre herhangi bir radyoaktif tehlike yok.

Santralin işletmecisi Duke Energy şirketinden bir çalışanın beyanına göre patlamaya nükleer santralin  şalt sahasındaki bir arıza sebep oldu. Pazar günü meydana gelen bu olay basına “Beklenmeyen olay (Unexpected event)” olarak yansıtıldı ve pazartesi patlamanın kaynağının ne olabileceğine dair araştırmalar devam etti .

Bir radyoaktivite yayılımı söz konusu değil” şeklinde yapılan yazılı açıklamada trafoda  meydana gelen yangının reaktörlerin uzağında meydana geldiği de belirtildi.

Nükleer santral Blue Ridge dağları yakınında kurulan Keowee suni göletinin yanıbaşında ve 3 reaktörü bulunuyor. Bu olaydan dolayı 1 nolu  reaktör devreden çıkarılırken diğerleri operasyona devam ettiriliyor. Bununla beraber kapatılan reaktörün ne zaman tekrar devreye alınacağına dair bir açıklama da bulunmuyor.

ocenee-2

Nükleer düzenleme komisyonu raporuna göre patlama öğleden sonra 15.12’de meydana geldi ve her 3 reaktör binasındaki yangın alarmlarını çalıştırdı . İtfaiyenin müdahalesi ise öğleden sonra 17:08’de gerçekleşti.

Patlamanın yaşandığı nükleer santrale araştırma yapmak için giden  uzmanlardan oluşan ekiptekiNükleer Düzenleme Komisyon sözcüsü Roger Hannah’a göre  bu patlama hiç de hayra alamet değil. Hannah “Esas araştırdığımız bir radyoaktif sızıntı var mı yok mu meselesi çünkü eğer bir santralde patlama veya su baskını olabiliyorsa binanın bu zafiyeti yakın zamanda bir radyoaktif sızıntı yaşanabileceğinin habercisi” .

Oconee Nükleer santrali Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük nükleer santrallerinden ve yaklaşık 2,6 milyon kilowat elektrik enerjisi üreterek 1,9 milyondan fazla konutu aydınlatıyor. Patlamamanın yaşandığı reaktör ise 1973 yılında faaliyete geçirilmiş olan üç reaktörden en yaşlısı.

9 Şubat 2016’daki radyoaktif sızıntı yaşanan Indian Point nükleer santralini hatırlayalım . Bu sızıntı haberlerinden aylar önce aynı santrale dair çıkan 10 Mayıs 2015’te  patlama haberini anımsayalım. İki örneğin 1 yıl arayla yaşanmış olması Hannah’ın söylediklerini doğrular nitelikte. Zira Nükleer santrallerde yaşanan bir patlamanın veya su baskınının tesisatın yaşlanmasıyla da ilgili olduğuna göre Hannah’ın açıklaması ışığında yaşlanan nükleer reaktörlerin işletilmeye devam ettiği süreçte radyoaktif yayılıma sebep olabileceği de rahatlıkla öngörülebilir. Dolayısıyla pek de umulmadık/beklenmeyen olarak yorumlanabilecek bir durum da değil bu yaşanan.

(Nytimes,Yeşil Gazete)