(Elaisha Stokes&Robert S. Eshelman&Samuel Oakford, Çeviri: Mehmet Ender / Yeşil Gazete – 4 Mart 2016)

Birleşmiş Milletlerin son sayımına göre, Suriye’deki iç savaş şimdiye kadar 250 bin kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin de evlerinden olmasına ya da iltica etmelerine neden oldu. Nedenlerin başında, Suriye devlet başkanı Başar Esad’ın başını çektiği politik sorunlar olsa da, yeni bilimsel bulgular iklim değişikliğinin Suriye’deki şiddeti tetiklediği savını destekler nitelikte.

NASA ve Arizona Üniversitesi’nden araştırmacılar yağış miktarını ölçmede oldukça güvenilir olan ağaç halkaları üzerinde yaptıkları çalışmalarda, yüzyıllarca geriye giderek Suriye’deki kuraklığın muhtemelen son 900 yılın ve neredeyse kesin olarak son 500 yılın en şiddetlisi olduğunu ortaya çıkardılar.

Araştırmanın başyazarı, NASA Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nden iklim bilimci Benjamin Cook şu anda yaşanan kuraklığın geçmişte yaşananlara kıyasla ne boyutta olduğunu bulmayı amaçladıklarını ve yaklaşık olarak 15 senedir süregelen son kuraklığın doğal iklim döngülerinin çok ötesinde gerçekten çok şiddetli olduğunu belirtti.

Cook ve arkadaşları otuz sene ve üzeri süren mega-kuraklıkların ağaç halkası kayıtlarında bulunmadığını ortaya çıkardı. En son rastlanan büyük kuraklık 1807 senesinde başlayıp 14 sene sürdü.

Cook’a göre, iklim sistemini normalin dışında şeyler yapmaya zorlamaya başladık. “Bu gerçekten iklim değişikliğinin işin içinde olduğunu gösteriyor. En büyük belirsizlikse bu yükselen tansiyonla nasıl başa çıkacağımız.”

Birleşmiş Milletlere göre kuraklık 2006 ve 2011 yılları arasında Suriye’deki tarım alanlarının %75’inin kullanışsız hale gelmesine ve besi hayvanlarının %85’inin ölmesine neden oldu. Tarımsal üretimdeki çöküş 1,5 milyon kadar Suriyeliyi Humus ve Şam gibi merkezi kentlere göçmeye zorladı.

İklim Güvenliği Merkezi Başkanı Francesco Femia kuraklığın iç karışıklık başlamadan çok önce Suriyelileri yerinden ettiğini belirtti. “Daha korkutucu olansa bölgeyi inceleyen analistlerin bu noktayı tamamen gözden kaçırmış olmaları.”

Femia’a göre açlık ve evsizlikle boğuşan Suriyelilerin sayısındaki artış büyük şehirlerde tansiyonun yükselmesine neden oldu. “Herkes için yalnızca belirli miktarda kaynak var”

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı sözcüsü Abeer Etefa, kendilerinin savaştan önce de bu konuda oldukça endişeli olduğunu belirtti. “Durum hâlihazırda oldukça kötüydü ve 2010’da kuraklıktan etkilenen çiftçiler için operasyonlarımıza başlamıştık.”

syria2

Halep’te BM Gıda Programının dağıtım noktasında gıda ve diğer yardımlar için izdiham, Şubat 2013 (Fotoğraf: Jan-Niklas Kniewel/EPA)

Dünya Gıda Programı şu anda ülkenin tarım merkezi olan kuzey doğusunda 300.000’den fazla Suriyeliye gıda yardımı yapıyor. Geçtiğimiz seneki tahıl üretimi 2011 senesine göre yarı yarıya düşmüş durumda.

Pentagon uzunca bir süredir iklim değişikliğini, önceden var olan politik fay hatlarını harekete geçirebilecek bir “tehdit büyüteci” faktör olarak değerlendiriyor. G7 haziran ayında yayınladığı raporunda iklim değişikliğinin kırılgan durumları kötüleştirebileceği, toplumsal kargaşalara ve hatta şiddetli çatışmalara neden olabileceği yönünde uyarıda bulundu.

Bu şekilde ele alındığında, iç savaş ve Türkiye ile Avrupa’ya iltica etmeye çalışan yüzbinlerce insan,  bir ulusun çöküşüne neden olan ve küresel sıcaklık artışının kontrol altına alınmasını gerektiren çok daha endişelendirici bir insani durumun belirtisi olarak görülebilir.

syria3

Makedonya’daki geçici kampa yürüyen mülteciler (Fotoğraf: Georgi Licovski).

İklim değişikliği ile dünyadaki şiddet olayları arasındaki ilişkiyi irdeleyen “Tropic of Chaos” kitabının yazarı Christian Parenti, ulusların iklim değişikliğini ele almaları gerektiğini, ancak enerji ve çevre politikalarındaki ilerlemelerin, gelecek çatışmalardan kaçınmak adına önemli olsa da, Suriyedeki yerinden edilen ve açlıkla savaşan ve sayıları gittikçe artan topluluğa yardımcı olamayacağı görüşünde.

Parenti’ye göre; “Rejim değişikliğine vurgu yaparak, ABD dış politikası bu faciaya neden oldu”, “Irak işgalinden Libya savaşına ve Selefi isyancılara yapılan yardımlara, ABD destekli şiddet insanların daha sıcak ve kurak bir ortadoğuya ayak uydurmasına engel oldu. Ancak Suriye’de barışın sağlanmadan önce, yalnızca Avrupa’ya yönelen daha fazla mülteciyle karşılaşacağız.”

Haberin İngilizce Orijinali