(Diken / Rıfat Doğan – 23 Mart 2016)

İstanbul’un Kuzey Ormanları bölgesinde yapımı devam eden ve 2018 yılında ilk etabı açılması planlanan 3’üncü havalimanıyla ilgili bilirkişi raporu çıktı. Raporda havalimanının çevreye olabilecek etkilerinin incelendiği ve gerekli önlemlerin alındığı belirtildi.

Raporda imzası bulunan çevre yüksek mühendisi Prof. Dr. Neşe Tüfekçi, inşaatın su havzaları ve nüfusa etkisine dair kaygılarını dile getirirken karşı oy sunan orman yüksek mühendisi Doç. Dr. Orhan Sevgi, ÇED raporunun çevreyi tahrip etmenin bir aracı haline geldiğini savundu.

ucuncu-havalimani

Fotoğraflar: DHA

İstanbullu dört yurttaşın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na 3’üncü havalimanı projesiyle ilgili açtığı davada bilirkişi raporu çıktı.

İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nce görevlendirilen bilirkişiler arasında Prof. Dr. Ali Malik Gözübol (Jeoloji Yüksek Mühendisi), Doç. Dr. Ali Deniz (Meteoroloji Yük. Müh.), Doç Dr. Tarkan Erdik (İnşaaat Yük. Müh.), Doç Dr. İbrahim Demir (İnşaat-Çevre Yük. Müh.), Yrd. Doç Dr. Ali Küçükosmanoğlu (Orman Yük. Müh.) ile Prof. Dr. Neşe Tüfekçi (Çevre Yük. Müh.) bulunuyor.

Bilirkişiler 3’üncü havalimanı projesiyle ilgili hazırladıkları raporda ‘ÇED raporu ve eklerinin yeterli ve uygun, kabul edilebilir düzeyde olduğu, yapılan hesaplama ve değerlendirmelerin veri bilgi ve belgeye dayandırıldığı, çevreye olabilecek etkilerin incelendiği ve gerekli önlemlerin alındığına’ dair görüş belirtti.

‘İstanbul suyunun yüzde 22.5’ini bu bölgedeki barajlardan karşılıyor’

ucuncu-havalimani3

Raporda imzası bulunan Çevre Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Neşe Tüfekçi üç sayfalık ek raporunda kaygı ve eleştirilerini şu şekilde dile getirdi: “3’üncü havalimanının Terkos, Alibeyköy ve Sazlıdere içmesuyu havzalarının bulunduğu bölgede yapılmasının planlandığı, İstanbul’un içme suyunun yaklaşık yüzde 22,5’inin bu bölgedeki barajlardan temin edildiği, hava trafiği ile havalimanı ile bağlantılı çevre yollarındaki araç trafiği düşünüldüğünde mevcut tedbirlerin toz ve gaz kirleticileri giderme noktasında etkin olup olmayacağının açıklığa kavuşturulması, içme suyu havzalarındaki su toplama miktarlarındaki olası azalmanın detaylı olarak açıklığa kavuşturulması gerektiği, ÇED raporunda kıyı yapısı ve deniz dolgusu yapılıp yapılmayacağı net bir şekilde belirtilmeli ve yapılması durumunda alınacak önlemler detaylı olarak açıklanmalıdır, ÇED raporuna 3. Havalimanı ve 3. Köprü ve bağlantı yollarının çevresel etkilerinin birlikte değerlendirildiği bir bölüm eklenmeli, havalimanı her nerede yapılacaksa yapılsın mevcut teknolojiler ile su kirliliğinin nasıl arıtılabileceği konusu açıklığa kavuşturulmalıdır. Nihai ÇED raporunda toprak kirliliği ve alınacak önlemler ile ilgili her hangi bir değerlendirme bulunmamaktadır ve son olarak havalimanının bulunduğu bölgede oluşacak nüfusun tahmini yapılarak, bu nüfusun yaratacağı etkiler ve alınabilecek önlemler belirtilmelidir.”

‘3’üncü havalimanı çevre tahribatına yol açtı’  

ucuncu-havalimani6

Raporda karşı oy sunan Orman Yük. Müh. Doç. Dr. Orhan Sevgi ise şunları kaydetti: “ÇED rapor ve eklerinin yeterli olmadığı, yapılan inceleme ve hesaplamaların ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde bilgi ve belgeye dayanmadığı, projenin çevreye olabilecek etkilerinin giderilmesi için gerekli önlemlerin tespit edilmediği sonuç ve kanaatine varılmış, ÇED raporu ile ekleri sürdürülebilir çevre sürdürülebilir kalkınmanın bir aracı olmak yerine çevreyi tahrip etmenin bir aracı haline gelmiştir.”

Avukatlar: 3’üncü havalimanı hukuka aykırı bir proje

Yurttaşlar adına davayı açan avukatlar Özgür Ceylan Aytaç  ve Alp Tekin Ocak, 3’üncü havalimanının hukuka aykırı olduğunu belirtti.

Avukatlar şunları söyledi:  “İdari işlemlerin bir bütün olduğu, kendisini oluşturan unsurlardan bir tanesinin dahi hukuka aykırı olması halinde, idari işlemin bir bütün olarak sakatlanacağı bir hukuk prensibidir. Bu sebeple 3. Havalimanı projesinin hukuka aykırı olduğu bilimsel görüşler çerçevesinde kanıtlanmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından davada durdurma kararı verilmesine rağmen, bu kararının Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırılması, 2013 yılında açılan ivedi yargılamaya tabi olan bu davada aradan üç yıl geçmesine rağmen bilirkişi raporunun ancak temin edilmiş olması, havalimanı inşaatının devam ediyor olması hukuka olan güven, zedelemektedir.”

Davayla ilgili duruşma 29 Mart tarihinde görülecek.