(Burcu Karakaş / Diken – 25 Mart 2016)

Diyarbakır’ın Sur ilçesi için ‘acele kamulaştırma’ kararı alınmasına isyan eden Mimarlar Odası Diyarbakır Şube Başkanı Şerefhan Aydın, “Sur’un yaklaşık üçte ikisi kamulaştırılmış. Bu nasıl bir şeydir? Kültürel ve sosyal bir soykırım uygulanıyor” dedi.

Resmi Gazete’de bugün yayınlanan kararda, ‘ilçede ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 16 Mart tarihli talebi üzerine 21 Mart’ta bakanlar kurulunca acele kamulaştırılmasına karar verildiği’ belirtilmişti.

Karar uyarınca UNESCO Uluslararası Kültür Mirası Listesi’nde de yer alan tarihi ilçede 6 bin 300 parsel, yani ilçenin yaklaşık yüzde 70’i kamulaştırılacak.

Oda mahkemeye gidiyor

Kararı Diken’e değerlendiren Aydın, karar üzerine Diyarbakır Mimarlar Odası’nı olağanüstü toplantıya çağırdıklarını ve kararı yargıya taşıyacaklarını belirtti.

Aydın şöyle konuştu: “Biz şu an tüm kent dinamikleri olarak şaşkın bir şekilde kararın detaylarına ulaşmaya çalışıyoruz. Sur’un yaklaşık üçte ikisi kamulaştırılmış. Bu nasıl bir şeydir? Parsellerin nereyi kapsadığına, kararın neye göre alındığına dair bir çalışmamız var. Çoğu parsel kültürel ve dini yapıları, sosyal tesisleri, sanat merkezleri ve belediye binasını kapsıyor. Sur’da akla gelecek her türlü yapıya karşı alınmış bu karar. Kimseden görüş almadan, tamamen yukarıdan bir karar uygulanmaya çalışılıyor. Kent dinamikleri var, meslek odaları, sivil toplum örgütleri var ama hiçbiriyle ortaklaşmadan böyle bir çalışma yapılıyor. Hukuki süreç başlatacağız.”

‘Rant ortaya çıktı’

Mimarlar Odası Diyarbakır Şube başkanı, hükümetin rant peşinde olduğunu savunarak sözlerine şöyle devam etti: “Karar kapsamında özel mekanlar da var. Buraları yandaşlarına verecekler. Rant söz konusu… Biz rant politikaları uygulanacak deyince, ‘Nereden biliyorsunuz’ diyenler vardı. İşte şimdi ortaya çıktı. Kendi yandaşlarına peşkeş çekecekler. Bu kararı yaşam alanını dağıtmak, var olan kültürü yıkma girişimi olarak görüyoruz. Anıları dağıtıyorsun, ‘Sana yeni yaşam alanı yapacağım’ diyorsun. Böyle bir şey olamaz. Kültürel ve sosyal bir soykırım uygulanıyor. Kendi müteahhitleriyle kültürel ve sosyal dokuyu parçalayıp dizayn edecekler.”

Çatışmalar ve sokağa çıkma yasağı sırasında binlerce insan Sur’u terk etmek zorunda kalmıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, operasyonların ardından imar faaliyetlerine girişeceklerini söyleyerek “Sur’u öyle inşa edeceğiz ki aynen Toledo gibi olacak” demişti.

‘Operasyonlar bitti ama yasak hala sürüyor’

Aydın, Sur’daki mevcut durumu da şöyle anlattı: “Operasyonlar bitti ama yasak hala sürüyor. Giriş çıkışlar beton bloklarla engelleniyor. İçeride iş makinaları çalışıyor. Ne yaptıklarını bilmiyoruz. Sadece valiliğe bağı kurumlar biliyor. Operasyon bitmişse neden girişi engelliyorsun?”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, operasyonların ardından imar faaliyetlerine girişeceklerini söyleyerek “Sur’u öyle inşa edeceğiz ki aynen Toledo gibi olacak” demişti.

Belediye de karşı

Bugünkü kamulaştırma kararını Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Fırat Anlı da ‘halkın iradesine yapılmış sivil bir darbe’diye eleştirmişti: “Hükümetin derdi Sur’da insanların yaşayabileceği alanlar yaratmak değil, bölgeyi insansızlaştırmak. Sur’u yeniden yaşanabilir bir alan haline değil, tecrit edilmiş bir alan haline getirmek. Sur’un açık hava müzesi değil, yarı açık cezaevi projesine dönüştürülmek istendiği bir kez daha ortaya çıktı.”