Makale

Published on Nisan 25th, 2016 | by Kuzey Ormanları Savunması

Toprak doğasının diyalektiği

(Abdullah Aysu / Karasaban – 25 Nisan 2016)

Toprak, bitkilerin barınmasına, tutunmasına ve beslenip büyümesine yarayan yaşamsal bir varlıktır. Toprağa gömülen küçücük bir tohum, kendi ağırlığının birkaç bin katı, hatta birkaç milyon katı bitki ve ağaca dönüşür.

Bitkiler büyümek ve verim verebilmek için bilindiği üzere besine ihtiyaç duyar.  İhtiyacı olan besinin çok azını havadan, çoğunu topraktan alır.

Toprak ekseriyetle bitkileri besleyecek besleyici elemanlarını bünyesinde bulundurur. Besleyici elemanları bağrında bulundurursa zaten bitkiyi büyütür, bulundurmazsa büyütemez.

Bitkiler susuz yaşayamaz, ihtiyacı olan suyu da topraktan alır. Toprak da suyu yağmurlardan ve karlardan sağlar. Yapılan denemelere göre, bir kile kuru maddenin meydana gelebilmesi için 300-400 kg su gerekmektedir. Suyun toprakla buluşabilmesi için suyun özgür akması, iklim rejiminin düzgün işlemesi gerekmektedir. Bu döngüye insanlar özen göstermeli, saygı duymalı.

Yumrulu bitkiler nişastayı topraktaki potasyumdan, bütün bitkilerin tohum ve yeşil kısımlarında bulunan fosforu da topraktan sağlarlar. Buğday tanelerinde % 0, 80 ve saplarında %0, 20, fasulye tanelerinde %1, 21 ve saplarında %0, 30 kadar fosfor asidi bulunur.

Peki, gelin beher 100 kilo ürün için bitkiler, topraktan ne kadar besin kaldırırlar ona bakalım.

Azot     Fosfor   Potas    Kireç
Buğday    Dane      2,09    0,82        0,55      1,06
Saman           0,48    0,22    0,48      0,24
Arpa       Dane      1,52    0,72    0,48      0,24
Saman           0,48    0,19    0,93      0,33
Yulaf       Dane      1,93    0,55    0,42      0,30
Saman           0,42    0,30    0,95      0,37
Mısır       Dane      1,59    0,55    0,33      0,03
Saman          0,47    0,38    1,66       0,26
Patates                 0,83    0,42    1,01       0,67
Şekerpancarı        0,49    0,21    0,80     0,41

Toprak ihtiyacı olan suyu yağmur ve kardan sağlar. Söylemiştik. Azotu havadan alır, baklagiller bitkisinin marifetiyle havadaki azotu toprağa ayrıca sabitleyebilir.  Fosforu ise fonolit, nodol ve pirit gibi taşların parçalanmasından, potası da suda erime kabiliyetinde olan potasyum tuzlarından edinirler. Bitki yetiştirmede bu doğal sağlayıcılar yetmediğinde hayvan gübresi, münavebe bitkileri, yeşil gübre, kompost gibi toprakla dost besinlerle takviye edilir. Toprakla barışık bu takviyeler toprak doğasının diyalektiğine uygundur.

Bitkilerin ihtiyacı olan besin elemanlarını doğal yollardan değil de kimyasal olarak sağlanması halinde toprak, dışardan beslenmeye muhtaç kalır. Dışardan beslenmeye muhtaç bırakılmış topraklar, kullanılan kimyasala bağlı olarak her yıl biraz daha bozulur, bozulduğu oranda da kimyasal gübreye ihtiyaç duyar. Yani toprağın doğa diyalektiği kimyasal kullanımı ile bozulur. Toprağın doğal diyalektinin bozulması sadece toprağı tahrip etmez, ayrıca suyu da kullanılamaz kılar. Elde edilen ürünler kalıntılı olur, bu ürünler sağlık için risk oluşturur. Besin değeri bakımından ürünler yoksullaşır, besleyici özelliği zayıflar.

Sonuç olarak, toprağın doğasının diyalektiğine uygun pratikler tarım ve gıda için gereklilik değil, zorunluluktur. Toprağı amaç dışı kullanmak ise telafisi olmayan bir başka yanlışlıktır, yaşamı dinamitlemektir.

* Veriler: Vehbi Ayas, “Yeni Büyük Çiftçili”, İnkilâp Kitabevi’nden derlenmiştir.

 

Tags: , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑