(Pelin Cengiz / Haberdar – 4 Mayıs 2016)

Türkiye’nin kömürle ve termik santrallerle ilgili ısrarı bitmek bilmiyor. Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, ilgili komisyonda kabul edildikten sonra Meclis’e sunuldu. Bu tasarıda, yine özellikle yerli kömürün ve kömürlü termik santrallerin önünü açacak maddeler mevcut. Onaylanan değişikliklerle kömürlü termik santrallere ve planlanan Akkuyu nükleer santraline çevreyi koruyan yasal düzenlemelerden muafiyet getiriliyor.

Tasarının 12. maddesi kamuya ait, özelleştirilmiş ve özelleştirilecek olan kömürlü santralleri 31 Aralık 2019’a kadar çevresel izinlerden muaf tutuluyor. Sadece yeni yapılacak olan santraller değil daha önce özelleştirilmiş olan santraller de bu muafiyetten yararlanacak. Elektrik Piyasası Kanunu bu haliyle Meclis’ten geçerse, termik santralleri alanlar 2020’ye kadar çevreyi dilediği gibi kirletme hakkına sahip olacak. Üstelik, Bakanlar Kurulu kararı ile de bu süre üç yıl uzatılabilecek.

Yine yasa tasarısının ilgili maddesine göre, bu tesislerin çevreye vereceği zarar nedeniyle üretimlerinin durdurulması ve bu nedenle idari para cezası uygulanması da yasaklanıyor.

İşin esas ilginç noktası ise şu: Özelleştirilen termik santrallerin 2018 yılına ve Bakanlar Kurulu kararı ile 2021 yılına kadar çevre mevzuatından muaf tutulması teklifi Anayasa Mahkemesi tarafından kömürlü termik santrallerin ciddi çevre ve sağlık etkileri yarattığı gözetilerek daha önce iptal edilmişti. Anayasa Mahkemesi’nin kararında, devletin vatandaşların sağlıklı çevrede yaşama hakkını sağlamasının temel bir ödev olduğu vurgulanmış, termik santrallerin çevre mevzuatına tabi olmamasının “kabul edilemez” olduğu ifade edilmişti.

Çevre Mühendisleri Odası yaptığı açıklamada, “Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının teklifi veren vekiller tarafından da bilindiği, maddenin gerekçesi yazılırken açıkça görülmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptali nedeniyle tekrar daha da genişletilerek teklif yapıldığı belirtilmiştir. Bu nasıl bir gerekçe? Evet biz hukukçu değiliz, ancak Anayasa Mahkemesi tarafından açıkça iptal edilen bir madde genişletilerek nasıl tekrar kanun yapılabilir? Teklifi veren vekillerden bizi bu konuda bilgilendirmelerini istiyoruz” diyor.

Dolayısıyla, Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptal edilmiş bir maddenin yeniden bir yasa tasarısı olarak gündeme taşınması açıkça hukuka aykırılık teşkil ediyor.

Diğer yandan, aynı yasa tasarısının 22. maddesinde elektrik enerjisi ihtiyacının gerekli durumlarda öncelikle yerli kömürle çalışan termik santrallerden birer yıllık ihalelerle karşılanacağı belirtiliyor. Gerekçesinde ise yerli kömürle çalışan termik santrallerin teşvikinin amaçlandığı ifade ediliyor.

Çevre Mühendisleri Odası’nın yaptığı açıklamada konuyla ilgili şu açıklamalara yer veriliyor: “20. maddede ise yine kömürlü termik santraller vurgusu bulunmaktadır. Öte yandan, doğa ve toplum yararı gözetmek, teknolojik gelişmeyi sağlamak için sadece yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına verilmesi gereken alım garantisi, halk sağlığını tehdit eden geri kalmış kömürlü termik santrallere verilmeye çalışılıyor. Elektrik piyasasında fiyatlandırmada da bazı şirketlerin tabiri caizse “kayırılma” ihtimalinin de artabileceğini not etmek gerekiyor… Bu maddelerle, yerli yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına öncelik verilmediği açıkça belirtilmektedir. Kirli geri kalmış teknolojilerin sürdürülmesi hedeflenmektedir. İklim değişikliğinin ana kaynağı halk sağlığını da tehdit eden kömürlü termik santrallerdir. Türkiye, Paris İklim Anlaşması’na da imza atmış ve sera gazı emisyonlarını düşüreceğini açıkça beyan etmiştir. Birçok dünya ülkesi termik santrallerden uzaklaşıp yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik etmeye başlamıştır. Söz konusu kanun değişikliği ile bu hedeflere ulaşılamayacağı ve ülkemizi derinden etkileyen iklim değişikliği sorununun daha da artacağı görülmektedir.”

Bir diğer maddede de ise Akkuyu nükleer enerji santrali projesi Kıyı Kanunu’ndan muaf tutuluyor, bu haliyle bu tasarının kesinlikle yasalaşmaması gerekli. Elektrik Piyasası kanun tasarısı yasalaşırsa nükleer tesis kurmak için kıyı ve sahillere, zeytinlik sahalarına girilmesinin önü açılacak.

AKP iktidarlarının anlamak istemediklerini ısrarla söylemeye devam edelim, yaşam kömürden her zaman kıymetli…