(Beritan Canözer / JINHA – 3 Mayıs 2016)

Alternatif tıp, alternatif tarım, alternatif eğitim ve kolektif bir yaşamı hedefleyen Brezilya Topraksız Kır İşçileri Hareketi’nin 1 yıllık ekoloji eğitimine katılan Ekoloji Aktivisti Özlem Yeniay, “Brezilya’da kurulan hareketin ideolojisini ve mücadelesini esas alarak burada da topraksızlar mücadelesini başlatmalıyız” dedi.

Karadeniz İsyandadır Platformu üyesi olan Ekoloji Aktivisti Özlem Yeniay, geçen yıl Brezilya’da Topraksız Kır İşçileri Hareketi tarafından düzenlenen ekoloji eğitimine giderek orada topraksız köylülerle beraber kaldı. Topraksızlar olarak adlandırılan köylü hareketi ise çok sayıda toprağı veya köyü işgal ederek burada kolektif bir yaşam alanı örüyor. Hareketin çok sayıda Avrupa ülkesine yayılmış olmakla beraber yüzlerce üyesi, aktivisti ve kadrosu da bulunuyor. Brezilya’da topraksızlarla geçirdiği 1 yıllık sürede edindiği deneyimleri ekolojistlerle paylaşmak üzere Diyarbakır’a gelen Özlem, topraklarda kollektif tarımın örgütlendiğini söyleyerek, alternatif eğitim biçiminin de uygulandığını belirtti.

‘Çiftçiler örgütleniyor ve alternatif bir yaşam oluşturuluyor’

Brezilya’da endüstriyel tarım ve bu endüstriyel tarıma bağlı toplumsal yıkım oranının Türkiye ve Kürdistan’da olduğundan daha fazla olduğunu belirten Özlem, “Bu yıkım çok daha farklı ve çok daha büyük. Topraksız Kır İşleri Hareketi 1984 yılında kuruluyor. Bu yıl 31’inci yıllarını kutluyor. Toprak işgalleri üzerinden bu kurulaşa gidiyorlar ve mülkiyeti reddediyorlar. İşgal edilen topraklar üzerinden de kolektif bir yaşam kurmaya çalışıyorlar. Bu 30 yıllık süre zarfında çok önemli kazanımlar elde etmişler. Yaklaşık 2 bin tane okulları var, kendi eğitim sistemleri var, tarım örgütleri var ve hem Latin Amerika’da hem de güney Amerika’da hatta bugün artık Kanada’ya kadar ulaştılar. Şimdi bütün Avrupa’da çiftçileri örgütlüyorlar ve doğal tarım teknikleri etrafında alternatif bir yaşam inşa etmek üzere onları yan yana getiriyorlar. Kapitalist sistemin kurucuları tarafından sömürülmüş ve kendi topraklarından uzaklaştırılmışlar. Aslında bugün dünyanın her yanında yapılmak istenen budur. Toprak sahibi köylüleri topraksız bırakarak, sistemin kölesi haline getirmek ve onlar üzerinden emek sömürüsü gerçekleştirmek. Brezilya’da bunun önüne geçmek için oluşturduğu bu hareketle bir çok ülkeye ulaşmış durumda” diye konuştu.

‘Kazandığım deneyimleri burada paylaşacağım’

Brezilya’da 1 senelik eğitim çalışmasının olduğunu ve bu eğitim sürecinin ilk iki ayında enternasyonal eğitimin gerçekleştiğini söyleyen Özlem, “Topraksız Kır İşçileri Hareketi topraksızlar için yıllardır yürüttükleri çalışmaların deneyimlerini ilk defa geçen yıl başlayan 1 yıllık eğitimin ilk iki ayında uluslararası kadroları ve uluslar arası örgütler ile paylaştı. Tarih Felsefesi, Marksist teori, Agro ekoloji yani yeni tarım politikaları üzerine eğitimler aldık. Ben iki aylık eğitim sürecinden sonra topraksızların kamplarında (toprakları işgal edildiği için farklı yerlerde kurulan kamplarda kalıyorlar) kalarak 1 yılı orada geçirdim. Orada kalarak hem örgütün işleyiş biçimini ve hem de tarım politikalarını inceleyerek deneyimler elde etmeye çalıştım. Şimdi de orada kazandığım deneyimleri ve yaptığım çalışmaları buradaki arkadaşlarla paylaşacağım. Oraya yalnız gitmedim, kendim için de gitmedim. Aslında tüm ekoloji aktivistleri adına gittim ve gittiğim için de çok şanslı hissettim. Topraksızlarla geçirdiğim her gün ekoloji adına önemliydi” dedi.

‘Yıkıma karşı mücadele etmeliyiz’

Özlem, dünyanın her yerinde kapitalizm şiddetinin kendini gösterdiğini ifade ederek, “Kapitalizm gittikçe büyüyor ve büyüdükçe sömürecek daha çok alana ihtiyaç duyuyor. Fakat biz Kürdistan’da bunun daha vahşi boyutlarını görüyoruz. Temel prensip olarak da topraksızlarla da çalıştığımızda ortak amacımız mücadelesiz bir yaşamın olmayacağı yönündeydi. Mücadele etmek zorundayız ve mücadele ederken kendi kurumlarımızı, kendi politikalarımızı inşa etmek zorundayız. Kapitalist düşüncelere uğramadan, eskisinin özelliklerini koruyarak yıkılanın yerine yenisini koyabilmeliyiz. Bu sefer dışarıdan dayatmalarla sermayenin lehine değil, sahibine olduğu gibi bırakmalıyız. Brezilya’da kurulan hareketin ideolojisini ve mücadelesini esas alarak burada da topraksızlar mücadelesini başlatmalıyız. Burada topraksızlığı yaratmak isteyenlere karşı köylünün ve işçinin yanında yer almamız ve yıkıma karşı mücadele etmemiz gerekiyor” diyerek enternasyonal mücadeleye devam etme ve ekoloji hareketini büyütme çağrısı yaptı.