(M. Şevket Atalay / Pencere Haber – 20 Mayıs 2016)

“Suçlu bu şarkı olacak?” diye, düşünmeden edemiyorum.

Çocukken öğrendiğimiz “baltalar elimizde” şarkısından bahsediyorum. Hani “baltalar elimizde, uzun ip belimizde” diye başlayan. Aradım taradım söz yazarını, bulamadım.

Daha önce 3. Boğaz köprüsü üzerine yazdığım iki yazıyı (Boğazdaki Kılçık ve Lunapark) Karayolları ve Demiryollarına sorduğum sorulara aldığım yanıtlara dayanarak yazmıştım. Yazılarımda katledilen ormanlarımızın durumunu da sorgulamıştım.

Orman Bakanlığı nihayet kesilen ağaçlarla ilgili sorularıma yanıt verdi. Daha doğrusu sorularımın birine ucundan yanıt verdi. Verdikleri yanıt aynen şöyle; “3. Boğaz köprüsü ve çevre bağlantılarıyla ilgili olarak izin verilen orman alanlarından 381096 adet ağaç kesilmiştir. 3. köprü -3 havaalanı bağlantısı tren yolu ve Anadolu Yakası terne geçişi için idaremizden verilmiş bir izin bulunmamaktadır.” Yanıttaki Türkçe yanlışlarına dokunmadım, istedim ki devletimizin işleri ne kadar ciddiyetle yaptığını göresiniz. 

9 Mayıs 2016 tarihli yanıttaki bilgiler ne kadar taze ve doğru bilemedim. Zira 2013 yılında Bakan Eroğlu CHP’li Gürkut Acar’ın TBMM’de verdiği soru önergesine verdiği yanıtta da bu rakamdan bahsediyor.

Eh ne yapalım, idare edeceğiz. Bu yanıttan anladığım kadarıyla sadece 3. Köprü ve çevre bağlantılarında 381.096 ağaç kesilmiş durumda. 3. Köprü projesi kapsamındaki diğer bağlantı yolları için kesilen ağaçlar bu sayıya dahil değil. Yine aynı yanıtta 3. Köprünün 3. Havaalanı ile tren yolu ve Anadolu yakası tren geçişi için henüz bir izin verilmediği belirtilmiş. Yani, ihalesi 17.05.2016 tarihinde tamamlanan 250 km civarındaki Kuzey Marmara Otoyolu içinde Orman Bakanlığınca sonuçlandırılmış bir müracaat yokmuş.

Lunapark başlıklı yazıma kızan bazı AKP’liler 3. köprüden trenin de geçeceğini benim iddiamın yalan olduğunu söylemişlerdi. Tren geçecek geçmesine de ilk trenin ne zaman geçeceği belli değil. Baksanıza, tren yolu için de henüz orman izni alınmamış.

  1. Köprü, bunun otoyol uzantıları, 3. Havaalanı bağlantıları, Kuzey Marmara otoyolu ve tren geçişlerini düşünürsek sadece İstanbul il sınırları içerisinde kesilecek orman niteliğindeki ağaç sayısının 2-3 milyona ulaşacağı kesin.

Bana kızan AKP’liler bir şey daha söylüyorlar. AKP döneminde 6 milyar ağaç diktiklerinden bahsediyorlar. Bu rakamı da soruşturuyorum, Orman Bakanlığından teyit edebilirsem paylaşacağım.

Sevgili AKP’liler, ağacın önemi bulunduğu yerle ilişkilidir. İstanbul’un kuzey ormanları İstanbul’un ciğeridir. İstanbul’un hava almasını sağlar, iklimini düzenler. Sizin mega proje sandığınız bu yollar şehrin ciğerinin en az yüzde onunu yok etmekte. Hani bir sloganınız vardı. “Hayaldi, gerçek oldu” Hatırladınız mı? Bu projelerle ciğerinizdeki broşlarınız  en az % 10 küçülmekte. Sloganınızdaki gibi yaşam kalitenizin ne olacağını hayal ediverin. Şehrin içindeki yollara dikilen çiçek böcek ciğerinize broşlarını geri getirmez. Oralara dikilen 3-5 ağaç o yollarda trafik nedeniyle ortaya çıkan zehirli havayı bile temizleyemez, değil ki kuzey ormanlarının yerini tutsun. Şunu öğrendiğinizde ne yazık ki geç olacak. Orman niteliğindeki ağaçlar ile çocuk parkındaki ağaçlar aynı işi görmez. Biri ciğerinizdir, diğeri süs.

Bunun yanında hayal edemeyeceğiniz şeyler de gerçek oldu. Mesela İstanbul Boğazında domuzlar yüzmeye başladı. Hatta bir tanesi 3. köprünün oradan girip Tophane rıhtımından karaya çıktı. Bir önceki domuz Bebek sahillerine ulaşabilmişti. Böylece Kadir abinizin deniz ulaşımını arttırma sözü de gerçekleşti, ama domuzlar için. Domuzlar için deniz ulaşım ağı çığ gibi büyüyor. AKP bunu da başardı.

“Baltalar elimizde” şarkısının söz yazarını biliyorsanız aman söyleyin “eser bana ait” diye sakın ortalığa çıkmasın. Çünkü bu beceriksizler gün gelip hesap sorulduğunda korkarım ki “safmışız, şarkıya inandık” diyerek suçu bu şarkıya ve söz yazarına atacaklardır…