(Evrensel – 30 Mayıs 2016)

Azeri petrol şirketi Socar Power’ın 2 termik santral ve 17 Rüzgâr türbini yapmak istediği tarihi Kyme Antik Kenti’nde iş makineleri çalışmaya başladı.

Türkiye’de devlet destekli sermaye gruplarının doğal ve kültürel yaşama yönelik talan operasyonları devam ediyor. İzmir’in Aliağa ilçesinde daha önce gündeme gelen ve Kyme Antik Kenti’nin bulunduğu bölgeye, içerisinde ekolojik yaşamın başına bela olan termik santral, rüzgar tribünü, kömür depoları gibi daha birçok kirletici tesisin bulunduğu proje nedeniyle iş makineleri girdi. Socar A.Ş tarafından bölgede başlatılan çalışmalar, koruma yasalarına uygun olmayan karar ve izin ile bölgeye iş makineleriyle zarar veriyor.

İzmir 2 No’lu Koruma Kurulu’nun, akıl almaz Arkeolojik Sirt onayından ve İzmir Arkeoloji Müzesi’nin denetimsizliğinden yararlanan bu korkunç uygulama sonucu önemli bir orman alanı daha yok edilirken, antik kentin ve antik limanın 50 metre ilerisinde arkeolojik dip kalıntıları da kepçelerle, tahrip edilmeye başlandı.

Azeri petrol şirketi Socar Power Enerji Yatırımları A.Ş.’nin iki termik santral ve 17 rüzgar türbini yapmak istediği bölge, koruma kurulunun 2012 yılında yüzey araştırması sırasında antik dönemden kalma liman ve taş ocağı kalıntılarına rastlanmış ve bölgeyi “1. Derece Arkeolojik Sit” olarak tescillediği de daha önce ortaya çıkmıştı.

Tescil kararına rağmen Socar, arkeolojik sit alanının 5 metre ötesine rüzgar türbini, 45 metre ötesine de yan yana iki termik santral, liman ve kömür deposu inşa etmek istenirken, 1/1000 ölçekli imar planı üzerinden ölçüldüğünde, arkeolojik alan ile rüzgar türbini arasında yaklaşık 5 metre, kıyıdaki arkeolojik kalıntılar ile termik santralin limanı arasında ise 45 metreden az mesafe olduğu görülebiliyor. Kurulun onay verdiği imar planı değişikliklerine göre, alana toplam 17 adet rüzgar türbini yapılması da öngörülüyor.

KORUMA KURULU ANTİK KALINTILARI GÖRDÜ ANCAK…

ÇED raporu kapsamında İzmir 2 No’lu Koruma Kurulu’na şirket tarafından 2012 yılında yapılan başvuruda alınan kararlarda, Ilıca Burnu’nda yüzey incelemesi yaparak antik döneme ait “merdiven”, “liman olması muhtemel alan” ve “antik taş ocağı” kalıntılarına rastladığı ve alanı üç parça halinde tescillediği belirtiliyor. Kurulun 2014’te “1. Derece Arkeolojik Sit” olarak tescillediği antik taş ocağının sit sınırları içinde rüzgar türbini inşa edilmesine izin vermediği, fakat ardından 2015 Aralık’ta türbinin kaydırılarak sit alanı sınırına bitişik olarak inşa edilmesine izin verdiği ortaya de çıktı. Tescil kararının alındığı 2012’de Koruma Kurulu, ilgili belediyelerden arkeolojik alana dair detaylı (1/5000 ve 1/1000 ölçekli) Koruma Amaçlı İmar Planları’nın hazırlanmasını istemiş, ancak bu planlar henüz hazırlanmamış veya kurul tarafından onaylanmış değil.

‘SORUMLULUKLAR YERİNE GETİRİLSİN, İLGİLİ ŞİRKET YARGILANSIN’

TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Kurucu Başkanı Tuncay Karaçorlu, Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin de içinde olduğu Socar özel proje alanının iptaline ilişkin açılan davadan çekilen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de bu yanlış sürece etkisinin olduğunu söyledi.
Karaçorlu, Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi’nin 18 Mayıs günü İzmir 2 No’lu Koruma Kurulu’na, parçalı 1. Derece Arkeolojik Sit Kararı’nın düzeltilmesi ve Kyme arkeolojik sit alanının genişletilmesini içeren, yine aynı gün İzmir Arkeoloji Müzesi’ne arkeolojik sit kararlarının bulunduğu bölgede, koruma ölçeğinde sağlıklı denetimlere, hemen başlamalarına ilişkin girişimlerde bulunduklarını da kaydetti.

Karaçorlu ayrıca, alanda görev ve sorumlulukları olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Aliağa Belediyesi ve 2 Numaralı Koruma Kurulu ile İzmir Arkeoloji Müzesi’nin görev ve sorumluluklarının gereğini yerine getirerek, ilgili şirketin yargılanmasını istedi.