(Alakır Nehri Kardeşliği – 13 Haziran 2016)

Alakır Nehri Kardeşliği “Alakır’dan Acil Duyuru” diyerek, Danıştay kararına rağmen Alakır’a Dereköy HES için giren Reis Şirketi’ne karşı yaşam savunucularına çağrı yaptı. Çağrı şöyle:

“REİS” şirketi danıştay kararına rağmen Dereköy HES inşaatı için iş makinalarını Alakır’a sokup katliama başladı!

İnanılır gibi değil ama bu da oldu!
ÇED raporuna karşı açtığımız dava neticesinde danıştay “Alakır Vadisi’nin 1. Dereceden Doğal SİT Alanı kararı dolayısıyla vadiye kesinlikle HES yapılamaz” hükmünden sonra şirket 1 MWlık ‘kapasite arttırımı’ başvurusuna aldığı “ÇED gerekli değildir” kararına dayanarak inşaat çalışmalarına tekrar başladı.
Yani ÇED bile alsa SİT Alanı olduğundan HES yapamayacağı kendine tebliğ edilen şirket ÇED bile almadan SİT alanına girdi!

6 yıl önce Dereköy HES’e verilen ‘Çed gerekli değildir’ kararına dava açmıştık. Kazandık. Danıştay da onadı.
Sonra Çed aldılar. Çed’e de dava açtık. Kazandık. Danıştay da onadı.
Sit davasını kazandık. Yargı Alakır koruma alanıdır dedi. Danıştay da onadı.

3 adet danıştaydan da onanarak kesinleşmiş yargı kararı varken bu nasıl hukuksuzluktur ki, tüm bu kararlar varken, HES yapılamayacağı yargı tarafından karara bağlanmışken, yok hükmündeki bir projeye ‘kapasite arttırımı’ izni ve ‘çed gerekli değildir’ kararı verilir?

Onca karar, onca emek, onca masraf.. kim tarafından ne hakla gasp edilerek yok sayılır? Neye güvenerek bu haksızlığa karşı halkın sessiz ve tepkisiz kalacağını düşünürler?

Kazanılmış hukuki haklarına karşın şirketin çalışmaya başladığını öğrenince bölgeye giden halk ise şirket çalışanlarının saldırısına uğradı! Bu ne ahlaksızlıktır?

Kesinleşmiş danıştay kararına rağmen şirketin çalışmaya başladığı bilgisi Kumluca Jandarma Komutanlığına ve Kumluca Kaymakamlığına verilmesine rağmen konu ile ilgili halen bu kurumlar bir girişimde bulunmadı! Şirket çalışanları tarafından saldırıya uğrayan halk korunmadı!

“REİS” şirketinin bu hukuk tanımaz şiddet içerikli mafyavari tutumuna karşı devlet ve güvenlik kurumları tamamen sessiz Kumluca’da!

Bu akıl, vicdan, insaf, adalet tutulmasına karşı ne yapmalı?
Bir şirketin karşısında ezilen devlet ve adli kurumlara ne demeli?
Hukuku ayaklar altına alarak, doğayı yokeden, insanlık onur ve haysiyetini hiçe sayan bu mafya şirketlere ne etmeli?

Birşeyler yapmalı!!

Duyuralım!
Paylaşalım!

Yaşam ve adalet mücadelesi veren Alakırdaki canlıların yanında, gözünü rant bürümüş, hukuk tanımaz insafsız kurum ve şirketlerin karşısında onurumuzla, cesaretimizle yerimizi alalım!

ALAKIR ÖZGÜR AKACAK!

Mücadeleye devam!!