(KOS Medya – 17 Haziran 2016 – Foto: Evrensel, Alakır Nehri Kardeşliği)

Antalya Alakır Vadisi’nde halihazırda bulunan dört HES ve mevcut HES’lere ek olarak yapılmak istenen dört yeni HES’e karşı Alakır Alası’nı, kermes ağacını, börtü böceği; yaşamı savunan Alakır Nehri Kardeşliği,  Antalya Cumhuriyet Meydanı’nda “Artık yeter!” diyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz günlerde Reis şirketi, Alakır Vadisi’nin Danıştay tarafından da onanmış 1. dereceden SİT alanı kararına rağmen Dereköy HES inşaatı için bölgeye girmiş, inşaat çalışmalarına başlamıştı. Alakır Vadisi’nde hali hazırdaki dört HES’e ek olarak beşincisini yapmak isteyen Reis şirketine karşı Alakır Nehri Kardeşliği de “Alakır Özgür Akacak!” diyerek bir açıklama yapmıştı. Tüm bu gelişmelerin ışığında, dün Alakır Nehri Kardeşliği Antalya Cumhuriyet Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını okuyan İnci Bilgiç, Reis şirketinin Dereköy HES projesi ile vadiye beşinci hançeri saplamak istediğini belirtti. Hukuksal süreçlerin yaşam savunucularının lehine kazanımla sonuçlandığının da altını çizen Bilgiç, doğa katliamına göz yuman Antalya Valiliği’ni de göreve çağırdı. “Kazanılmış haklarının uygulamaya geçirilmemesi halinde halk kendi hakkını mutlaka kendi elleriyle alacaktır. O gün geldiğinde ise bu halkın ve adaletinin önünde hiçbir şirket ya da hiçbir makam duramayacaktır.” diyen Bilgiç basın açıklamasını Alakır Nehri’nin mücadelesini sonuna kadar sürdüreceklerini söyleyerek tamamladı.

Basın açıklaması ardından bir yürüyüş gerçekleştirmek isteyen yaşam savunucularına ise sermaye-iktidar blokunun kolluk güçleri polis izin vermedi. Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine Kaleiçi üzerinden Karaalioğlu Parkı’na geçen yaşam savunucuları, burada Alakır’ın yaşam coşkusunu müzikle kutlayarak eylemlerini sonlandırdılar.

alakır - 16 haziran2

Alakır Nehri Kardeşliği tarafından okunan basın açıklamasının tamamı ise şöyle:

Sevgili can dostları ve değerli basın mensupları,

Alakır Vadisi kaynağından sahile kadar bir merdiven gibi birbiri ardına planlanmış 8 adet HES’ten dördünün tamamlanarak faaliyete geçmesiyle adeta can çekişmekte.alakır - 16 haziran 3

Diğer HESlerin yapılması durumunda ise vadideki tüm canlıların yaşam kaynağı olan Alakır nehri tamamen borulara hapsedilerek vadinin içindeki bütün canlılarla birlikte yok olmasına neden olunacak.
Bu canlıların arasında dünyada sadece Alakır nehrinde yaşayan bir balık türü olan Alakır Alası’da bulunmakta.

Vadide işletme halindeki HESlerin yıkımı gözler önünde iken şimdi de REİS şirketi Dereköy HES projesi ile vadiye beşinci hançeri saplamak istemekte.

2010 yılında şirkete verilen ÇED gerekli değildir kararına karşı açtığımız davamızı kazandık. Bunun ardından şirketin aldığı ÇED raporuna karşı açtığımız davada danıştay aldığı 2016/1078 nolu karar ile “Alakır Vadisi’nin 1. Dereceden Doğal SİT Alanı olarak koruma altına alınması” kararına atıfta bulunarak “Koruma alanı olan Alakır Vadisi’nde HES yapılamayacağı”na hükmetti.

REİS şirketine ait bu Dereköy HES projesinin yapılamayacağı ile ilgili elimizde danıştay tarafından onanarak alakır - 16 hazirankesinleşmiş bunca yargı kararı var iken şirket 2014 yılında bakanlıktan ‘1 megavatlık kapasite arttırımı’na aldığı “ÇED gerekli değildir” kararına istinaden inşaata başladı.

Yani ÇED bile almış olsa 1. Dereceden Doğal Koruma altındaki vadiye HES yapamacağı yargı tarafından karara bağlanmış proje, ‘kapasite arttırımı’ oyunu ile, adalet ile adeta dalga geçercesine, ÇED dahi almadan doğa katliamına başladı.

Kazanılmış hukuki haklarının peşinde koşan yöre halkı ise şantiye alanına gittiğinde şirket çalışanlarının saldırısına uğradı.

Sorumlu olduğu sınırlar içerisinde gerçekleşen bu süreç dahilinde Antalya Valisine çok açık bir soru soruyoruz;

“Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devleti midir?”

Çünkü eğer öyleyse, sadece demokratik hakları doğrultusunda hukuka güvenerek yaşam alanlarını korumak için dava açan, emek ve para harcayan bunca vatandaşın kazanımları devlet tarafından güvence altına alınarak savunulacak mı yoksa yargı kararlarının arkasından dolanan bu çirkin ayak oyunlarının yanında mı yer alınacak?

Bu soruya cevap verilmelidir.

Artık ne Alakır Vadisi’nin bir HES’i daha kaldıracak gücü ne de halkın bir hukuksuzluğa daha göz yumacak sabrı kalmamıştır.

Artık yeter diyoruz.

Toplamda üretimleri bir AVM’nin tüketimini bile karşılamayan bu HESlerin yarattığı yıkımların biran evvel durdurulması ve yargının aldığı kararlara acilen uyulmasını talep ediyoruz.

Yargı kararlarına uymayarak, doğal zenginliklerimizin göz göre göre yok edilmesinin mesuliyeti bu idarecilerin sırtlarında hayatları boyunca taşıyacakları bir yük olacak.

Bugün bu hukuksuzluğa göz yumanlar elbet birgün sebep oldukları tüm bu yıkımların sorumluluğu ile yüzleşmek zorunda kalacaklar.

Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla can yanmadan bir an evvel bu hukuksuzluktan dönülmesi konusunda son bir çağrı yapıyoruz.

Kazanılmış haklarının uygulamaya geçirilmemesi halinde halk kendi hakkını mutlaka kendi elleriyle alacaktır.
O gün geldiğinde ise bu halkın ve adaletinin önünde hiçbir şirket ya da hiçbir makam duramayacaktır.

Gözünü üç kuruşluk rant hırsı bürümüş, adaleti hiçe sayan doğa ve hukuk katillerine bir kez daha söylüyoruz;
Alakır rant değil koruma alanıdır.
Ve bizler onu korumak adına kararlı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

Alakır Nehri Kardeşliği