(Özer Akdemir / Evrensel– 19 Haziran 2016)

Trakya Platformu uyardı: Istrancalar’daki maden faaliyetleri devam ederse Balkanlardan hava gelmeyecek, radyasyon, toz, kül gelecek.

Trakya Platformu, Bulgaristan Türkiye sınırında bulunan Istrancalar’daki maden, taş, kömür, kum, kil ocakları gibi faaliyetlerin devamı durumunda hava durumu bültenlerinin değişeceğini belirtti. Platform, “Balkanlardan gelen serin yağışlı hava” diye başlayan bültenlerin doğayı katleden bu faaliyetler devam ederse “kirli hava, radyasyon, toz ve kül” diye değişeceği uyarısında bulundu.

HALKTAN VİZE ALAMADILAR

Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Akpınar köyünde yapılmak istenen granit ocağı ve kırma tesisi ÇED toplantısı yöre halkının tepkisi nedeniyle yapılamadı. Trakya Platformu Yürütme üyesi Göksal Çidem bu konu ile ilgili yaptığı açıklamada tüm Trakya’ya ve İstanbullulara seslendi.

Akpınar köyünü “Istrancalar’da, tertemiz havası, suyu olan, Traklar ve Roma döneminden izler taşıyan bir köy” olarak tanımlayan Çidem, Orman içindeki bu köye patlatmalı granit ve kırma tesisi yapılmak istendiğini belirtti. Ormanların ortasında, su kaynaklarının yakınındaki muhteşem doğa parçasının bu şekilde yok olmasına gönlü razı olmayan yöre halkının bu faaliyete karşı çıkmak için ÇED toplantısını yaptırmadığını aktaran Çidem, Vize Belediyesi, Çakıllı Belediyesi, Vize’deki iktidar ve muhalefet partileri, Vize İnsan Doğa Yaşam Derneği, Vize Ziraat Odası, Muhtarlar Kırklareli Kent Konseyi, Trakya Platformu, TEMA , DAYKO  gibi birçok kurum ve kuruluşun Akpınar köylülerine destek verdiğini söyledi.

HALK BELEDİYEYE GERİ ADIM ATTIRDI

Vize – Çakıllı belediyeleri arasında bulunan granit ocağı için hazırlanan proje tanıtım dosyasında, tesisin su ihtiyacının karşılanması için 35 km uzaklıktaki Pınarhisar Belediyesinden olumlu görüş verilmesi halkın tepkisine yol açmıştı. Çidem, bu tepki sonrası Pınarhisar Belediyesinin geri adım atarak, tesise su verilmeyeceğine dair ikinci bir açıklamak yapmak zorunda kaldığını dile getirdi.

ISTRANCALAR İSTANBUL’UN SİGORTASI

Çidem, Akpınar köyünde yapılmak istenen tesis gibi Avrupa’nın en önemli 5 doğa alanından biri olan Istrancalar’daki doğal ve sosyal yaşamı tehdit eden onlarca proje olduğunu belirterek, “Istrancalar’da yaşama tutunmaya çalışan ne kadar canlı varsa hepsi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.. Aslında Istrancalar’da yaşayanlar, İstanbul’da yaşayanların sigortası. Televizyonda  hava durumu programlarında sıklıkla duyarız: ‘Balkanlardan gelen yağışlı, serin, soğuk  v.b. hava yurdu etkisi altına alacak.’ Eğer Istrancalar’da yaşayan insanlar, vahşi madencilik, kömür, taş, çakıl, kum, kil, altın-gümüş, diye yerlerinden edilirse, Ülke nüfusunun yüzde 20’sinin yaşadığı İstanbul’a Balkanlardan hava zor gelir. Toz gelir, kül gelir, radyasyon gelir… Hem de bugünlerde sık sık haberlere konu olan sarı hafriyat kamyonları ile gelir” dedi.

SERMAYE DAĞA ÇIKINCA DOMUZLAR ŞEHRE İNDİ

Üçte ikisi Türkiye, üçte biri Bulgaristan’da olan Istrancalar’da iki ülkede farklı uyarı levhaları olduğuna dikkat çeken Çidem, “Bulgaristan’da ‘dikkat yaban hayvanı çıkabilir’, Türkiye de ‘dikkat kamyon çıkabilir’! Bu kamyonların  orman içinden geldikleri yolda ise, ‘dikkat şantiye sahası girilmez’ tabelaları var. Ne yazık ki, sermaye dağa çıkınca,  burada yaşayan yaban hayvanları İstanbul’da boğaza, Kırklareli’de pazara kadar geldi. Sermaye dağa çıkınca, Domuzlar, tilkiler ovaya indi” diye konuştu.