Basın Açıklaması

Published on Haziran 21st, 2016 | by Kuzey Ormanları Savunması

Bakırtepe Çevre Platformu: Doğamız arsenik ve siyanürle katlediliyor, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu kimi savunuyor?

(Bakırtepe Çevre Platformu – 21 Haziran 2016)

Kangal Asliye Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine; 15.06.2016 günü, Ankara-Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, Koç Holding’e bağlı Demir Export A.Ş.’nin Çetinkaya Demir İşletmesi’nde görevli, aynı zamanda sorumlu bir çevre mühendisi ile bir jeoloji mühendisinin talimat yolu ile ifadeleri alındı. Sanıklara atılı suç; T.C.K.’nın 185/1 veya 2. maddelerine göre; kasten veya dikkatsiz-özensiz davranmak suretiyle; tüketilecek şeylere zehir katma veya bozma.

Bu dava, Demir Export A.Ş.’nin, Bakırtepe’de siyanürle altın işletmeciliği çalışmaları nedeniyle zarar görmekte olan Pınargözü köyü (Bakırtepe Çevre Platformun’un da bileşeni) halkının şikayeti üzerine açıldı. Pınargözü köyü halkı firmanın kendilerine ARSENİKLİ su içirdiğini iddia etmektedir.

İlk aşamalarda; Kangal Asliye Ceza Mahkemesi suçun kasten işlendiği değerlendirmesi nedeniyle; görevsizlik kararı vererek davanın Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verdi.

İnanıyoruz ki; bu dava sürecek, sadece bu iki mühendis değil diğer sanıklar da yasanın öngördüğü cezalara çarptırılacaktır. Bundan hiç şüphemiz yoktur. Ancak bizi şaşırtan şey; duruşma salonunda bu iki mühendisin ifadesi alınırken, Demir Export A.Ş’nin savunma avukatı olarak Türkiye Barolar Birliği başkanı Av. Metin Feyzioğlu’nun yer almasıdır.

Feyzioğlu’nun Cerattepe siyanürlü altın madenciliği davasında halkın yanında, başkanı olduğu Türkiye Barlolar Birliği’nin de bu davada şikayetçi konumda olduğunu bildiğimiz için, nasıl oldu da Bakırtepe siyanürle altın işletmeciliği arsenikli su davasında Demir Export A.Ş.’nin avukatı oldu anlayamadık. Şaşkınlığımız bundan.

Artvin Halkı’nın çıkarları ile Kangal-Çetinkaya halkının çıkarları çatışmaz, tıpkı Cengiz Holding’in çıkarları ile Koç Holding’in çıkarlarının çatışmadığı gibi. Cengiz Holding Cerattepe’de halka rağmen ne yapmaya çalışıyorsa Koç Holding de aynısını Bakırtepe’de yapmaya çalışıyor, bunlar birbirinden farklı davalar değiller. Kaldı ki maden sahasında yaptığı sondajlar nedeniyle yer altı sularına arsenik katarak, köylülere arsenikli su içiren bir firmanın avukatlığını yapmak her şeyden önce halkın sağlığını ve yaşam hakkını göz ardı eden etik ve vicdani bir sorundur. Özellikle Gezi’den sonra Türkiye Barolar Birliği Başkanı arsenikçilerin, siyanürcülerin, doğa ve yaşam talancılarının avukatı olabilir mi?

Bir yanda halkın avukatı olmak var, diğer yanda sağlığımıza, yaşamımıza, toprağımıza kasteden şirketlerin avukatı olmak var! Metin Feyzioğlu’nu yeniden düşünmeye davet ediyoruz.

BAKIRTEPE ÇEVRE PLATFORMU

Tags: , , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑