(KOS Medya – 23 Haziran 2016)

Alakır Nehri Kardeşliği’nin acil çağrısıyla yaşam savunucuları bu akşam (23 Haziran Perşembe) 18.30’da İstanbul’daki Galatasaray Lisesi’nin önünde buluştu.

Alakır Nehri Kardeşliği bugün Galatasaray Lisesi önünde buluşarak vadiye saplanmak istenen beşinci hançer olan Dereköy HES inşaatının durdurulmasını istedi. Danıştay tarafından onanmış koruma alanı kararına, idare mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararına rağmen inşaata başlayan Reis Şirketi’ne “Alakır’a Dokunma!” diyen yaşam savunucuları burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklaması sırasında “Alakır’ın yeşili, istemeyiz HESleri”, “Ağaca, hayvana, yeryüzüne özgürlük”, “HES yapma boşuna, yıkacağız başına” sloganları atıldı.

Basın açıklaması Alakır Nehri Kardeşliği’nden Merve Usta tarafından yapıldı. Usta, yaptığı açıklamada birbiri ardına20160623_183733 planlanan 8 HES projesiyle Alakır Vadisi’nin adeta can çekişmekte olduğunu belirterek, REİS şirketinin Dereköy HES projesi ile vadiye beşinci hançeri saplamak istediğini söyledi. Danıştay’ın “Alakır Vadisi’nin 1. Dereceden Doğal SİT Alanı olarak koruma altına alınması” kararına da değinen Usta, buna rağmen Reis şirketinin çalışmalara başladığını, Antalya Bölge İdare Mahkemesi’nden ‘yürütmeyi durdurma’ kararı bulunmasına rağmen inşaata devam edildiğini belirtti. Kamu yetkililerinin de hukuksuzluğa müdahale etmediğini söyleyen Usta, “Bugün bu hukukuzluğa göz yumanlar elbet bir gün sebep oldukları tüm bu yıkımların sorumluluğu ile yüzleşmek zorunda kalacaklardır” dedi.

Merve Usta sözlerini “Alakır rant değil koruma alanıdır. Ve bizler onu korumak adına kararlı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” diyerek tamamladı. Eylem “Biz biz biz bir aradayız, bir arada yaşamı savunacağız” sloganıyla sonlandı.

20160623_183350 20160623_183416

Alakır Nehri Kardeşliği tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasının tamamı şöyle:

Alakır Dereköy HES’te ‘yürütmeyi durdurma’ kararı uygulansın

Sevgili can dostları ve değerli basın mensupları,

Alakır Vadisi kaynağından sahile kadar bir merdiven gibi birbiri ardına planlanmış 8 adet HES’ten dördünün tamamlanarak faaliyete geçmesiyle adeta can çekişmekte.

Diğer HESlerin yapılması durumunda ise vadideki tüm canlıların yaşam kaynağı olan Alakır nehri tamamen 20160623_183404borulara hapsedilerek vadinin içindeki bütün canlılarla birlikte yok olmasına neden olunacak.

Bu canlıların arasında dünyada sadece Alakır nehrinde yaşayan bir balık türü olan Alakır Alası’da bulunmakta.

Vadide işletme halindeki HESlerin yıkımı gözler önünde iken şimdi de REİS şirketi Dereköy HES projesi ile vadiye beşinci hançeri saplamak istemekte.

2010 yılında şirkete verilen ÇED gerekli değildir kararına karşı açtığımız davamızı kazandık. Bunun ardından şirketin aldığı ÇED raporuna karşı açtığımız davada danıştay aldığı 2016/1078 nolu karar ile “Alakır Vadisi’nin 1. Dereceden Doğal SİT Alanı olarak koruma altına alınması” kararına atıfta bulunarak “Koruma alanı olan Alakır Vadisi’nde HES yapılamayacağı”na hükmetti.

REİS şirketine ait bu Dereköy HES projesinin yapılamayacağı ile ilgili elimizde danıştay tarafından onanarak kesinleşmiş bunca yargı kararı var iken şirket 2014 yılında bakanlıktan ‘1 megavatlık kapasite arttırımı’na aldığı “ÇED gerekli değildir” kararına istinaden inşaata başladı.

Yani ÇED bile almış olsa 1. Dereceden Doğal Koruma altındaki vadiye HES yapamacağı yargı tarafından karara bağlanmış proje, ‘kapasite arttırımı’ oyunu ile, adalet ile adeta dalga geçercesine, ÇED dahi almadan doğa katliamına başladı.

Danıştay kararının arkasından dolanmayı amaçlayan bu ‘kapasite arttırımı’ onayına da hemen dava açtık.

Antalya Bölge İdare Mahkemesi hemen ‘yürütmeyi durdurma’ kararı verdi. Tüm bu kararlara rağmen REİS şirketi halen inşaata devam ederek doğayı ve hukuku katletmekte.

Bu süreçte başvurduğumuz hiçbir kamu yetkilisi sorumluluğu dahilinde bu hukuksuzluğa müdahale etmedi.

Soruyoruz!

“Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devleti midir?”

Çünkü eğer öyleyse, sadece demokratik hakları doğrultusunda hukuka güvenerek, barışçıl bir şekilde yaşam alanlarını korumak için dava açan, emek ve para harcayan bunca vatandaşın kazanımları devlet tarafından güvence altına alınarak savunulacak mı yoksa yargı kararlarının arkasından dolanan bu çirkin ayak oyunlarının yanında mı yer alınacak?

Bu soruya cevap verilmelidir.

Artık ne Alakır Vadisi’nin bir HES’i daha kaldıracak gücü ne de halkın bir hukuksuzluğa daha göz yumacak sabrı kalmamıştır.

Artık yeter diyoruz.

Toplamda üretimleri bir AVM’nin tüketimini bile karşılamayan bu HESlerin yarattığı yıkımların bir an evvel durdurulması ve yargının aldığı kararlara acilen uyulmasını talep ediyoruz.

Yargı kararlarına uymayarak, doğal zenginliklerimizin göz göre göre yok edilmesinin mesuliyeti bu idarecilerin sırtlarında hayatları boyunca taşıyacakları bir yük olacak.

Bugün bu hukuksuzluğa göz yumanlar elbet birgün sebep oldukları tüm bu yıkımların sorumluluğu ile yüzleşmek zorunda kalacaklar.

Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla can yanmadan bir an evvel bu hukuksuzluktan dönülmesi konusunda son bir çağrı yapıyoruz.

Kazanılmış haklarının uygulamaya geçirilmemesi halinde halk kendi hakkını mutlaka kendi elleriyle alacaktır.

O gün geldiğinde ise bu halkın ve adaletinin önünde hiçbir şirket ya da hiçbir makam duramayacaktır. Gözünü üç kuruşluk rant hırsı bürümüş, adaleti hiçe sayan doğa ve hukuk katillerine bir kez daha söylüyoruz;

Alakır rant değil koruma alanıdır. Ve bizler onu korumak adına kararlı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

Alakır Nehri Kardeşliği

Ne olmuştu?

Antalya‘nın Kumluca ilçesindeki Alakır Vadisi‘nin koruma alanı olduğuna ve HES yapılamayacağına ilişkin kesinleşmiş yargı kararları olmasına rağmen, geçen hafta Alakır Nehri’ne iş makineleriyle giren REİS adlı şirketin faaliyetlerine ‘acil yürütmeyi durdurma’ kararı çıktı. Buna rağmen şirket çalışmalarını sürdürüyor.

Danıştay’ın, Antalya Tabiat Varlıkları Kurulu’nun iki senedir uygulamaya koymadığı yargı kararına dayanarak “1. derece doğal sit alanı niteliğinde olan Alakır Çayı üzerinde HES projesinin yapılmasına olanak bulunmamaktadır.” şeklindeki hükmüne rağmen Alakır Nehri üzerinde 4’ünün inşaatı bitmiş 8 HES projesi bulunmakta.Alakır Nehri için süren adalet arayışında doğanın haklarına saygı gösterilmesi isteyenler hukuki alanda yine kazanırken; REİS şirketinin doğayı ve hukuku katletmesine karşı harekete geçmeyen kamu yetkililerini göreve davet ettiler.

#AlakıraDokunma

IMG_20160623_184319

foto: @nazimdikbas