(Seda Karatabanoğlu / İleri Haber – 30 Haziran 2016)

Cengiz-Mapa-Limak-Kolin-Kalyon ortaklığı ile kurulan İGA Havalimanı AŞ’nin 3. havalimanı projesi nedeniyle Tekirdağ’ın Saray İlçesi Safaalan Mahallesi’deki 100 hektarlık ormanlık alan için Çevre İl ve Şehircilik Müdürlüğü’nün “ÇED gerekli değildir kararıyla” Granit Ocağı ve Patlatmalı Kırma Eleme Tesisi’ne izin verilmesine karşı bölge halkı tepkili.

Başvurusundan 6 gün sonra “ÇED gerekli değildir” kararını alan şirketin 100 hektarlık orman alanında dinamitle çalışılacağını ifade eden Saray Doğayı Koruma Derneği avukatı Demet Karpat, Saray Belediyesi’nin ve Tekirdağ Halk Sağlığı Merkezi’nin ve İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün görüşünün alınmadığının altına çizerek, “ÇED gerekli değildir kararıyla bölgedeki yeraltı sularını, ormancılığı, hayvancılığı, mantarcılığı ve meyveciliği bitirme noktasına getireceğini belirtti. Ormanlık alanda yapılacak olan dinamitle patlatma işleminin yangın riskini arttıracağını ve 45 metre derinliğe inmek için yapılacak işlemler 15-17 metre derinliğinde bulunan yeraltı sularını etkileyeceğini aktaran Karpat, “Bu işlemlerin yapılması için gerekli olan jeoloji ve hidroloji raporu proje tanıtım dosyasında yer almıyor. Yerleşim yerine 1 Km uzaklıkta olan ve yılda 15 milyon ton Granit çıkarılması planlan tesiste 116 kamyon günde 2 bin kez sefer yapacak” dedi.

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul gibi projeler için açılacak madenlerde proje tanıtım dosyalarında flora fauna ile ilgili yetirince inceleme yapılmadığını belirterek, “Araziye gitmeden kağıt üzerinden bu tür uygulamaları gerçekleştiriyorlar” diye konuştu. 100 hektarlık ormanlık alanda 22 hektar olarak gözüken tesis sahası ile ilgili olarak konuşan Prof. Dr. Tolunay, “Bu gibi projelerin doğaya ve çevreye olan etkilerinin değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin ortaya konması ise Çevresel Etki Değerlendirmesi  (ÇED)Yönetmeliği kapsamında yapılmaktadır. Bu yönetmelikte  neredeyse her yıl yapılan değişikliklerle bazı projeler ÇED kapsamı dışında bırakılmakta ya da proje tanıtım dosyaları, ÇED başvuru dosyaları ve ÇED raporları doğru bir şekilde yapılmamaktadır. Tekirdağ Çevre İl ve Şehircilik Müdürlüğü yasal olarak alanın 25 hektarın altında olup olmadığına bakıyor. Onun haricinde başka bir incelemede bulunmuyor. Şirket ise daha sonra kapasite geliştirme yoluyla ikinci bir aşamaya geçiyor ve alanı büyütüyor” dedi.

Prof. Dr. Tolunay, Safaalan’da açılmak istenen maden ocağında olduğu gibi kamu yararı var denilerek çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkilerinin göz ardı edildiği maden tesislerinin zararlarından geri dönüşüm olmadığını vurgulayarak, “Patlatmalı maden tesislerinin yerleşim yerlerine yakın olduğu durumlarda çıkan toz yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Hava uçan taşlar yerleşim yerlerine geliyor.  Patlatmayla sarsılan zemin toprak kaymalarına yol açıyor. Patlatmaların kayalar içinde bulunan çatlak sistemleri üzerinde olumsuz etkisi var. Bu yeraltında sularını etkiliyor” diye konuştu.

3. Havalimanı ve Kanal İstanbul gibi projeler için Trakya Bölgesi’nde bu tür madenlere ihtiyaç duyulacağını ifade eden Prof. Dr. Tolunay, “Kırklareli’nden başlayıp Çatalca’ya kadar neredeyse her köyde taş, granit, kuvarsit ocağı gibi ocaklar açılacak. Bunların birçoğu 25 hektarın altında olduğu için ÇED gerekli değildir kararıyla çevre katliamı yapılacak. Bu madenlerde çalışan kamyonların yaratacağı trafikte kazalar yaşanabilir. Tüm bunları içeren bütünleşik bir çevresel etki değerlendirmesi yapılması gerekir” diye konuştu.

HALK TEPKİLİ

Granit Ocağı ve Patlatmalı Kırma Eleme Tesisi ‘ne karşı Saray Doğayı Koruma Derneği’ öncülüğünde önceki gün yapılan bilgilendirme toplantısına katılan yurttaşlar sık sık “Ormanına suyuna yaşamına sahip çık” ve “Safaalan’da taş ocağı istemiyoruz” sloganlarını attı. Çok sayıda yurttaşın ilgi gösterdiği toplantıya Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban, belediye yöneticileri ve Saraya Doğayı Koruma Derneği üyeleri de katıldı.

Daha önce de buna benzer çevre katliamı yapacak projelere karşı halkın direnç gösterdiğini belirten Saraya Belediye Başkanı Nazmi Çoban, “Burada tarihsel görevini yerine getiren Safaalanlılar, çevreciler doğaya ve geleceğine sahip çıkan insanlarımız çok daha kitlesel buluşmalara imza atacaktır. Safaalan’da yapılmak istenen doğa katliamı karşısında kitlesel olarak çığ gibi büyüyeceğiz. Kimse Safaalan Halkını yalnız sanmasın. Sonuna kadar belediyesiyle, çevre dernekleriyle hepimiz bu mücadelede üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz. Eğer bu yapılmak istenen doğa katliamını ve rant güçlerini durduramazsak, bizi tarih de affetmez” ifadelerini kullandı.

GÜNDE 12 TON PATLAYICI

Saray Doğayı Koruma Derneği Başkanı Avukat Mustafa Kurtul Karabulutlar ise, dernek olarak dava açtıklarını belirterek, “Tesis içinde günde 2 bin kamyon seferi yapılacak. Bu Safaalan haklına buradan git demektir. Günde 12 ton patlayıcı ile haftanın 6 günü patlama yapılacak. Granit ocağının açılmak istendiği yer köye 1 Km uzaklıkta. Patlama sonucu köyde tüm evlerin hepsi zarar görecek. Bunu engelleyecek tek irade Safaalan halkının kendisidir.  Safaalan halkı sahip çıkar, burada geçim kaynaklarımız yaşam alanımız var derse bu iş durur. Bunun dışında bunun önüne kimse geçemez” diye konuştu.

Saray Belediyesi ve Safaalan Muhtarlığı dahil ilgili hiçbir kurumun görüşünün alınmadığını ifade eden Safaalan Mahallesi Muhtarı Mehmet Özmen “Bizlerin görüşü alınmadı. Bu karar burada hiçbir canlı yaşamıyor anlamına geliyor. Bunu önleyebilecek tek güç biziz. Köyümüze sahip çıkarsak bunu engelleyebiliriz” dedi.