(İstanbul Kent Savunması / 8 Temmuz 2016)

İBB nihayet açıkladı: Kabataş İskeleleri 28 Temmuz’da Kapanıyor! 

YİNE OLDUBİTTİ, YİNE ULAŞIM PROJESİ KILIKLI UCUBE!

kabataşa

Kabataş, İstanbul’un en önemli ulaşım merkezlerinden; en önemli kentsel bellek alanlarından; elimizde kalan son kıyılarından biri. Her gün on binlerce insanın kullandığı, deniz ulaşımının, raylı sistemlerin, toplu taşıma araçlarının birbirine bağlandığı önemli bir aktarma merkezi… İBB, şimdi Topbaş’ın “ustalık döneminde” Kabataş’a dev bir beton martı kondurmaya; İstanbul’u Dubaileştirecek bu yeni rant projesini “İstanbul ulaşımının en büyük entegrasyon merkezi” olarak sunmaya çalışıyor.

İBB projeyi aylardır gayrı resmi söylentilerle “ısıtmaya” çalıştı. İstanbulluların projeyle ilgili olarak İBB BEYAZ MASA’ya yaptığı başvuruları, soruları cevapsız bıraktı. Nihayet, bayram tatilinde şehir bomboşken önce Kabataş iskelesine kondurduğu tabelayla iskelelerin 28 Temmuz’da inşaat nedeniyle kapatılacağını; sonra 8 Temmuz’da yaptığı yazılı açıklamayla da beton martının “İstanbul ulaşımının en büyük entegrasyon merkezi” olacağını ilan etti.

İBB’nin küçük kurnazlıklarla hukuksuz bir inşaata bir an önce başlama telaşında olduğunu biliyoruz! Yıllardır on binlerce insan için alışkanlık haline gelen bir ulaşım aksının iki hafta gibi kısa bir süre içinde değiştirilmeye zorlanmasının büyük mağduriyetler yaratacağı açık. Ev ve iş yeri tercihini bu ulaşım aksına göre yapan büyük bir kitle ne yapacağını bilmez halde muhatap arıyor.

Normal koşullarda, inşaata başlanmadan önce, projenin askıya çıkartılarak halkın, mimar-mühendis odalarının ve uzmanların bilgisine sunulması, ilgili koruma kurulundan onay alınması gerekirdi. Eş zamanlı olarak, projeden etkilenecek tarafların görüşü alınmalı ve proje hakkında kamuoyu bilgilendirilmeliydi.

Ama İBB’nin acelesi olduğu açık: Ellerinde sadece 13 Mayıs 2016 tarihinde Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden oy çokluğu ile geçen bir imar planı değişikliği varken ve normal hukuksal sürecin hiçbir adımı atılmamışken 28 Temmuz’da inşaata başlayacağını açıklamakta sakınca görmüyor. On binlerce İstanbullunun günlük hayatını etkileyecek, ulaşım bütçesine ek maliyetler katacak bir değişiklik oldubittiyle dayatılmaya çalışılıyor. Kabataş sahilini geri dönüşü olmayan biçimde yok edecek yeni bir ucube, “ulaşım” gerekçesiyle dayatılarak yeni bir kent katliamının yolu açılıyor. Projenin toplu ulaşım; tarihi siluet ve kentsel dokuya vereceği zararların sorgulanmasını lüks sayan zihniyet, İstanbul halkını sürü gibi oradan oraya güdebileceğini sanıyor.

İstanbul halkı, “ulaşım” gerekçesiyle dayatılan emlak ve rant projelerinin İstanbul şehrinde yarattığı tahribatı 3. Köprü, 3. Havalimanı gibi örneklerden iyi biliyor. Ulaşım entegrasyonu gerekçesiyle dayatılan beton martının da kenti kuzeye doğru genişleten katil/mega projelerle entegre yeni bir ucube olduğunu görüyor. Ama İstanbul halkının yeni bir ulaşım keşmekeşine, yeni bir İstanbul cinayetine tahammülü kalmadı.

Gelin İstanbul’a böyle bir kötülüğü yapmalarına, Kabataş’ı beton çölüne çevirmelerine izin vermeyelim! Kamu idaresi görüntüsü altında İstanbul’a kıymaya doymayanlara karşı, İstanbul’a; Kabataş’a sahip çıkalım!

Unutmayalım: şehir ancak birlikte mücadele edersek ucubelerden kurtulur!

#KabataşaDokunma

İSTANBUL KENT SAVUNMASI

kabataşadokunma