(Fatih Kıyman / BirGün – 10 Temmuz 2016)

İçinde anıtsal ağaçlar ve Osmanlı döneminden kalma nişan taşları bulunan, kültürel ve doğal SİT alanı olmasına karşın özel mülk statüsü ve imar izni verilen Ihlamur Parkı’yla ilgili, Seba İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Keçeli’den açıklama geldi. Keçeli, parkın SİT alanı niteliğine değinmezken, yurttaşın kentsel tarım, arıcılık ve çeşitli sosyal faaliyetler için aktif olarak kullandığı alan için, “Tinerciler var” diyerek yıkım planlarını mazur göstermeye çalıştı.

Ihlamur Parkı Dayanışması üyeleri, Ihlamur Kasrı’ndan Yıldız Sarayı’na uzanan bölümün tamamının 1’inci derece SİT alanı olduğunu ve dolayısıyla bölgenin bütünlüğünü korunması gerektiğine işaret etmişt. Fakat Yönetim Kurulu Başkanı Keçeli, planladıkları projeyi, “Gökdelen değil 5 katlı, 30 daireli konut yapacağız” sözleriyle savundu.

SİT alanına ‘kentsel dönüşüm’
Bölgede alınan herhangi bir ‘riskli alan kararı’ ya da ‘riskli yapı tespiti’ olmamasına ve projenin yeşil alan üzerine planlanmış olmasına karşın Nedim Keçeli planın bir kentsel dönüşüm projesi olduğunu iddia etti. Projelerinin çoğunu İstanbul ve Bodrum’da gerçekleştiren Seba İnşaat, daha önce İstanbul kuzey ormanlarının kapısına dayanan “Seba Office Boulevard” projesiyle tartışma konusu olmuştu.

Tepki kime?
Ihlamur Parkı’nı ilgilendiren ve imar artışı içeren 1/1000’lik uygulama planı, belediye tarafından mahkemeye taşınmış bulunuyor. Keçeli, parkın etrafına çit çekme kararını, yasal bir hak ve gereklilik olarak başlatılan hukuki sürece “bir tepki olarak” aldıklarını söyledi.

Halk nöbet tuttu Keçeli firmaya pay çıkardı
21 Haziran günü parkın ansızın çitlerle çevrilmeye başlamasıyla bölgeye gelen ve parkta nöbet tutmaya başlayan bölge sakinlerinin çabaları sayesinde, Ihlamur Parkı’nın halka kapatılması engellenmiş, kaynak yapılan demir kapılar yerlerinden sökülmüştü. Keçeli, çit çevrilirken dahi “Üç yerden kapı bıraktıklarını“ söyledi, parkın “Özel Mülktür Girilmez“ tabelalarıyla halka kapatılmaya çalışıldığına değinmedi.